05/01/2023 | Yazar: Kaos GL

SPoD, Anayasa değişikliği teklifini 6 lubunyaya sordu: “Biz bu ülkenin eşit yurttaşlarıyız ve hak ettiğimizden daha azına razı olmayacağız.”

LGBTİ+’lar Anayasa değişikliği hakkında ne düşünüyor? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), Adalet Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin Meclis Başkanlığı’na getirdiği ayrımcı anayasa değişikliği teklifini lubunyalara sordu.

saphho kuir, beha, abdullah, Zere, furkan ve umut rojda’nın “Anayasa değişikliği hakkında LGBTİ+’lar ne düşünüyor?” sorusuna cevapları şöyle oldu:  

saphho kuir: “Bir toplum için amaçlanan ortak iyilik adalettir. Cumhurbaşkanı tarafından sunulan anayasa değişikliği toplumu oluşturan tüm yurttaşların iyiliğini hedeflemiyorsa bunun toplumsal bir gerçekliği yoktur. Anayasa değişikliğiyle ‘aile kurumuna yönelik tehditlerin önüne set çekme’ projesi olan teklif Türk milli kimliğini ev, manevi benlik, gerçek kimlik olarak kurup kadınları erkeğin duygusal sömürüsüne ve ücretsiz ev içi emeğine mahkum etmekte. Toplumun tüm katmanlarında yer alan sosyal, siyasal, yönetsel görevlere katılan LGBTİ+ yurttaşların arzularını bu heteroseksüel ‘milli birlik’ projesiyle yok etmeye çalışan anayasa teklifi muhtelif toplumu tek boyuta indirgemekten başka bir kötücül anlam taşımamaktadır.”

beha: “Biz LGBTİ+ların zaten gasp edilmiş en temel haklarına ulaşmaları önündeki engelleri arttırmaya amaçlayan, nefreti körükleyerek sadece oy vermeyi demokratik ifade olarak kabul ettirenlerin tartışmaya açtığı bir anayasa, şimdiye kadar biz LGBTİ+ların sadece iktidar tarafından değil muhalefet tarafından ya yalnız bırakıldığı anlamına geliyor. Bizler cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin anayasal olarak tanınması için çalışıyorken ve bizlerin de eşit yurttaşlar olduğunu hatırlatırken, tüm medya organlarıyla bizleri sapkın gören iktidara herkesin şunu açıkça söylemesi gerekiyor; evet köhnemiş gerici zihniyetlerinizden sap'ıyoruz; en temel yaşam haklarımızın bile tartışıldığı politik atmosferden sap'ıyoruz, hala LGBTİ+ları sadece var olarak gören ve hiçbir politikasında, söyleminde gerçekten LGBTI+ları kapsamayan bu düzenden sap'ıyoruz. Bugün bunları diyemeyen bir muhalefet özellikle oy istediği gençlere karşı sorumluluğu gereği hayır'ı örgütlemekten imtina etmemeli, edemez.”

abdullah: “Ben bu ülkenin bir vatandaşıyım, yurttaşlıktan ve insanlıktan gelen haklarımı kullanıyor ve ödevlerimi yerine getiriyorum. Sizinle ve herkesle beraber bu toplumla beraber yaşama iradesine sahibim. Kısa vadeli siyasal taktikler için benim varoluşumu, kimliğimi sapkın olarak nitelendiren bir maddenin toplum olarak ortaklaştığımız asgari müşterekleri yansıtması gereken anayasada yer almasını kabul etmiyorum. Gündelik yaşamda eşit bir yurttaş olmak için her gün mücadele etmem gerekiyor; benim böyle olmadığımı açıkça deklare eden bir ibarenin ve maddenin doğduğumdan beri yaşadığım ülkenin en temel hukuk metninde yer almasını kabul etmiyorum. Siz de edemezsiniz.”

Zere: “Haklar tepki gösterenlerin onayını beklemez. Birilerinin ‘kitabında’ insan hakları, eşitlik, yaşam hakkına saygı, onu koruma ve güvence altına almak yazmıyor olabilir. Bu sadece onların kötü bir yazar olduğu anlamına gelir, başka da hiçbir şey ifade etmez, etmemeli. Biz kimliğimiz ve varoluşumuzla onur duyan, buna değer verenler olarak dayanışmanın, geleceği kazanmanın, yaşam hakkımızı korunmanın derdinden, birbirimizin çaresi olmaktan vazgeçmeyeceğiz; dünden daha güçlü, yarından daha umutluyuz.”

furkan: “Bu teklife karşıyım çünkü meşruiyetini benden kazanan bir yapının bana karşı olmasını kabul etmiyorum. Tedirginim, kaygılıyım ve en önemlisi sinirliyim. Sessiz kalanlardan, konuşursam olmazlardan, aman tadımız kaçmasınlardan bıktım usandım. Kendine muhalefet hakkı tanıdığımız partilerin temsilden yoksun tavırlarına tahammül etmek katlanılmaz bir sıkışmışlık hissi yaratıyor. Muhalefet bu tavırlarıyla biz ve bizim gibi üzerinden siyaset devşirilen pek çok grubun yaşam hakkına en az iktidar kadar kastetmektedir.”

umut rojda: “Devlet karşısında bireyin hakkını düzenleyen metinler olarak Anayasalar, toplum sözleşmesi örnekleridir. Demokratik, çoğulcu ve kapsayıcı anayasalar, hak ve özgürlüklere ilişkin devletleri sınırlamalı ve bütün yurttaşları korumakla yükümlü olmalıdır. Önümüze gelen bu anayasa değişiklik teklifi ise zaten meşruiyetini toplum nezdinde kaybetmiş bir iktidarın bu ülkenin hak ve özgürlükler tabutuna bir çivi daha çakma ve geleceğimiİ ipotek altına alma çabasından başka bir şey değildir. lubunya bir hukukçu olarak bu teklifin, 6’lı 7’li masalar tarafından dikkate alınmasını dahi utançla izliyorum. Korkmuyorum. Türkiye toplumu bu gibi siyasi oyunlardan büyük bunu biliyorum. LGBTİ+’lar bu ülkenin eşit yurttaşları olarak anayasa metninde sapkın olarak damgalanmayacaklar, bu güveni de Türkiye’de feminist ve LGBTİ+ mücadelesinin gücü ve direncinde buluyorum. Biz, siz göz ardı etmeye çalışsanız da, inkar etseniz de, yok saymaya çalışsanız da bu ülkenin eşit yurttaşlarıyız ve hak ettiğimizden daha azına razı olmayacağız.”


Etiketler: insan hakları, sivil anayasa
nefret