19/08/2022 | Yazar: Kaos GL

LGBTİ+ müvekkil kimliğinden kaynaklanan adalete erişimi ihtiyacı nedeniyle avukata ihtiyaç duyduğunda bu kimliğin, verilen bilgilere fazladan yüklediği mahremiyet özelliği; mahremiyetin korunmasına dönük fazladan bir titizliği de gerektirir.

LGBTİ+ müvekkille yapılan görüşmelerin gizliliği ve içeriği Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Derneği geçtiğimiz ay avukatların LGBTİ+ müvekkilleriyle iletişiminde dikkat etmesi gerekenlere dair rehber yayınladı.

Derneğin Hukuk Koordinatörü Av. Kerem Dikmen’in hazırladığı rehberde kavramlar, Lubunca, görüşme saatleri, mekanı, müvekkile nasıl hitap edilmesi gerektiği, müvekkilin mahremiyet hakkı, müvekkille kurulan güven ilişkisi, basınla ilişkiler ve adli yardım gibi çok sayıda konuda avukatlara öneriler yer alıyor.

Görüşmelerin gizliliği ve içeriği

Bilindiği gibi avukatın müvekkili ile yaptığı görüşmelerin gizliliği aynı zamanda Avukatlık Kanunu’ndan da kaynaklanan bir yükümlülüktür. Bu gizliliğin ihlal edilmesi LGBTİ+ müvekkiller söz konusu olduğunda kişilerin can güvenliğini riske sokmak gibi çok daha büyük sorunlara yol açabilir. Çünkü LGBTİ+ müvekkillerin avukatlarıyla kurduğu iletişimin en önemli sebeplerinden biri de cinsel yönelim veya cinsiyet kimlikleri veya cinsiyet özellikleri nedeniyle uğradıkları ayrımcılıktır. Avukat müvekkili ile kurduğu bu iletişimde hukuki sorunun çözümünün gerektirdiği konuların dışındaki sorulara yanıt aramamalıdır. Çünkü bu bilgiler avukatın yürüteceği hukuki süreçte hiçbir şekilde elini güçlendirmeyeceği gibi müvekkili ile kurduğu iletişimde özel hayata ilişkin bilgilerin gereksiz yere talep edilmesi, kurulan hukuki yardım ilişkisinin sınırının aşılması anlamına gelecektir.

Örneğin kişinin açılma süreci, ailesi ile olan ilişkiler, gerçek ismi ile resmi ismi arasında farklılık varsa bu farklılıkların sebepleri, sosyal ilişkileri, işyeri ortamı, mesleki kariyeri, eğitim kariyeri gibi bilgiler ancak avukatın yöneteceği hukuki sürece katkısı olacaksa müvekkilden istenmeli, aksi takdirde kesinlikle istenmemelidir. Avukatın sır saklama yükümlülüğünün bulunması, müvekkillerinin kendi hayatlarına ilişkin her bilgiyi avukatına verme sonucunu doğurmaz.

Mahpus müvekkilin vekaletnamesini almak zorunlu olarak kişinin vasisi ile iletişim kurmayı gerektirdiğinden ve vasi aile bireylerinden olabildiğinden; o aile bireyinin kişiye ilişkin ayrıntılara vâkıf olmama ihtimalinin güçlü olduğu akıldan çıkarılmamalı, avukat - müvekkil gizliliğinden taviz verilmemelidir.

Avukatın müvekkili ile olan iletişiminde açığa çıkmamış bazı bilgiler hakimin ya da taraf avukatlarının ya da savcının sorduğu farklı sorular üzerinden duruşma sırasında açığa çıkabilir. Avukatlar da yaşadıkları toplumdaki toplumsal cinsiyet algısı ve rollerinin etkisi altındadır. Dolayısıyla bu duruşma salonundaki açığa çıkma hali avukatları şaşırtmamalı, bunlardan yola çıkarak müvekkillerine yöneltecekleri başkaca sorulara gerekçe kılınmamalıdır.

Örneğin bir trans seks işçisinin nüfus kayıtlarında evli görülmesi sıra dışı bir durum olmayabilir ya da eşcinsel bir müvekkilin yargı süreci içerisinde aslında evli olduğu bilgisi açığa çıkabilir. Avukat bu durumda dahi bilginin paylaşılmamasının sebepleri ya da neden kendisine daha önceden verilmediği üzerinde durmamalıdır.

Avukat müvekkilin dış görünüşünden yola çıkarak onun cinsiyeti veya cinsel yönelimi hakkında çıkarımda bulunmak zorunda değildir ve bulunmamalıdır. Müvekkil maruz bırakıldığı sistematik ayrımcılığı önlemek için çeşitli kişisel mekanizmalar geliştirmiş olabilir ve bu mekanizmalar müvekkilin dış dünyayla kurduğu iletişimde kendini tanıtma biçimlerine dair de olabilir.

LGBTİ+ müvekkilin kimliğinden kaynaklanan adalete erişimi ihtiyacı nedeniyle avukata ihtiyaç duyduğu varsayımında bu kimliğin, verilen bilgilere fazladan yüklediği mahremiyet özelliği; mahremiyetin korunmasına dönük de fazladan bir titizliği gerektirir.

Avukatın LGBTİ+ Müvekkil ile İletişimi rehberine buradan ulaşabilirsiniz.


Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
nefret