01/10/2009 | Yazar: Ali Erol

İstanbul’da travestileri gördükleri yerde fiilen gözaltına alan ve para cezası keserek bonus kazanan polislerin uygulamasının kaynağı belli oldu.

İstanbul’da travestileri gördükleri yerde fiilen gözaltına alan ve para cezası keserek bonus kazanan polislerin uygulamasının kaynağı belli oldu. ‘Çapkın Uygulaması’ olarak bilinen İstanbul Emniyetinin sergilediği yaklaşımın belgesi İzmir Emniyetinden ortaya çıktı. 

İstanbul Emniyet Müdürlüğüne atanan Hüseyin Çapkın, İzmir Emniyet Müdürüyken de özellikle Alsancak bölgesinde travestilere yönelik temizlik harekâtına imza atmıştı. İzmir’deki temizlik harekâtını yürüten Konak İlçe Emniyet Müdürü Şemi Albat da Çapkın’ın ekibinde İstanbul’a geldi.
 
İzmir’deki uygulamaların dayanağı olarak görevli polislerin gösterdikleri belge Şemi Albat imzalı. 2006 tarihli belge, Emniyet’in, ‘özellikle Travesti tabir edilen şahıslar ile bu şahısların sebep olduğu her türlü olumsuzluğun önlenmesine yönelik olarak yürütülen çalışmalar’a dair yapılacak uygulamaları gösteriyor.
 
‘Alsancak Şair Eşref ve Talatpaşa bölgelerinde travesti şahıslar…’ şeklinde başlayan ve ‘2. Bir emre kadar her gün’ yapılacak uygulama kararını duyuran belgede ‘çalışmaların son zamanlarda ivme kazandığı’ belirtiliyor ve ‘çalışmalarımız kapsamında bölge önemli oranda bu şahıslardan temizlenmiş’ deniyor.
 
‘Mevcut kararlılığın devamının göstergesi’
 
İlçe Emniyet Müdürü Şemi Albat (3. Sınıf Emniyet Müdürü) imzalı belgede, ‘mevcut kararlılığın devamının göstergesi’ olarak yapılacak ‘uygulama’nın kapsamı çiziliyor:
 
‘Bölgede halen bulunan travesti şahıslar, fuhuş yapan bayanlar, geceleri bölgeyi mesken tutmaya çalışan bimekan, balici/tinerci, psikopat tabir edilen şahıslar ve travesti şahıslarla bağlantılı olarak bölgeye gelen sair şahısların men edilerek bölge halkının huzur ve güveninin temini, eğlence mekânlarının bir düzen içerisinde yakışır şekilde hizmet etmelerinin temini’
 
‘2. bir emre kadar her gün 21.30 - 02.00 saatleri arasında’
 
Travestilerin bölgeden fiilen gözaltına alınarak karakola götürüleceği uygulamanın ‘2. Bir emre kadar her gün’ yerine getirileceğin altı çiziliyor.
 
‘04 Kasım 2006 Cumartesi gününden başlayarak 2. bir emre kadar her gün 21.30 - 02.00 saatleri arasında ekte gönderilen çizelgede belirtilen güzergâh ve noktalarda Motorize Ekipler ve Yaya Devriyeler görevlendirmek ile sabit bekleme noktaları oluşturulmak suretiyle kapsamlı bir UYGULAMA yapılmasına karar verilmiştir’
 
‘Alınacak travesti şahıslar…’
 
Uygulamanın kapsamı ‘Genel Esaslar ve Sorumluluk’ bölümünde sıralanıyor:
 
‘Uygulamaya katılacak personel saat 21 itibarıyla Alsancak Karakol Amirliğinde hazır bulunacak, personelin kontrolü ve görev dağılımı sorumlu amirler tarafından toplanma bölgesinde yapılacak, sonra uygulama bölgesine hareket sağlanacaktır.’
 
‘Uygulama sırasında Travesti şahıslar, fuhuş yapan bayanlar, bimekan kişiler, balici/tinerci şahıslar, psikopat tabir edilen şahıslar ile şüpheli araçlar üzerinde hassasiyetle kontrol yapılacaktır.’
 
‘Alınacak travesti şahıslar ve fuhuş amaçlı bayanlar inceleme için Alsancak Karakoluna intikal ettirilecek, diğer şahısların da öncelikle yerinde kimlik sorgulaması yapılacak, şüpheli görülenler ise Alsancak Karakoluna intikal ettirilecek, gerekli işlemler burada yapılacaktır.’
 
‘Her gün uygulama başlangıcı ve bitiminde, sorumlu amir tarafından tarafıma bilgi verilecektir.’
‘Genel Esaslar doğrultusunda 04 Kasım tarihi itibarıyla Uygulamaya başlanılacak ve ikinci emre kadar her gün aynı hassasiyetle Uygulama Görevi ifa edilecek olup, herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesini’
 
‘Çapkın Uygulaması’  
     
İzmir'den Siyah Pembe Üçgen Derneği'nin avukatı Elif Ceylan Özsoy, Kaos GL’ye yaptığı açıklamada, belgeyi, ‘Çapkın Uygulaması’nın kısmen de olsa kâğıda dökülmüş hali’ şeklinde tanımladı.
 
‘Bir nevi manifesto’ olarak değerlendirdiği belgeyle ilgili Avukat Özsoy, şunları söyledi:
"Emniyet’in Uygulamasına yönelik bu karar, Çapkın'ın İzmir’e atanmasının hemen ardından alınmış olması ve altında imzası bulunan Şemi Albat’ın da Çapkın'ın ekibinden olup, şu an da Çapkın’la birlikte İstanbul'a tayin edilmiş olmasıyla birlikte düşünüldüğünde; bu belge, ‘Çapkın Uygulaması’nın kâğıda, kısmen de olsa dökülmüş hali, bir nevi manifestosudur diyebiliriz.’
 
‘İstanbul’daki uygulamalar, Çapkın’ın İzmir döneminden’

Çapkın’ın İzmir Emniyet Müdürüyken transseksüelleri ev hapsine mahkûm ettiğini hatırlatan Avukat Özsoy, ‘Muhtemelen İstanbul’da da aynı uygulama başlatıldı’ dedi.
 
‘Çapkın döneminde, Transseksüel arkadaşlarımızın en temel sorunu, adeta evlerine hapsedilmiş olmalarıydı. Dışarı çıkmaları halinde ise Kabahatler Kanunu ya da Trafik Kanunu Uyarınca, para cezaları kesilerek ve bu işlem saatlerce uzatılarak, karakolda usulsüz bir şekilde bekletilmek suretiyle, bir nevi yıldırma politikası uygulandı, işte tüm bunların dayanağı da demek bu belge imiş.’
 
‘Travestilerin sadece cinsiyet kimlikleri nedeniyle hedef alındığı açığa çıkmıştır’

İzmir Emniyeti’nin, travestileri, ‘sadece cinsiyet kimlikleri nedeniyle hedef aldığı’na dikkat çeken Avukat Özsoy, belge ile bu durumun açığa çıktığını söyledi.
 
‘Emniyet'in transfobisi bu metinden oldukça kolay anlaşılmaktadır; mesela biyolojik kadınlar ancak seks işçisi olmaları halinde karar kapsamına girmekte iken; travesti arkadaşlarımız sadece travesti oldukları için uygulama kapsamına girmektedirler. Hatta bu uygulamanın ana hedefinin travesti arkadaşlarımız olduğu da açıkça yazılmıştır. Bu hali ile İzmir Emniyeti’nin, Travestileri sadece cinsiyet kimlikleri nedeniyle hedef aldığı açığa çıkmıştır.’
 
‘Travestilere yönelik ayrımcı uygulama nefret suçudur’

‘Çoğu Avrupa ülkesinde bu durum, yani sadece bir kimliğe aidiyet nedeniyle herhangi bir ‘uygulamaya tabii tutulmak’ Nefret Suçu kapsamında değerlendirilirdi. Devlet organlarının bile Nefret Söylemi ve Suçundan kendini kurtaramadığı bir ülkede, Nefret Suçları’nı önlemenin hiç kolay olmayacağı açık.’
 
‘Hukuken neresinden tutarsanız tutun, elinizde kalacak bir belge’

‘Sadece "Cinsiyet Kimliği" nedeniyle bireylerin diğer vatandaşlardan farklı bir muameleye tabii tutulması; en basitinden, Ayrımcılıktır. Ama burada ayrımcılıktan da öte, travesti bireylere yönelik sistematik baskı, kötü muamele ve izolasyon politikasının varlığı çok ürkütücü... Usule ve yasaya aykırılığından, evrensel prensiplere aykırılığından hiç bahsetmeyeceğim bile çünkü Hukuken neresinden tutarsanız tutun, elinizde kalacak bir belgedir.’
 
‘Kararda geçen ‘temizlik’ yaklaşımı Nazi zihniyetidir’

Avukat Özsoy, bu kararın tercümesinin ‘Travestileri gördüğünüz yerde durdurun, karakola götürün, saatlerce tutun ve bunu her gün yapın’ anlamına geldiğini söylüyor ve son zamanlarda artan transseksüel cinayetlerinin Emniyet’in bu yaklaşımından güç aldığına dikkat çekiyor.
 
‘Dünyanın hangi ülkesinde böyle bir karar verilebilir, mesela ‘tüm Erkekleri ya da tüm Boşnakları her gün, gördüğünüz yerde durdurun ve karakola getirin’ gibi. Bu nasıl bir zulümdür. Ayrıca Kararda geçen temizlik vb sözcükler de, Nazi Zihniyeti’ni çağrıştırmaktadır. Son zamanlarda ne yazık ki artan Transseksüel cinayetlerinin, Emniyet'in bu yaklaşımından da güç alarak artıyor olabileceği de akla geliyor. Emniyetin bile vatandaş saymayıp, kendisi ile eşit muameleye tabii tutmadığı adeta ‘pislik’ yerine koyarak ‘güzel’ şehrimizi onlardan temizlemeye ant içmesi ile faillerin Transseksüel Kardeşlerimize yöneliyor olmaları, tesadüf değil diye düşünüyorum.’
 
‘Kararın iptali için dava açacağız’

Belgenin ve içinde yer alan ifadelerin ‘Travesti ve transseksüel vatandaşları kriminalize etmesinin yanında, tahkir edici, onur ve haysiyetlerini incitici’ olduğunu belirten Avukat Özsoy, ‘Biz bu kararın iptali için dava açacağız’ dedi. 


Etiketler: insan hakları
Telegram