31/10/2008 | Yazar: Barış Sulu

Araştırma Görevlisi İdil Engindeniz Şahan ile Ar. Gör. Mutlucan Şahan’ın Hürriyet Gazetesi örneğinde ‘Eşcinselliğin Yazılı Basında Temsili’ başlıklı bildirileri, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi, Medya Çalışmaları ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen ‘3. Sayfa’ başlıklı Ulusal Konferans’ta sunuldu.

Araştırma Görevlisi İdil Engindeniz Şahan ile Ar. Gör. Mutlucan Şahan’ın Hürriyet Gazetesi örneğinde ‘Eşcinselliğin Yazılı Basında Temsili’ başlıklı bildirileri, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi, Medya Çalışmaları ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen ‘3. Sayfa’ başlıklı Ulusal Konferans’ta sunuldu.

KAOS GL – 31/10/2008

4 Aralık 2007 tarihinde yapılan konferansın bildirileri ‘3. Sayfa’ başlıklı bir kitapta toplanarak Nisan 2008’de yayınlandı. İdil Engindeniz Şahan ile Mutlucan Şahan ‘Eşcinselliğin Yazılı Basında Temsili’ başlıklı bildirilerini kaosgl.org için özetlediler. Bildiriyi ve bildiri sunum tartışmalarını iki ayrı dosya olarak yayınlıyoruz.

‘İnsanlığın maruz kaldığı tüm haksızlıklar gibi eşcinsellere yönelik ayrımcılığa karşı da bir mücadele gelişmiştir. Daha 19. yüzyıl sonlarında Avrupa’da ilk cinsel reform talepleri ortaya çıkmış, 20. yüzyılda ücretlerin ve refahın görece artmasıyla eşcinsellik özellikle merkez ülkelerde daha rahat ifade edilir olmuştur.

1960’lı yıllarla birlikte de ırkçılık karşıtı hareket, kadının özgürleşmesi hareketi gibi, bir gey/lezbiyen hareketi merkez ülkelerden başlayıp çevre ülkelere yayılan bir şekilde gelişmiştir. Bu toplumsal hareket sonucunda çeşitli ülkelerde heteroseksüellik dışındaki cinsel yönelimlere karşı ayrımcı tutumlar gözden geçirilmiş, kimi iyileştirmeler yapılmış, buna uygun olarak cinsel ayrımcılığa ilişkin maddeler gazeteciliğin etik kodları arasında yerini almıştır.

Örneğin bildirimizde incelediğimiz gazetenin de kurucusu olan Sedat Simavi’nin kurucu başkanı olduğu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde gazetecinin temel görevleri ve ilkeleri tanımlanırken gazetecinin insanlar arasında herhangi bir nedenle ayrımcı tutum takınamayacağı belirtilmektedir. Tüm bunlara karşın lezbiyen, gey, biseksüel, travesti, transeksüel (LGBTT) kişilerin dünyanın her yerinde, şu ya da bu ölçüde daha fazla ezildiği bir gerçektir. Ülkeden ülkeye, kültürden kültüre farklılık göstermekle birlikte toplumun kılcal damarlarına nüfuz etmiş homofobik yaklaşımlar varlığını sürdürmektedir. Bu durum toplumsal yeniden üretim mekanizmasının önemli bir unsuru olan medya için de geçerlidir. Heteroseksüellik dışındaki cinsel yönelimler söz konusu olduğunda haberin konusu ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, LGBTT kişilerin cinsel yöneliminin altı çizilmekte ya da eşcinsellik şiddetle doğrudan ilişkilendirilerek bir toplumsal patojen olarak sunulmaktadır. Öyle ki, "eşcinsel cinayeti", "travesti dehşeti" konulu haberler, diğer adli olaylar arasında üçüncü sayfanın bir alt türü sayılabilecek kadar "ayrıcalıklı" bir yer edinmektedir.

Buradan yola çıkarak, çalışmamızda LGBTT kişilerin basında nasıl temsil edildiğini ortaya koymaya çalışacağız. Çalışmamız, LGBTT kişilerle ilgili haberlerin üçüncü sayfaya nasıl yansıdığı ve bunun dışında gazetenin bütününde LGBTT kişilerle ilgili haberlere yer verilip verilmediğini, veriliyorsa nasıl bir yaklaşıma sahip olunduğunu ortaya koymaya çalışacaktır.

Çalışmamızın ikinci aşamasını ise bu haberlere yapılan okuyucu yorumlarının incelenmesi oluşturmaktadır. Okuyucu yorumlarının incelenmesinin amacı, okuyucunun haber metninde LGBTT kişilere karşı geliştirilen söylem karşısındaki tutumunu ortaya koymak amacını taşımaktadır. İncelememizde, "Okuyucu, olumsuz göndermeler içermesi ya da eksiklikler barındırması durumunda haber metnini eleştirmekte, habere karşı sorgulayıcı bir tutum takınmakta mıdır yoksa haberdeki yaklaşım okuyucu yorumlarında yeniden üretilmekte midir?" sorusuna yanıt aramaya çalışacağız.’

http://www.kaosgl.org/resim/KaosGL/idil-mutlucan.doc

http://www.kaosgl.org/resim/KaosGL/bildiri tartisma.doc
Etiketler: medya
Nefret