26/06/2015 | Yazar: Kaos GL

Türkiye’de LGBT Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları Araştırması sonuçları açıklandı.

‘LGBT’lerin büyük çoğunluğu yaşlılığıyla ilgili endişeli’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Türkiye’de LGBT Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları Araştırması’na katılanların yüzde 7,6’sı ayrımcılığa uğrama korkusuyla tedavi olmadığını, yüzde 67,4’ü 18 yaşından önceki eğitim hayatında cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği dolayısıyla olumsuz yorum/tepki aldığını, yüzde 62’si yaşlılığıyla ilgili endişe duyduğunu söylüyor.
 
Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ile Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu (SPF) ortaklığında gerçekleştirilen Türkiye’de LGBT Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları Araştırması’nın sonuçları bugün (26 Haziran Cuma), İstanbul LGBT Onur Haftası kapsamında, Salt Galata’da düzenlenen bir panelde kamuoyuyla paylaşıldı.
 
Ülkemizde uzun yıllar yok sayılmış bir toplumsal kesimin aslında hayatın her alanında, ülkenin her şehrinde ve toplumun her kesiminde var olduğunu gösteren araştırmanın sonuçlarına göre, araştırmaya katılan LGBT’lerin yüzde 7,6’sı (219 kişi) ayrımcılığa uğrama korkusuyla tedavi olmuyor, yüzde 67,4’ü (1.312 kişi) 18 yaşından önceki eğitim hayatında cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği dolayısıyla olumsuz yorum/tepki aldığını söylüyor, yüzde 62’si (1.771 kişi) yaşlılığıyla ilgili endişe duyuyor.
 
2. 875 eşcinsel ve trans birey ile anket yapıldı
 
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Buğra’nın danışmanlığında gerçekleştirilen araştırma için Türkiye’de ikamet eden, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olan, kendini lezbiyen, gey, biseksüel ve trans olarak tanımlayan 2 bin 875 kişi ile anket yapıldı. Ankete Türkiye’nin dört ili dışındaki tüm illerden katılım sağlandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Çalışmaları Merkezi (STÇM) araştırmacılarından ve SPoD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Volkan Yılmaz ile Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu araştırmacılarından Dr. İpek Göçmen tarafından yürütülen çalışmanın saha araştırması kapsamında ise 10 şehirde, 200’ü aşkın kişinin katıldığı 14 odak grup görüşmesi gerçekleştirildi.
 
Katılımcıların yaklaşık yüzde 90’ını eşcinsel ve biseksüellerin, yüzde 10’unu transların oluşturduğu araştırmaya göre LGBT’ler yaşamlarını idame ettirmeye yönelik en temel alanlarda dahi ciddi ayrımcı tutumlarla karşı karşıya kalıyorlar. Araştırmaya göre ayrımcılıkla karşılaşan LGBT’lerin büyük çoğunluğu yasal yollara başvurmuyor. Bunun altındaysa önemli iki neden yatıyor: "Hukukun adalet sağlayacağına yönelik güvensizlik", "Hukukî süreçlerde özel hayatın gizliliğine yeterli özenin gösterilmemesi". Ankete göre bir tür ayrımcılık yaşadığını beyan eden ve yasal yollara başvurmayan 604 eşcinsel ve trans bireye göre şikayet etmek hiçbir şeyi değiştirmiyor. 587 eşcinsel ve trans birey cinsel kimliğinin açığa çıkmasından korktuğunu söylerken, 328’i nasıl şikayet edeceğini bilmediğini, 209’u da yasal yollara başvuracak maddi olanaklara sahip olmadığını belirtiyor.
 
2014 yılının ikinci yarısında yapılan ve sonuçları ilk kez İstanbul LGBT Onur Haftası kapsamında gerçekleştirilen panelde açıklanan araştırmadan dikkat çekici ayrıntılar ise şöyle:
 
Çalışma hayatı
 
LGBT’ler gündelikçi işçilikten hekimliğe, memuriyetten serbest çalışmaya kadar çalışma hayatının hemen her alanında yer alıyor.
 
Ankete katılan 2.875 eşcinsel ve trans bireyden 1.803’ü (yüzde 62,9’u) son üç ayda gelir getirici bir faaliyet içinde yer aldığını söylüyor.
 
Son bir yıl içinde çalıştıkları işyerinde ayrımcılığa uğradığını düşünenlerin oranı yüzde 8,9 (257 kişi).
 
Son bir yıl içinde iş ararken ayrımcılığa uğradığını düşünenlerin oranı yüzde 8,4 (241 kişi).
 
İşyerinde cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği ile ilgili açık olmayanların oranı yüzde 78,3 (1.555 kişi).
 
İşyerindeki çalışma arkadaşlarından birinin cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği dolayısıyla olumsuz yorum/tepki aldığını duyan ya da görenlerin oranı yüzde 55,7 (914 kişi).
 
Hemcins bir partneri/sevgilisi/eşi olduğu için çalışma koşulları ve kazanç alanlarında (izin, emeklilik vb.) heteroseksüel bireylerle eşit muamele görmediğini düşünenlerin oranı yüzde 29,1 (371 kişi).
 
Cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık nedeniyle eğitimini aldığı mesleği yapamayanların oranı yüzde 5,8 (167 kişi).
 
Sağlık
 
Ankete katılanların yüzde 7,6’sı (219 kişi) ayrımcılığa uğrayacağı korkusu ile tedavi olmuyor ya da tedavisini geciktiriyor.
 
Ankete katılanların yüzde 7,2’si (208 kişi) sağlık personeli tarafından eşcinsel ve/veya trans kimliğinin tedavi edilmeye çalışıldığını belirtiyor.
 
Ankete katılanların yüzde 50,3’ü (1447 kişi) cinsel sağlık hizmetlerine nereden ve nasıl ulaşabileceğini bilmiyor.
 
Ankete katılanların yüzde 43,2’si (1218 kişi) hayatında en az bir kez intiharı düşündüğünü söylüyor.
 
Ruh sağlığı hizmetlerine ihtiyaç duymasına rağmen, pahalı olduğu için erişemediğini belirtenlerin oranı yüzde 23,9 (686 kişi).
 
Ankete katılanların yüzde 14,1’i (400 kişi) herhangi bir sağlık sigortası kapsamında olmadığını beyan ediyor.
 
Eğitim
 
18 yaşından önceki eğitim hayatında cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği dolayısıyla olumsuz yorum/tepki aldığını belirtenlerin oranı yüzde 67,4 (1312 kişi).
 
18 yaşından önceki eğitim hayatında cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği dolayısıyla okulu terk etmek zorunda kaldığını belirtenlerin oranı yüzde 8.3 (153 kişi)
 
Üniversite hayatında cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği dolayısıyla olumsuz yorum/tepki aldığını belirtenlerin oranı yüzde 51,7 (881 kişi).
 
Cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği dolayısıyla üniversiteyi terk etmek zorunda kalanların oranı yüzde 4,7 (73 kişi).
 
Gelir yoksulluğu
 
Aylık gelirlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini/zor yettiğini belirten LGBT bireylerin oranı yüzde 35 (987 kişi).
 
Barınma
 
Ankete katılanların yüzde 6,4’u (185 kişi) cinsel yönelimleri ve/veya cinsiyet kimlikleri nedeniyle normal bedelin üzerinde  kira ödemek mecburiyetinde bırakıldıklarını düşünüyor.
 
Ankete katılanların yüzde 29,5’i (848 kişi) cinsel yönelimleri ve/veya cinsiyet kimliklerini saklamadan yaşayabilmek için ancak şehrin belirli bölgelerinde oturmak zorunda bırakıldıklarını düşünüyor.
 
Cinsel yönelimleri ve/veya cinsiyet kimliklerinin bilinmesi nedeniyle komşuları tarafından rahatsız edilenlerin oranı yüzde 8,8 (254 kişi).
 
Toplumsal hayata katılım
 
Ankete katılanların yüzde 57,9’u (1631 kişi) yaşadığı yerden yarım saatten fazla seyahat etmeden ulaşabileceği cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliğini gizlemek zorunda kalmaksızın güvende olabileceği herhangi bir mekanın (çay bahçesi, kafe, lokanta, dernek, gençlik merkezi, siyasi parti ofisi vb.) bulunmadığını belirtiyor.
 
Son bir yıl içinde bir dükkana/mağazaya gittiğinde ayrımcılığa uğradığını düşünenlerin oranı yüzde 10,5 (302 kişi).
 
Toplu taşıma kullanırken tacize uğradığını belirten LGBT’lerin oranı yüzde 18,5 (531 kişi).
 
Aile
 
Ailelerinden en az bir kişiye cinsel yönelimlerini/cinsiyet kimliklerini açıklamış olan eşcinsel, biseksüel ve transların oranı yüzde 38,5 (1.094 kişi).
 
Cinsel yönelimleri ve/veya cinsiyet kimlikleri dolayısıyla ailelerinden herhangi bir olumsuz tepki almayanların oranı yüzde 22,2 (639 kişi).
 
Cinsel yönelimleri ve/veya cinsiyet kimlikleri dolayısıyla aile mensuplarından şiddet görenlerin oranı yüzde 6,6 (190 kişi).
 
Cinsel yönelimleri ve/veya cinsiyet kimlikleri dolayısıyla aileleri tarafından ölüm tehdidi alanların oranı yüzde 3,2 (92 kişi).
 
Cinsel yönelimleri ve/veya cinsiyet kimlikleri dolayısıyla aileleri tarafından evden atılanların oranı yüzde 2,8 (80 kişi).
 
Yaşlılık
 
Ankete katılanların yüzde 62’si (1771 kişi) kendi yaşlılıkları ile ilgili kendilerini güvende hissetmiyorlar.
 
Ankete katılanların yüzde 51,8 (1297 kişi) yaşlılığında bakım ihtiyacı olduğunda yeterli desteği alamayacağını düşünüyor.
 
Trans kadınlar ve erkekler
 
Eşcinsel ve biseksüellere oranla daha görünür olan trans kadın ve erkeklerin, hemen hemen tüm alanlarda ayrımcılıkla karşılaştıklarını belirtme oranları daha yüksek. 
 
İstediği mesleği seçemediğini ve eğitimini aldığı mesleği icra edemediğini belirtenler arasında trans bireylerin oranı beklenenden yüksek.
 
Aylık gelirinin temel ihtiyaçlarını karşılamadığını söyleyenler arasında trans kadınların oranı beklenenden yüksek.
 
Lise mezunu ve altı eğitime sahip kişiler arasında trans bireylerin oranı beklenenden daha yüksek.
 
Herhangi bir sağlık sigortası olmadığını belirtenler arasında transların oranı beklenenden yüksek.
 
Yaşlılığıyla ilgili kendini güvensiz hisseden kişiler arasında transların oranı beklenenden yüksek.
 
Cinsel kimliği nedeniyle hayatları boyunca en az bir kez intiharı düşündüğünü belirtenlerin arasında transların oranı beklenenden yüksek.
 
Yaşadığı herhangi bir ayrımcılık vakası ile ilgili şikayette bulunanlar arasında transların oranı beklenenden yüksek.
 
Tüm eğitim hayatı boyunca ayrımcı tavırlarla karşılaştığını belirten bireylerin arasında transların oranı beklenenden yüksek.
 
Transların yüzde 50,4’ü (71 kişi) cinsiyet geçiş süreciyle ilgili yeterli ve güvenilir bilgiye ulaşmanın zor olduğunu düşünüyor.
 
Hukuk ve adalete erişim
 
Anket sonuçlarına göre 1.324 (yüzde 46,1) eşcinsel ve trans birey bir tür ayrımcılık ile karşılaştığını beyan ediyor.
 
Ayrımcılıkla karşılaştığını beyan edenlerin ise yalnızca yüzde 10’unun (133 kişi) yasal yollara başvurduğu dikkat çekiyor.
 
Bir tür ayrımcılık yaşadığı için yasal yollara başvuran 133 LGBT’den  yalnızca 22’sinin şikayetinden tatmin edici bir sonuç aldığı görülüyor.
 
Ankete göre bir tür ayrımcılık yaşadığını beyan eden ve yasal yollara başvurmayan 604 LGBT’ye göre şikayet etmek hiçbir şeyi değiştirmiyor. 587 LGBT cinsel kimliğinin açığa çıkmasından korktuğunu söylerken, 328’i nasıl şikayet edeceğini bilmediğini, 209’u da yasal yollara başvuracak maddi olanaklara sahip olmadığını belirtiyor. 

Etiketler: insan hakları