06/02/2012 | Yazar: Buğra Tokmakoğlu

Sayıları 100 binleri bulan yabancı işçiler, yasal düzenleme ile kapı dışarı edilme korkusu yaşıyor.

Sayıları 100 binleri bulan yabancı işçiler, yasal düzenleme ile kapı dışarı edilme korkusu yaşıyor.
 
5683 Sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında kanunla ilgili yapılan değişiklik 1 Şubat’tan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Yasa değişikliğinin kanun hükmünde kararname şeklinde yapılmasını eleştiren Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der) İdari Koordinatörü Pırıl Erçoban yasama organının devre dışı bırakıldığını savundu.
 
Özellikle hasta, çocuk ve yaşlı bakımı ile turistik işletmelerde çalışmak üzere ülkemize gelerek sosyal güvenceden yoksun olarak turist vizesiyle “göz yumulan” çalışanlara yasa engeli geldi. 1 Şubat tarihinden geçerli olmak üzere 5683 Sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında kanunla ilgili yapılan değişiklikle beraber ülkemize turist vizesiyle girip üç veya altı ay kalıp, ülkelerine giriş çıkış yapıp tekrar Türkiye’ye gelenler bu şekilde çalışmayı sürdüremeyecek. Düzenlemeyle birlikte Türkiye’den çıktıktan sonra giriş şartı 90 güne yükseliyor. Genelde çocuk bakıcılığı, hasta bakıcılığı, masözlük-masörlük gibi işlerde çalışan bu kişiler için 90 gün ülkeden ayrılmak, iş kaybı anlamına geliyor.
 
Yasal düzenlemenin ülkemizde kayıtsız çalışan ve sayılarının 100 bini aştığı tahmin edilen Ermenileri engellemek adına yapıldığı iddialarının asıl niyeti yansıtmadığını umduğunu söyleyen Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der) İdari Koordinatörü Pırıl Erçoban, 1 Şubat’tan itibaren uygulamaya geçen düzenlemenin daha önceden hazırlandığını ifade etti. Erçoban, “Fransa Parlamentosu’nun soykırımın inkârı konusunda aldığı karara misilleme için yapılıyor söyleminin doğru olmadığını umuyorum. Yasal düzenlemeyle ilgili süreç daha önceden başlamıştı. Ama yasa istenildiğinde bir grubu hedef alan bir eyleme dönüştürülebilir ancak bu durum gerçekleşirse talihsizlik olur ve kabul edilemez. Değişiklik kararname ile yapıldığı için gerekçesini, bununla neyin amaçlandığını bilmiyoruz. Bu nedenle de konu spekülasyona açık ve Fransa’daki gelişmelere denk düşmesi de bunun Türkiye’de bulunan Ermenilere karşı kullanılacağına dair bazı iddiaların yeşermesine yol açtı. Bu kaygıların haklı olup olmadığını yasanın uygulanma sırasında göreceğiz” diye konuştu.
 
“İyimser bakabilmeliyiz”
 
Yasal düzenlemeyle beraber Türkiye’de kayıtlı gayrimenkulü olan yabancılar da etkilenecek. Türkiye’de sürekli ikamet ettikleri halde daha önce yüksek ikamet harçları nedeniyle turist vizesiyle giriş çıkış yapanların ikamet harçlarına yansıyan indirimlerle sona erdirilebileceğini ifade eden Erçoban, “Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde yapılan bu değişiklik ile yumuşak bir geçiş yapılmalı ve halen ülkemizde şu ya da bu sebeplerle kayıtdışı çalışan yabancıların çalışma ve ikamet izni alma konusundaki şartlar kolaylaştırılarak çalışma ve ikamet izni alması sağlanmalı. Böylece hem emek sömürüsü ihtimalinin ve bu emeğin sahiplerinin mağdur olmasının önü alınır hem de kayıtdışı ikamet ve çalışmanın sona erdirilmesi için bir fırsat olur. Ancak bu kişilere kapıyı göstermek veya siyasi bir koz kullanmak gibi bir amaç varsa hem insan hakları hukuku hem de etik, insani ve vicdani değerler ihlal edilir. Üstelik de yabancıların kayıtdışı ikamet ve istihdamının önüne geçmek yerine de tam tersi bir sonuç yaşanır ve bu insanlar daha fazla yeraltına itilir, korkudan burunlarını dışarı çıkaramazlar, pasaportlarına el koymak gibi modern kölelik örnekleri daha fazla yaşanır böylece de daha kırılgan, sömürüye daha açık bir hale gelirler” dedi.

Etiketler: insan hakları, mülteci
Nefret