09/01/2017 | Yazar: Kaos GL

Demokratik kitle örgütlerinin meclis önünde okunması polis saldırısıyla engellenen ‘Başkanlığa Hayır’ bildirisinin tam metni.

Meclis önünde okunmasına izin verilmeyen bildiri Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Demokratik kitle örgütlerinin meclis önünde okunması polis saldırısıyla engellenen “Başkanlığa Hayır” bildirisinin tam metni.

Fiili olarak başkanlık sistemini öngören Anayasa değişikliğinin Genel Kurul'da görüşmelerine başlanması öncesinde sivil toplum örgütleri TBMM önünde bir araya gelerek 'Başkanlığa Hayır' bildirisi okumak istedi. Polis, aralarında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekillerinin de olduğu gruba biber gazı ve tazyikli suyla saldırdı.

“Anayasa değil rejim değişikliği!”

Okunmasına izin verilmeyen bildirinin tamamı şöyle:

DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİNİN ANAYASA DEĞİŞİKLİK PAKETİNE İLİŞKİN ORTAK BASIN AÇIKLAMASIDIR.

HÜKÜMDAR İSTEMİYORUZ!

Bizler, aşağıda imzası bulunan Demokratik Kitle Örgütleri, AKP'nin TBMM'ye getirdiği Anayasa değişikliği paketine ilişkin görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Anayasalar, toplumsal uzlaşma metinleridir. Bir anayasanın tümüyle yeniden yapılması da bazı maddelerinin değiştirilmesi de toplumun tüm kesimlerinin ortak akıl ve kabulünü gerektirir.

Bu gerçek, yalnızca darbe anayasalarının yazılmasında yok sayılır. Bir darbe ürünü olan 1982 Anayasası'nın da bugüne dek pek çok maddesi değiştirilmiştir.

Ancak şimdi yapılmak istenen, demokratikleşme için Anayasa değişikliği değil, bir rejim değişikliğidir.

15 yıldır iktidarda olan partinin fiili genel başkanına, ülkeyi ve insanlarımızın hak ve özgürlüklerini teslim etme girişimidir.

Bu girişimi kabul etmiyoruz.

Çünkü öngörülen, Cumhurbaşkanı'nın yetkilerini genişletmek ya da başkanlık sistemi getirmek de değildir.

Getirilmek istenen sistemin adının ‘cumhurbaşkanlığı' olarak anılması, bir aldatmacadan ibarettir.

Yapılmak istenen, parlamenter demokratik sistemin ortadan kaldırılması girişimidir.

Cumhuriyet'in kurucu değerlerine yapılan bir saldırıdır.

Yetkileri tırpanlanıp tek bir adama devredilmek istenen Meclis, Kurtuluş Savaşı'nı yöneten; Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Büyük Zafer'i kazanan; egemenliği kayıtsız, şartsız millete devreden; saltanatı ve hilafeti kaldıran; Sevr'i yırtıp Lozan'ı imzalayan; Cumhuriyet'i ilan eden Gazi Meclis'tir.

Bu değişiklikle Cumhurbaşkanı, yasama, yürütme ve yargı yetkilerini tümüyle kendi üzerine almakta; böylece demokratik rejimin en önemli özelliği olan kuvvetler ayrılığı yok edilmektedir.

Oysa ki gerçek demokratik başkanlık sistemlerinde güçlü bir kuvvetler ayrılığı vardır.

Getirilen teklifle; sultan ya da hükümdar yetkilerine sahip, ama adı cumhurbaşkanı olan bir diktatör yaratılmak istenmektedir.

Bu değişiklik gerçekleşirse parlamento sadece bir vitrin olarak kalacak; bakanların seçilmesinden yargının ve üst düzey kamu görevlilerinin atanmasına dek her şey, tek adamın eli ve emriyle gerçekleştirilecektir.

İçinde bulunduğumuz OHAL koşulları, Anayasa değişikliği için asla uygun bir ortam değildir.

Başta siyasi partiler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşları, sağduyusuna her zaman güvendiğimiz yurttaşlarımızı, hukuk devletinin temel koşulu olan yargı bağımsızlığının tümden yok edilmemesi için göreve çağırıyoruz.

AKP vekillerine sesleniyoruz:

Parlamento çoğunluğunuz yasa yapmaya yetebilir. Ancak halkın çoğunluğunun gönlünü yapmaya ve insan haklarına dayalı hukuk devletini yaratmaya yetmez.

Cumhuriyetimizin mayasında diktatörlük yoktur.

Cumhuriyet, yalnız emperyalizme karşı kazanılmış bir savaşın değil, halkı kul sayan zihniyete karşı kazanılmış bir zaferin ürünüdür.

Bu gerçeği, değişikliğin destekçisi olan MHP'ye özellikle anımsatmak isteriz.

Halka karşı suç işlememek için yol yakındır.

Bu nedenlerle demokratik kitle örgütleri olarak bizler, AKP Hükümeti'nin sunmuş olduğu Anayasa değişiklik paketinin tamamını reddediyor ve hemen geri çekilmesini talep ediyoruz.

Düşünce ve önerilerimizi paylaşan tüm milletvekillerini, değişiklik girişiminin önünü kesmek üzere Meclis'te mücadeleye davet ediyoruz.

EGEMENLİK, KAYITSIZ VE KOŞULSUZ ULUSUNDUR; KİŞİYE DEVREDİLEMEZ.

YAŞASIN LAİK-DEMOKRATİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ!

İMZACILAR:

Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Derneği, Ankara Barosu, Ankara Cumhuriyet Okurları, Ankara Dayanışma Derneği, Ankara Divriği Kültür Derneği, Ardahan Vakfı, Atatürkçü Düşünce Derneği, Avrupa Türkiye Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği, Aydos Dernekler Federasyonu, Birleşik Kamu İş, Çağdaş Demokratik Ehlibeyt Platformu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Çalışanları Yardımlaşma Vakfı (TOBAV), Dil Derneği, Divriği Vakfı, Eğitim İş, Feminizm Derneği, Genel Sağlık İş, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Halkçı Düşünce Derneği, Halkçı Gençlik Derneği, Halkçı Kadın Platformu, Hekder, İstanbul Anayasa Platformu, İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadın Dernekleri Federasyonu, Kars ve Çevre İlleri Demokrat Dernekler Federasyonu, Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu, Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı, Kültür Sanat Emekçileri Derneği, Kültür Sanat İş, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı, Opera Solistler Derneği(OPSOD), Ozan-Der, Tarım Orman İş Sendikası, Tüketici Hakları Derneği, Tüm Yerel Sen, Türk Hukuk Kurumu, Sosyal Demokrasi Derneği, Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı, Yargıçlar Sendikası, Yozgat Yerel Dernekler Federasyonu, Yurttaş Hakları Derneği, Varto Derneği

Ankara Barosu’ndan gazetelere ilan

Öte yandan Ankara Barosu Başkanlığı, Meclis Genel Kurulu'nda görüşülecek anayasa değişikliği teklifine ilişkin gazetelere tam sayfa ilanla vererek milletvekillerine çağrıda bulundu.

İlan şöyle:

"Sayın milletvekilleri,

Bu hafta TBMM Genel Kurulu'nda görüşeceğiniz 'Yeni Anayasa Değişikliği Teklifi' ile

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin sona ereceğinin;

Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin Cumhurbaşkanı'nda toplanmaya çalışıldığının;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 'tek adam iktidarına' bırakılacağının;

Cumhurbaşkanı'nın kanun koyucu yerine geçirilmek istendiğinin;

Devlet yönetiminin yasa yerine 'Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri' ile düzenlenebileceğinin;

Yürütme erkinin artık TBMM'ye karşı sorumlu olmayacağının;

Bakanlar Kurulu'nun Anayasa'dan çıkarılacağının; bakanların Cumhurbaşkanı'na hizmet eden birer memura dönüştürüleceğinin;

'Hükümet'in artık fiilen olmayacağının;

TBMM Başkanlığı'nın yürütme vekaletini kaybedeceğinin;

TBMM'nin artık devleti temsil edemeyeceğinin ve denetim yetkisini kaybedeceğinin;

Yasama organı olarak üyesi bulunduğunuz TBMM'nin etkisizleştirileceğinin;

Yasama yetkisinin ellerinizden alınarak Cumhurbaşkanı'na teslim edilmek istendiğinin;

Yasama organının birer sujesi olarak Başbakan'a ya da bir bakana soru soramayacağınızın, sözlü açıklama isteyemeyeceğinizin;

Salt çoğunluğa ulaşmadan bakanlar hakkında soruşturma isteyemeyeceğinizin;

Yargıda tek söz sahibinin Cumhurbaşkanı olacağının;

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda seçimle gelme yoluyla üyeliğin sonlandırılacağının;

Ayrıca Devlet bütçesini düzenleme ve değiştirme yetkilerinin tek başına Cumhurbaşkanı'nda olacağının,

Üstelik bu yetkilerin herhangi bir denetime tabi olmadan kullanılabileceğinin;

Kısacası bu teklifi kabul etmenizin rejimi değiştirmek, göreve başlarken ettiğiniz yemini bozmak anlamına geldiğinin; teklife 'Evet' derseniz milletvekili seçilme amaçlarınızın ortadan kalkacağının

Farkında mısınız?

Egemenliği milletten alarak kayıtsız şartsız Cumhurbaşkanı’na teslim etmeyin. Bu teklifi kabul eden milletvekillerini tarihin unutmayacağını bilin. Ve aydınlık bir gelecek için anayasa değişikliği teklifine 'Hayır' deyin"


Etiketler: yaşam, siyaset
İstihdam