26/06/2021 | Yazar: Kaos GL

Polis, Mis Sokak’ta avukatlarla görüşmeyi reddetti ve LGBTİ+’lara saldırdı. Yaralıların da olduğu saldırıda en az yirmi kişi gözaltına alındı!

Polis, Mis Sokak’ta LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ne saldırdı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Hacı Bişkin / Gazete Duvar

19. LGBTİ+ Onur Yürüyüşü için 17.00’de yapılan çağrı öncesi polis Mis Sokak’ta LGBTİ+’lara saldırdı.

Yasak kararını bahane eden polis, sokakta bekleyen LGBTİ+’lara kalkan ve plastik mermilerle saldırdı. Çok sayıda kişiyi sokak ortasında darp etti.

LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi ve avukatlar, polisle görüşmek istedi. Ancak polis görüşmeyi reddetti.

Yirmiden fazla kişinin gözaltına alındığı saldırıda, sokak ortasında LGBTİ+’lara işkence görüntüleri medyaya yansıdı.

polis-mis-sokak-ta-lgbti-onur-yuruyusu-ne-saldirdi-1

LGBTİ+’lar, polis saldırısına “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganlarıyla karşılık verdi.

Polis, aralarında LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi gönüllüleri ve gazeteci Bülent Kılıç’ın da olduğu çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

polis-mis-sokak-ta-lgbti-onur-yuruyusu-ne-saldirdi-2

Polis saldırısında bir kişi yüzünden yaralandı. Polis, yaralı olmasına rağmen gözaltına aldı. Dağılan kitleye de saldırdı.

Polis, Mis Sokak'taki mekanları da zorla kapattı.

LGBTİ+'lar ardından "Aşk, aşk hürriyet uzak olsun nefret" sloganlarıyla Odakule'ye yürüdü. Odakule'de basın açıklaması okunurken polis tekrar saldırdı. Bunun üzerine aktivistler açıklamayı yürüyerek okudu.

Saat 16.15'te ise LGBTİ+'lar Tünel'de toplandı. "Transfobik devlet, yıkacağız elbet" sloganlarıyla basın açıklamasını okudu.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

19. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşümüzü 26 Haziran Cumartesi günü yine Taksim’de gerçekleştiriyoruz. Alanlarımızın daraltılmasına dağılarak, her yerde var olarak direnmemizin ardından, bu kez hep beraber sokaklara dönüyor, sokakları dolduruyoruz. Haykırıyor, zırıldırıyoruz.

Kendi sokaklarımızda, kendi derelerimizde, kendi dağlarımızda, kendi bedenlerimizde türlü türlü yöntemlerle tahakküm kurma haddini bulanlara; mafyalara, nefrete, kutuplaşmaya inat yaşam alanlarımızı koruyor ve çoğaltıyoruz. Topluma yönelik son yıllarda gerçekleştirilen ve sistematik olarak devam eden baskıya karşı sokaklarımızı koruyoruz.

Geçtiğimiz yıl hem LGBTİ+’lar hem de tüm toplum için baskıyla, şiddetle, zorbalıkla geçti. Ancak hiçbirimiz haklarımızdan, varoluşlarımızdan ve özgürlüğümüzden vazgeçmiyoruz. Gökkuşağına dair her şeyi suç unsuru gibi göstermeye çalışanlara karşı, lubunyalar gökkuşağına sahip çıkmaya devam ediyor.

Küçük Bayram’da yerlerinden edilen seks işçisi kadınlar, yaşadığımız tüm felaketlerde olduğu gibi pandemide de güvencesizliğe, şiddete ve baskıya karşı sokakta direnmeye devam ediyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum rektör Melih Bulu’nun atanmasıyla başlayan eylemlerde başta LGBTİ+’lar olmak üzere tüm Boğaziçi öğrencileri ve akademisyenleri devlet şiddetine, kayyumlara ve atamalara karşı kampüste ve sokakta direnmeye devam ediyor.

6 Mart günü Kadıköy’de gözaltı işkencesine maruz kalan Kürt trans artı kadınlar, sokakta direnmeye devam ediyor.

Lubunyaların ve kadınların yaşamını korumayı amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’ni bir gecede kaldıranlara karşı, kadınlar ve LGBTİ+’lar sokakta direnmeye devam ediyor.

12. cumhurbaşkanının yok öyle bir şey diyerek yok saymaya çalıştığı lezbiyenler kimliklerine sahip çıkmaya, sokakta direnmeye devam ediyor.

Mafyatik ilişkileri ifşa olan bakanların hedef gösterdiği, sapkın ilan ettiği lubunyalar onurla açılmaya, görünür olmaya, ahlakçılıktan sapmaya, sokakta direnmeye devam ediyor.

Siyasetten dışarı atılmak istenerek, parti binaları basılarak korkutulmaya çalışılan Kürtler, Deniz Poyraz’ı yaşatmaya, sokakta direnmeye devam ediyor.

İkizdere’de ve tüm coğrafyada dağlar ve sular için direnenler ormanlarda ve sokakta direnmeye devam ediyor.

Günlerdir iktidarların atıkları Marmara Denizi’nin üstünde kendini gösteriyor. Buna rağmen bugün aynı zamanda İstanbul’un doğasının, denizinin, tüm canlıların yaşam alanlarının katledilmesi anlamına gelen Kanal İstanbul’un temel atma töreni var.

Bizler yaşamı savundukça ve var ettikçe, devletler Gezi Parkı’ndan Hasankeyf’e yıllardır doğayı ve kültürü talan etmeye arsızca devam ediyor.

Bizler şiddeti ve tehditleri Eryaman’dan, Sur’dan, Kazdağları’ndan ve daha birçok güvenli yaşam alanımızın talan edilmesinden tanıyoruz. Her geçen gün daha çok afişe edilen devlet mafya ilişkileri yıllardır hayatlarımızda, evlerimizde; peşimizi bırakmıyor! Bu sene de Heybeliada’da ve Maçka’da devlet yetkililerinin pikniğimize yönelik tehdit ve saldırıları bize bir kez daha göstermiştir ki, nefret, şiddet ve savaş devlet eliyle beslenmektedir.

Bizler LGBTİ+’lar, kadınlar, işçiler, kürtler, öğrenciler olarak devletin bize yönelttiği tüm saldırılara karşı bir arada durmakta kararlıyız. Birlikte örgütlenecek, sokakta beraber bağıracak, yeniden partileyecek, güvenli alanlarımızı birlikte koruyacak ve büyüteceğiz.

Çünkü biliyoruz, tüm yasakların, saldırıların, engellemelerin, yok sayma girişimlerinin arkasında korkuları var! İşledikleri suçların farkındalar, yargılanmaktan korkuyorlar. Halkların iradesinin farkındalar, koltuklarını kaybetmekten korkuyorlar. Yok saymakla yok olmayacağımızı biliyorlar, var oluşlarımızdan korkuyorlar. Ama bundan daha fazlası var! Biz sandıklarından daha ibne, daha ahlaksız, daha zırıl, daha örgütlüyüz. Sokakta direnmeye devam ediyoruz.

Bugün burada olan, sokakları ve birbirini çok özleyen tüm lubunyaların; belki iyi hissetmediği için, belki başka bir sebepten burada olamayanların; zorbalığa maruz kalan, kendini yalnız hisseden herkesin; yerlerinden edilenlerin; devlet şiddetine maruz bırakılanların, tüm lubunyaların Onur Haftası kutlu olsun! İyi ki varız ve çok kalabalığız. Sadece bu sokağı değil tüm Taksim’i, İstanbul’u ve tüm kentleri, kırsalı da istiyoruz. İyi ki varsın lubunya! Onur ayın kutlu olsun!

Ve 1 Temmuz günü Tünel’de, İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak için yine Taksim’de, bizim sokaklarımızda görüşürüz lubunya!

*Haber güncelleniyor...


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, kent hakkı
Telegram