07/09/2006 | Yazar: Fatih Özgüven

‘Ahlaksız’ dergi Kaos GL’nin toplatılan ‘Pornografi’ başlıklı 28. sayısının ‘suç ortakları’ ne dedi? Derginin yazarları ve akademisyenler derginin toplatılması hakkında ne düşünüyorlar?

‘Ahlaksız’ dergi Kaos GL’nin toplatılan ‘Pornografi’ başlıklı 28. sayısının ‘suç ortakları’ ne dedi? Derginin yazarları ve akademisyenler derginin toplatılması hakkında ne düşünüyorlar?

KAOS GL

Fatih Özgüven, Yazar

‘Kaos GL’nin son sayısının yasaklanmasını şiddetle kınıyorum ve ‘kınamak’ lafının yetmediği bu noktada düşünce özgürlüğüne samimi olarak inanan herkes ortak bir zeminde birleşmelidir, diye düşünüyorum. Hoşgörüsüzlüğe karşı ortak tavır zemini...

Türkiye’de pornografi, sinema, tarih ya da başka bir şey, istediğimiz şeyi tartışmanın biçimi bize kolluk kuvvetleri ve yargı tarafından dayatılmamalıdır. Homofobinin de sonuçta her türlü fikre ve yaşama tarzına ‘fobik’ yaklaşan bir zihniyetin parçası olduğu, burada homofobi olarak tezahür eden şeyin başka alanlarda başka şeye duyulan fobi olarak ortaya çıkacağını, çıktığını unutmayalım. Tam da ayakları üzerinde yeni yeni doğrulmaya başlayan, iyi bir dergi olan Kaos GL’ye geçmiş olsun diyorum ve onun böyle bir zemini oluşturacağını umut ediyorum.’

Adnan Yıldız, Sanatçı-Yazar

"Tam da bu aşamada, akademik bir bağlam içindeki bir tartışmanın/dosyanın devlet-yargı tarafından ele alınış ve algılanış biçimini vurgulayalım istiyorum. Korsan porno cennetinde pornografinin analiz edilmesine karşı yargının tutumu oldukça ironik."

Meltem Arıkan, Yazar

‘Genel ahlak kuralları aslında cinselliğini yaşayamayan, cinselliği bastırılan ve cinsel korkuları olan erkek egemen kültürün kendini savunma ve saklama silahıdır. Bu silah
özellikle de kadınların, erkeklerin, geylerin ve lezbiyenlerin varoluşlarını gerçekleştirebilmek adına cinselliklerini, cinsel kimliklerini araştırmaları, konuşmaları ve tartışmaları söz konusu olduğunda, kullanılmak zorundadır ki korkular çoğaltılabilsin,
baskılar oluşturulabilsin ve yaratılan suçluluk duygusu ile kadınlar, erkekler, geyler ve lezbiyenler kendilerine iyice yabancılaştırılsın.

Bu dergiye konulan yasak aslında kendi cinselliğini yaşayamayan ve cinselliğini etken ve edilgenlik tanımının içinde kısırlaşmış ve bedenleri sadece sekste tüketilen malzemeler olarak algılayan bağnaz bir zihniyetin imzasından başka bir şey değildir. Bu zihniyete
verilecek en yalın yanıtın ise kadınların, erkeklerin, geylerin ve lezbiyenlerin bedenlerine sahip çıkarak özgür cinsel kimliklerini sonuna kadar savunmaları ve zorla üzerlerimize örtülmeye çalışan tüm örtülerden soyunma cesaretini göstermek olacaktır.’

Ahmet Tulgar, Gazeteci-Yazar

Genel olarak, işleyişini insanlık dışı uygulamalar ve ahlaki normların reddedilmesi, yok sayılması üzerine kurmuş olan kapitalizm, özelde de Türkiye kapitalizmi, çıkardığı savaşlardaki ya da sözde barış dönemlerinde insan ilişkilerinde ürettiği ahlaksızlıkların göze çarpmaması, fark edilmemesi ya da ‘ahlaksızlık’ olarak tanımlanmaması için ahlakı ve ahlaksızlığı cinselliğin mihenk taşında tanımlıyor, orada sınırlıyor. Hayatın her alanına yayılmış, çocuk infazlarından tecride, her gün binlerce insanın açlıktan ölümünden sınıflar arası adaletsizliğe kadar her alanda en büyük, en utanç verici ahlaksızlıkları sergileyen bir sistemin topluma oynadığı bir oyundur, ahlak veya ahlaksızlığın cinsel tutum ve davranışlarda aranması.
Dünyadaki özgürlükçü hareketlerin cinsel alanda da birçok kazanım elde etmesinden sonra, sisteme kullanabileceği tek ‘sahte ahlaksızlık üretim’ kaynağı olarak eşcinsellik kaldı. Kaos GL’nin anlaşılması zor gerekçelerle toplatılmış olmasını da işte sistemin bu kendi gerçek ahlaksızlıklarını saklamak için oynadığı bir oyun olarak değerlendiriyorum.’


Akademisyenler ne dedi?

Melek Göregenli, Sosyal Psikolog

‘Bu yaklaşım, homofobinin nasıl bir ayrımcılık ideolojisi olduğunu ve ayrımcılığın ince hallerinin nasıl hayata geçirildiğini gösteriyor, ayrıca hep sözü edilen demokratikleşme sürecimizin ne denli içselleştirilmemiş olduğu üzerinde bir kez daha düşünmemize yol açıyor. Genel ahlak yani iktidarın nasıl düşüneceğimiz, nasıl hayal edeceğimiz ve nasıl yaşayacağımız üzerindeki tasarruf hakkı, heteroseksüellere ya da açıkça farklı cinsel yönelimleri olduğunu ilan etmemiş olanlara tanıdığı ‘pornografiyi tartışma hakkı’nı eşcinsellere tanımamaya kalkışıyor. Eşcinseller örgütlenebilir, dergi çıkarabilirler hatta heteroseksüellerin fantezilerini süsleme hizmeti kapsamında pornografinin nesnesi de olabilirler ama pornografi üzerine düşünemezler çünkü bu ‘genel ahlak’a karşı isyana kalkışmanın belirtisidir ve tehlikelidir. Bu yaklaşım homofobiktir çünkü insanları cinsel yönelimlerinden ötürü kategorize etmekte ve ıslah etmeye kalkışmaktadır; ayrımcıdır, çünkü düşünme, eleştirme ve tartışma hakkının sınırlarını belirli gruplara yönelik olarak özel olarak belirlemekte, engellemektedir. Ama üzülecek bir şey yok doğrusu, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bu anlayış en azından vicdanı olanların nezdinde mahkum edilecektir ve eşcinseller değil bu pornografik ayrımcı genel ahlak anlayışı değişecektir.’

Tuğrul Erbaydar, Doç.Dr., Halk Sağlığı Öğretim Üyesi

‘Bu sorun benim gibi cinsel sağlık alanında çalışanların yıllardır yaşadığı sorunlarla özde aynı. Ne zaman HIV'in bulaşmaması için cinsellikle ilgili konuları biraz rahat konuşsak ahlak dışı ilişkileri özendirmekle suçlanırız. Ne zaman doğum kontrolü bilgisinin evli olmayan gençlere verilmesine çalışsak, bunun fazla ayrıntısına girmememiz istenir vb. Bilimsel ve toplumsal kaygılarla konuşsak da iki dudağımızın arasında hep bir iğne var sanki. Keşke her şey çok iyi olsaydı da ben de muhafazakar olsaydım. Bu haliyle muhafazakarlık sadece statükonun devamını istemek anlamına geliyor.’



Etiketler: insan hakları
Nefret