11/10/2006 | Yazar: Kaos GL

‘Düzeleceğim umuduyla psikiyatr psikiyatr dolaşmaya devam ettim. Ne kadar çok psikiyatr değiştirirsem o kadar çabuk düzeleceğime inanıyordum. Kendimi baskı altında tutuyor, cinsel ilişkide bulunmuyordum; bunalımlarım gittikçe artıyor ve artık boğulacak gibi oluyordum, kendime Allah’ım ben ne yaptım da eşcinsel oldum sorusunu soruyordum; cevabını sonradan buldum. Eşcinsel olmak için hiçbir şey yapmaya gerek yok.’

‘Düzeleceğim umuduyla psikiyatr psikiyatr dolaşmaya devam ettim. Ne kadar çok psikiyatr değiştirirsem o kadar çabuk düzeleceğime inanıyordum. Kendimi baskı altında tutuyor, cinsel ilişkide bulunmuyordum; bunalımlarım gittikçe artıyor ve artık boğulacak gibi oluyordum, kendime Allah’ım ben ne yaptım da eşcinsel oldum sorusunu soruyordum; cevabını sonradan buldum. Eşcinsel olmak için hiçbir şey yapmaya gerek yok.’

KAOS GL

Kaşık Düşmanı

Uzun zamandır görmüyordum. Oysa hayatımda önemli bir yeri vardır. Tesadüf eseri görüştük. Bayağı şaşırdım. Onun da şaşırdığı belliydi. Lisede fizik öğretmenimdi. Yakışıklı da sayılırdı. Herkes bana "Kız Ayşe’ diye takılırdı. Bir gün dayanamadım yanına gidip onunla konuşmak istedim. Konuşurken başımı öne eğmiştim. Kendimi suçlu hissediyordum. Ağlamıştım. Ona eşcinsel olduğumu açıkladım. O bana umut vermişti ‘-Bunun için üzülmene gerek yok bu bir hastalıktır seni psikiyatra gönderirim’ demişti. Artık eşcinselliğimden dolayı kendimi suçlu hissetmiyordum. Çünkü ben hastaydım. Düzelecektim. Fizik öğretmenimin yardımıyla psikiyatrlara gitmeye başladım. Sordukları sorulardan bir tanesi ‘Seni KIZ gibi mi yetiştirdiler‘; ‘Evet’ cevabını verince kafalarındaki bazı bilgilerin doğruluğunu onaylamıştım; onların yüzünden babaanneme kin duymaya başlamıştım. Beni yanından ayırmayan kızlarla oyun oynamama izin veren oydu. Onun tek sevdiği varlığı bendim. Oysa ben ondan doktora gitmeye başladıktan sonra nefret ettim. Kaybettim onu. Pişmanım şimdi. Yüreğimde bir eziklik var. O ezikliği nasıl giderebilirim? Onu şimdi çok seviyorum ama söyleyemiyorum. Aliye Rona gibi güçlü bir kadındı. Hep korudu kolladı beni. Doktora göre böyle yetiştirildiğim için eşcinseldim.

Yatmadan önce Allah’a dua ediyordum ‘Yarabbi yüzümü kara çıkarma, beni bu hastalıktan kurtar, normal bir insan olayım; eşcinsel duygularımdan dolayı beni affet’ diye dualar ediyordum. Hâlâ eşcinsel duygularım olduğuna göre demek ki Tanrı dualarımı kabul etmedi. Sonra kendi kendime hep sormuşumdur, Allah dualarımı neden kabul etmedi? Ben çok içten dua etmiştim. Allah’ın içten yapılan duaları kabul ettiği söylenir. Bu arada ben düzeleceğim umuduyla psikiyatr psikiyatr dolaşmaya devam ettim. Ne kadar çok psikiyatr değiştirirsem o kadar çabuk düzeleceğime inanıyordum. Kendimi baskı altında tutuyor, cinsel ilişkide bulunmuyordum; bunalımlarım gittikçe artıyor ve artık boğulacak gibi oluyordum, kendime Allah’ım ben ne yaptım da eşcinsel oldum sorusunu soruyordum; cevabını sonradan buldum. Eşcinsel olmak için hiçbir şey yapmaya gerek yok.

Üniversiteyi kazandıktan sonra doktorlara gitmeye devam ettim. O da bana kadın olmanın zorluklarını anlatıyordu. Efendim kadın olmak çok zormuş, erkeklere göre özgür değillermiş, travestilerin yaşamı çok zormuş, mutlu olamazmışım, onun için erkekliğin değerini bilmeliymişim; bir gün gittiğim psikiyatra size karşı cinsel istek duyuyorum diye bir itirafta bulundum. Psikiyatr beni kovdu, bir daha görmek istemediğini söyledi, merak ediyorum bir kadın ona cinsel istek duyduğunu söyleseydi aynı tepkiyi verir miydi?

Arayan mevlasını da bulur belasını da, sonunda aradığım bir psikiyatr buldum. Eşcinselliğim konusunda hiçbir yorum yapmadı. Söylediği şu oldu ‘Eşcinsel olmaya ya da heteroseksüel olmaya sen karar vereceksin zamanla’. Bana karşı hiç baskı unsuru olacak sözler kullanmadı, zaman ilerledikçe ilerliyordu, yaş 27 ye gelmişti. Ben hâlâ kimseyle cinsel ilişkide bulunmamıştım, zaman geçtikçe düşüncelerim değişti, hırsızlık yapmıyorum, insanların kanını emmiyorum, toplum sırtından geçinen bir asalak değilim, vatan millet Sakarya hoş geldin Amerika edebiyatı yapıp milletin anasını bellemiyordum. Niye utanıyorum onca rezilliği yapanlar utanmazken. Artık kendimi kabullenmeyi yavaş yavaş öğrendim. İlişkilerde bulunmaya başladım. Artık eşcinselliğimden dolayı utanmıyordum, kendimi kabullenmeyi öğrendim. Kendimle barıştım. Ama onca yılım boşa gitti, ilk gittiğim psikiyatrların beni yanlış yönlendirmeleri sonucunda düzeleceğim diye bekleyip durdum, son gittiğim psikiyatrın yaptığı gibi karar vermeyi bana bıraksalardı bazı ezilmişlikleri daha kolay atlatırdım. Şunu gözlemledim, eşcinsellik hakkında psikiyatrlar farklı farklı düşünüyorlar, eşcinselliklerinden dolayı psikiyatrlara gidenler varsa boşa gidiyorlar, kendinize yazık etmeyin, kendinizi kabullenin ve kendinizle barışık yaşayın; psikiyatrlar eşcinselliğin ne olduğuna karar vermiş değiller.

Karşılaştığım fizik öğretmenimle bir cafeye oturduk. O bana ben ona bakıyordum. Önce söze o başladı ‘Düzeldin mi?’ diye sordu. Ben de ‘Hayır ibne olup çıktım’ dedim. Böyle deyince yüzü biraz asıldı. Ben eşcinsellik hakkındaki düşüncelerimi söyledim. Bunun hastalık olmadığını söyledim. Onu ikna edemedim. Önyargıları yıkmanın kolay olmadığını bildiğim için. Şaşırmadım. Üzerime gelince ‘Kadınlara kalkmıyor ne yapayım’ deyince, ‘Viagra kullan’ demesin mi. Güler misin ağlar mısın? Sohbeti fazla uzatmanın gereği yoktu, kalktık vedalaştık, karşılaşırken öpüşmüştük, giderken öpmedi, arkasından acı acı gülümsedim. Viagra kadar kafana taş düşsün demekten kendimi alamadım. Bazı şeyleri öğrenmek için bedel ödemek gerekiyor. Ben acı bir bedel ödeyerek eşcinselliğimi kabullendim.


Kaynak: Kaos GL, Haziran-Ağustos 2002, Sayı:11

Etiketler: insan hakları, sağlık
Dijital