28/12/2012 | Yazar: Ömer Akpınar

RAY Performans Kolektifi, ilk oyunu ‘Pencere’ ile İstanbul’da ve Ankara’da seyirci önüne çıkıyor.

RAY Performans Kolektifi, İlk Oyunu ‘Pencere’ ile Sahnede Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
RAY Performans Kolektifi, ilk oyunu “Pencere” ile İstanbul’da ve Ankara’da seyirci önüne çıkıyor. Kolektifin oyunu ve gelecek planları hakkında Lara Aysal ve Damla Ekin Tokel’le görüştük.
 
Oyuncu, yönetmen, ressam, yazar, akademisyen, tasarımcı ve müzisyenlerden oluşan Ray Kolektifi, Ezilenlerin Tiyatrosu yöntemiyle atölye çalışmaları yapıyor. Augusto Boal’ın ortaya koyduğu bu yöntemde seyirci ile oyuncu arasındaki ayrım ortadan kalkıyor.
Van depreminin ardından Van’daki çocuklarla Forum Tiyatrosu çalışması gerçekleştiren ekip, Ayşe Bayramoğlu’nun yazıp Doğu Yaşar Akal’ın yönettiği ilk oyunları “Pencere” ile sahnede.
 
Kaos GL ile birlikte 2013’ün Ocak ve Şubat aylarında LGBT’lere yönelik atölye çalışmaları da yapmayı planlayan kolektifle oyunları ve tiyatroları hakkında konuştuk.
 
Ezilenlerin tiyatrosu nasıl oluştu?
Sürekli aynı yolda devam eden insanların bir araya gelmesiyle oluştu. 2 sene önce AB’nin etkinliğiyle Güney Afrika’ya gittiğimizde tanışma durumumuz oldu. Senelerdir  yönetmenimiz bize böyle bir şeyi sahnelemek istediğini anlatıyordu, Van depreminden sonra ise bunun uygulanmasını istedik. Sonra AB’nin desteklediği “Gençlik İçin Dönüşüm” projesini oluşturduk. Bununla beraber yazın Van’ a gittik ve ilk defa birlikte çalışma prensibi hayata geçti.
Ezilenlerin Tiyatrosu’nu kısaca anlayabilir misiniz?
Ezilenlerin tiyatrosu geleneksel tiyatronun biraz dışında kalan bir tiyatro. Tiyatromuzun  farkı  genelde egzersizler üzerinden gidilmesi  ve ezilmişliğin neden olduğu duruma el atılmasıdır. Ayrıca bu duruma çözüm yolları aranırken de tiyatro yeniden anlamlandırılıyor.
 
Çalışmaların nasıl sürdüğü hakkında bilgi verebilir misiniz?
Atölye çalışmaları 2-3 hafta sürüyor. Doğaçlamalar yapılırken isteyen üzerine metinler yazabiliyor ve o metinler üzerinden çalışılabiliyor ve maksimum 5 dakikalık skeçler çıkıyor. Gösteri sürerken seyirciyle birebir irtibat kuran joker diye tabir ettiğimiz, oyun hakkında bilgi veren bir karakterimiz var. Oyun bitiminde ise seyirciye ezilenin, ezenin ve objektif olanın kim olduğunu soruyor. Eğer herkes oyunda ezilen hakkında hem fikirse oyun ikinci kez oynanıyor ve oyun esnasında ezilenin ezilen durumunu değiştirme potansiyel olduğu yerde seyirci el çırpıp oyunu durduruyor  ve ezilenin yerine geçiyor, işte orda doğaçlama başlıyor.
 
Pencere oyunu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Oyunda baş rolde iki karakterimiz var. Hüseyin’le Esme’nin arkadaşlıkları göz önüne seriliyor ve bu süre içerisinde bu çocukların hayatlarında nelerin değiştiğini görüyoruz. Hikâyede Esme’yle Hüso bir avluda buluşuyorlar -ekonomik açıdan aralarında uçurum olduğu için buluşabilecekleri tek yer burası-  ve oyun oynuyorlar. Yaşları da 12-13 olduğu için, ergenlik de söz konusu olduğu için birbirlerine ilgi duymaya başlıyorlar. Bu süreçte olayın ilk kırılması Esmenin nişanlandırılmasıyla oluyor, daha sonra iş bulup bu durumdan kurtulacağını düşünürken bir kadın tarafından pazarlanmaya başlıyor. Bunu Hüso’ya anlatıyor ve bunun için de araç olarak pencereyi kullanıyor. Bu süreç içerisinde Esme’nin en temel özelliği çabalamaktan vazgeçmemesi ve hayattan kopmaması . Bir taraftan da Hüso’nun tüm iyi niyetine rağmen hiçbir şey yapmaması, tepki vermemesi ve  durumdan kaçmaya çalışması ve bununla beraber olumsuzluklarını da eş zamanlı olarak izleyebiliyoruz.
 
Seyirci tepkileri nasıldı?
İnsanların tepkileri çok acayipti. Herkes önceki oyunlarda sevinçlerini dile getirirken bu oyuna ise yalnızca çok güzel olmuş tebrikleri geldi ve seyirci gerçektende oyunun içine dahil oldu, biz de bu sayede tam da istediğimizi başardık.
Bir seyirci oyun için “odun gibi” dedi, bu da tam olarak istediğimiz şeydi aslında. Bağırıp çağırmak, ağlamak ve sonrasında hayatımıza devam etmek istemedik.
 
Sizce insanlar bu oyunu neden izlemeli?
Gazetelerde sürekli çocuk istismarına dair haberler görüp daha sonra normal hayatımıza döndüğümüz için,  buna insanların kafasını çevirmemesi, seyircinin bir saat boyunca böyle bir şeye kafa yorabilmesi ve buna yakınlaşmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Seyirci ne bir taraf seçerek, ne de  yeniden üreterek tamamen çocuk  algısında, onların açısından bakarak olayın kendisinden çok etkileri üzerinden ilerleyebiliyor. Çocuk istismarı demek de hatalı oluyor, bu istismar nerede başlıyor nereye gidiyor? Kısacası istismarın alt yörelerine gittiği için oyun bizim için çok daha farklı bir yerde.
 
Pencere Oyun Takvimi
 
Cüneyt Türel Maya Sahnesi
4/11 Ocak 2013
1/8 Şubat 2013, 20.30
İletişim
Web Sitesi: http://www.mayasahnesi.com
Telefon: 0 530 952 86 96 / 0 212 252 74 52
 
Sahne Hal
30 Aralık 2012
6 Ocak 2013 (Lambdaİstanbul Ray Performans Dayanışmasıyla)
13 Ocak 2013, 20.30
İletişim
Web Sitesi: http://www.sahnehal.com
Telefon: 0212 274 74 78/ 0507 512 27 57 
Rezerasyon: 0 533 768 46 03 / 0 506 291 60 85
 
Ankara Halk Tiyatrosu
17/24 Ocak 2013, 20.00
İletişim
Telefon: 0554 635 76 76

 


Etiketler: kültür sanat
Nefret