22/09/2008 | Yazar: Barış Sulu



Star TV'de 24 Şubat'ta yayımlanan Popstar Alaturka Programı'nda "başkalarının savaşı için, doğurduğum çocuğu toprağa veremem" şeklinde sarfettiği savaş karşıtı sözler nedeniyle hakkında "halkı askerlikten soğutmak" suçlamasıyla dava açılan Sanatçı Bülent Ersoy'un 18 Haziran'da yapılan duruşmaya katılamama mazeretini kabul etmeyen Mahkeme, 24 Eylül'de, polis zoruyla duruşmaya getirilmesine karar verdi.

KAOS GL - 22/09/2008

Aralarında, İnsanca Yaşamı Destekleme Derneği'nden Okşan Öztok'un da bulunduğu 10 kişinin şikayetçi olduğu davanın iddianamesindeki; "Türk Milletinin askerliğe verdiği önem ve değer nedeniyle, vicdanında asker ocağı ile peygamber ocağı eş düzeyde tutulmuştur. Bu nedenledir ki; askerliğin eksiksiz tamamlanması, şehitlik ve gazilik kavramlarına verilen ulviyet ve kutsiyet; kişiye ve ailesine toplumsal bir değer kazandırmaktadır. Her Türk asker doğar özdeyişi de; bu ulvi duyguları ifade eden atasözü olarak halk tarafından benimsenmiştir." ifadeleri de dikkat çekti.

Ersoy ne demişti:

"Tamam vatan bölünmez, ama göz göre göre de bu çocukları bütün analar doğursun, toprağa versinler. Bu mu yani? Bir çocuğun ne demek olduğunu ben sizler gibi bilemem. Ben anne değilim, olamayacağım da. Ama insan olarak o anaların yüreğinin nasıl cayır cayır yandığını ben anlayamam ama anneler anlar. Başkalarının savaşı için doğurduğum çocuğu toprağa veremem."

Ersoy için ne ceza isteniyor:

Eski Ceza Yasası'nın 155. maddesi yerine 1 Haziran 2005'te geçen 318. maddeye göre, "(1) Halkı, askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte teşvik veya telkinde bulunanlara veya propaganda yapanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır."

Ersoy'u haklı bulun ya da bulmayın, onun "düşüncelerini açıklama" özgürlüğünü hep birlikte savunmalıyız, onu desteklemek için 24 Eylül Çarşamba günü saat 10:00 'da Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nde buluşuyoruz.

Sanıklar : Bülent Ersoy

Mahkeme ve duruşma tarihi : Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi, saat 10:00

Açıklama : Bülent Ersoy hakkında jüri üyesi olduğu Popstar Alaturka programındaki 24 Şubat 2008 tarihinde ¨Eğer çocuk doğurmuş olsaydım; birileri masa başında ´Sen bunu yapacaksın, o da bunu yapacak´ diyecek, ben de doğurduğum çocuğu toprağa vereceğim. Var mı böyle bir şey?¨ sözlerini sarfettiği için yargılanıyor. Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Ali Çakır ¨halkı askerlikten soğutma¨ iddiasıyla Ersoy´un üç yıla kadar hapsini istiyor.

"Halkı askerlikten soğutma" suçu hakkında daha ayrıntılı bilgi için:

http://www.antenna-tr.org/dunya/guncel.asp?feox=122&lgg=tr

Konuyla ilgili LGBTT Derneklerin ve oluşumların yaptığı 29 Şubat 2008 tarihli basın açıklaması:

Bülent Ersoy’un cesaretini destekliyor, Hüsrev Kutlu’nun transfobisini kınıyoruz

Kaos GL, Kaos GL İzmir, İTTİ, Lamdaistanbul, MorEL Eskişehir, Pembe Hayat, PiramidGL Diyarbakır olarak Bülent Ersoy'un “şiddet yerine çözüm” önerisini destekliyor; her ölümle birlikte, kaybolan hayatları çaresizce izlemeyi değil konuşmayı seçmiş olmasını saygıyla karşılıyoruz.

Ancak, bütün tartışmaların Bülent Ersoy’un transeksüel varoluşu üzerinden, transfobik saldırılarla yapılması, demokrasiye ve insan haklarına ne çok ihtiyacımız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Son olarak, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün "Bülent Ersoy kadar cesur olamadılar" sözüne karşılık, TBMM İdare Amiri ve AKP Adıyaman Milletvekili Hüsrev Kutlu "Doğru söylemiş. Bülent Ersoy kadar cesur olsaydık, biz de bir yanlarımızı kestirirdik" açıklamasında bulundu.

Bülent Ersoy cesurdur

Transeksüelliği “bir yerlerini kestirmek” zanneden milletvekillerinin olduğu bir ülkede transeksüel olmak gerçekten de zordur ve CESARET İSTER.

Cinsiyet değiştirme sürecine sürekli vurgu yapılarak kadın varoluşunun yok sayılmasına rağmen bir transeksüelin dimdik ayakta kalması zordur ve CESARET İSTER.

Fuhşa zorlanırken transeksüellerin varoluşuna sahip çıkması zordur ve CESARET İSTER.

Transeksüelleri gecelere hapis eden bir zihniyete inat gündüz de var olmak zordur ve evet, CESARET İSTER.

Yukarıda imzası olan bizler, Kutlu’nun açıklamasını kınıyor ve Bülent Ersoy’un bu ülkedeki bütün zorluklara karşı cesur ve güçlü bir figür olduğunu düşünüyoruz.

Kutlu özür dilemelidir

Sayın Kutlu’nun hiçbir eşcinsel ve transeksüele eşcinsel, transeksüel varoluşunu NE UNUTTURMAYA NE DE ZORLA HATIRLATMAYA hakkı yoktur. Kutlu sadece, kendisi gibi düşünenlerin değil, toplumun her kesiminin milletvekili olduğunu unutmamalıdır.

Kutlu, milletin vekili olarak insan haklarına duyarlı, vatandaşlarına saygılı olmak zorundadır. Sokakta konuşur gibi Meclis’te konuşmaya hakkı yoktur.

Hüsrev Kutlu’nun yaptığı transfobik açıklamalarını geri almasını ve Bülent Ersoy başta olmak üzere bütün transeksüel yurttaşlarından özür dilemesini istiyoruz.


Kaos GL Derneği - Tel: 0 312. 230 03 58 - E-posta: bilgi@kaosgldernegi.org

Kaos GL İzmir - E-posta: [[izmir@kaosgl.org]]

İzmir Travesti ve Transeksüel İnisiyatifi - E-posta: [[izmir_tt_inisiyatifi@yahoo.com.tr]]

Lamdaistanbul LGBTT Derneği - Tel: 0 212. 245 70 68 E-posta: [[lambda@lambdaistanbul.org]]

MorEL Eskişehir LGBTT Oluşumu - E-posta: [[morel.eskisehir@gmail.com]]

Pembe Hayat LGBTT Derneği - Tel: 0 312. 433 85 17 E-posta: [[pembehayat@gmail.com]]

PiramidGL Diyarbakır Oluşumu - E-posta: [[piramidglbt@hotmail.com]]


Etiketler: insan hakları, askerlik
Nefret