20/12/2022 | Yazar: Aslı Alpar

İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Belgesel yönetmeni Sibel Tekin’in tutukluluğunun sona ermesi için basın açıklaması düzenledi.

“Sibel’in hangi örgütün tutuklusu olduğunu ne savcı ne mahkeme heyeti ne Sibel ne biz ne de Sincan Cezaevi biliyor” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Efekan Akyüz

İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi dün, (19 Aralık) Belgesel yönetmeni Sibel Tekin’in tutukluluğunun sona ermesi için basın açıklaması düzenledi. 

Yaz saati uygulamasına dair belgeseli için Ankara, Tuzluçayır’da çekim yapıp eve döndüğünde “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanan Sibel Tekin için İHD’de bir araya gelen Kaos GL, Belgesel Sinemacılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri Tekin’in derhal serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

Basın metnini İHD Çocuk Komisyonu Üyesi Sevinç Koçak okudu. Koçak, “Hangi örgütün tutuklusu olduğunu ne savcı ne mahkeme heyeti ne Sibel ne biz ne de Sincan Cezaevi biliyor. Bir absürt komedi saçmalığında olan tutuklama kararı ne yazık ki son derece gerçek. Savcının tutuklama istemini mahkeme heyetine hukuki dayanakla verilmediği açıkça belli olan bu tutuklama kararının hangi gerekçeyle olduğunu merak ediyoruz” dedi ve Anayasal hakları hatırlattı.

“Çocuklarımız ve gençliğimiz için iyi bir şeyler yapmak isteyen herkesi cezalandırmak zorunda mıyız?”

Tufan Taştan, “Mesleğinin gereklerini yerine getiren herkesin sevdiği değerli bir arkadaşımızdır. Çocuklarımız ve gençliğimiz için iyi bir şeyler yapmak isteyen herkesi cezalandırmak zorunda mıyız? Haber verme alma özgürlüğüyle birlikte kamusal alanda çekim yapmak ve yayma hakkımız Anayasa’nın 26 ve 27 maddelerine düzenlenen hükümlerle güvence altına alınmıştır. Çekip kurguladıklarımızı gelecek kuşaklara aktarmak için arşivlemek mesleki sorumluluğumuzdur. Sibel kimse adına olmadan bu sorumluluğu hakikat adına yerine getiriyor. Bu sorumluluğa sahip çıkmazsak kendimize belgesel sinemacı diyemeyiz. Ne suçlama yapılırsa yapılsın kabul etmeyeceğiz çünkü Sibel’i tanıyoruz. Derhal serbest bırakılmalı ve el koyulan dokümanları derhal geri verilmelidir.

“Yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış bir şeyi çekmiş”

Taştan’ın ardından Sibel Tekin’in avukatı Mehtap Sakinci, “Sibel Tekin’i bu ülkede son 15 yıldır hak ihlaline uğrayan herkesin tanıdığını biliyoruz” diyerek konuşmasına başladı. Avukat Sakinci Tekin’in Tuzluçayır’da belgeseli için çekim yaptığı sırada, gün aydınlanmadan okula giden öğrencileri görüntülemek için bölgede bulunan lisenin önünü de çektiğini, bu sırada okul önünde olan servislerin de görüntüye girdiğini söyledi. Servislerin okul değil cezaevi servisleri olması nedeniyle Sibel Tekin’in belirsiz bir örgüt üyeliği suçuyla suçlandığını söyledi. Av. Sakinci “Sibel’in tutukluluğunun sebebini ilk sorduğumuzda bize ‘Yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış bir şeyi çekmiş’ demişlerdi. Sibel’in ilk etapta serbest bırakılması olduğu kadar iade-, itibarının geri verilmesi için de çalışacağımızı söylemek isterim” dedi.

“Sibel bu kentin gözüdür”

Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube Başkanı Sibel Hürtaş sözü devralarak “Sibel bu kentin gözüdür, hafızasıdır. Her zaman bizim sesimize ses oldu. Biz de bugün Sibel’in yanında olacağız. Dün diğer arkadaşlarımıza bugün ise Sibel’e verilmek istenen gözdağıdır. Biz bu gözdağına teslim olmayacağız” dedi.

“Çekim yapmak anayasal hakkımız”

Hürtaş’ın ardından söz alan KaosGL.org editörü Yıldız Tar da “Sibel Tekin, LGBTİ+'lara çekim yapmayı öğretirken ‘Çekim yapmak anayasal hakkımız’ demişti. Bu sözü bugün ben hatırlatıyorum, bu önemli. Tutuklu bulunduğu süre içerisinde Sibel Tekin’in kamerası olma sorumluluğumuz var” diyerek, Tekin’in tutukluluğunun sona erdirilmesi talebini yineledi.


Etiketler: insan hakları
nefret