18/01/2013 | Yazar: Nevin Öztop

Feminist lezbiyen ve savaş karşıtı aktivist Lepa Mladjenovic, 16 Mart günü Uluslararası Feminist Forum’un konuğu olarak Ankara’ya geliyor.

Sırp Feminist Lezbiyen Lepa Mladjenovic Yakında Ankara’da! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Feminist lezbiyen ve savaş karşıtı aktivist Lepa Mladjenovic, 16 Mart günü Uluslararası Feminist Forum’un konuğu olarak Ankara’ya geliyor.
 
Lepa Mladjenovic, Kaos GL’nin her yıl Mart ayında düzenlediği Uluslararası Feminist Forum’un konuğu olmak üzere, 16 Mart tarihinde savaş yıllarında lezbiyen yaşamlar, faşizme ve milliyetçiliğe karşı kadın dayanışması ve savaş yıllarının kadınların bedeni ve cinselliği üzerindeki gaspı üzerine konuşmak üzere Ankara’ya geliyor.
 
Mladjenovic, Sırbistan’ın önde gelen LGBT, lezbiyen ve savaş karşıtı örgütlerinin kurucularından. Bu örgütlerin başında “Siyah Giyen Kadınlar” (Women in Black), Arkadia ve Labris geliyor. Mladjenovic, aynı zamanda Anne Klein Ödülü’nin bu yılki kazanan ismi. Çalışma alanlarının başlıcaları arasında savaş ve barış yıllarında cinsel ve siyasi şiddet, travma çalışmaları ve şiddet karşıtı aktivizm yer alıyor.
 
Ankara’daki konuşmasında Mladjenovic, “İçimizdeki Kızkardeşlik – Militarizme ve Milliyetçiliğe Karşı Feminist Lezbiyenler Birarada!” başlığı altında, Sırbistan’ın savaş politikaları arasında hem bir kadın ve hem de bir lezbiyen olarak hayatta kalma gayretini ve bölgenin çektiği milliyetçilik zulmünün hangi bedenlere büründüğünü anlatacak.
 
 
“Savaş Karşıtı Girişimlerdeki Bir Feminist Lezbiyenin Notları”
 
“Sırp bir isme sahip, Sırp bir kadınım ben, Belgrat’ta yaşayan. 1991’den 1999’a kadar Yugoslavya sınırları içindeki savaş sırasında faşizme karşı durmuş bir kadınım, aynı zamanda bir lezbiyenim.
 
Fark ettim ki savaş, lezbiyen varlığımın anlamını derinleştirdi. Bu konuda yazmak, milliyetçi ve faşist gerçeklerin arasından sıyrılıp nefes almak ve savaşı yaşayan yerlerde de lezbiyenlerin yaşadığının adını koymak anlamına geliyordu. Zaman zaman Sırbistan’ın rejimi alenen faşizme kaydığında, işte o zaman lezbiyenler için alanlar –bu alanların tam anlamıyla var olduğu zaten söylenemezdi- hepten ortadan kalktı.”
 
Savaş yıllarında lezbiyen sevişmeler: Uygunsuz mudur bu?
“Bazen bir kadınla sevişiyor oluyordum; radyo ise cepheden savaşın son haberlerini duyurmaya başlıyordu. Yatakta, ne yapacağımı bilemeden duruyordum. Sıcacık yataktan kalkıp, sevdiğimi bırakıp, radyoyu kapattıktan sonra hazzımıza devam mı edeyim? Ben bir lezbiyenim, Sırp bir ismi olan; o radyoyu nasıl kapatabilirim? İnsanlar, benim komşularım, benim adıma kılıçtan geçiriliyor ve ben bunu bilmek zorundayım. Radyoyu kapatmadığımda ise, bugün daha fazla aşk meşk yok. Sadece derin bir üzüntüm ve Bosna Hersek’ten gelen felaket haberleri var. Bir başka sigara daha yakıyorum ve kalkıp her ikimize de kahve yapıyorum. Radyoyu kapatmayarak, ölüye saygı duymuş oluyor muyum? Tam o sırada lezbiyen aşkı yaşamak bir uygunsuzluk mudur? Ve neden? Bu duygular, bu kargaşalar beni lime lime ediyor, bedenim her bir noktasından acı duyuyordu.”
 
* Bu yazı, “Notes of a Feminist Lesbian in Anti-War Initiatives”, The European Journal of Women’s Studies, 8 (2001) 3, pp. 381-92.’den faydalanarak hazırlanmıştır.     

Etiketler: kadın
Nefret