22/06/2020 | Yazar: Kaos GL

“Sistematik şiddetin LGBTİ+’ların varoluşunu tehdit etmesine karşı, var olduğumuz her alanda haykırmaya devam edeceğiz. Her yürüyüşü onur ve mücadele içinde olanlar, baskı ve yasakları tanımaz!”

Sosyalist Öğrenci Hareketi: “Her yürüyüşümüz onur yürüyüşüdür!” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Sosyalist Öğrenci Hareketi, Onur Haftası metni yayınladı. SÖH, “Devletin ayrımcı hukuku ve toplumsal cinsiyet normlarından güç alarak, sokaklarda, okullarda, evlerde, iş yerlerinde gerçekleştirilen sistematik şiddetin LGBTİ+’ların varoluşunu tehdit etmesine karşı, var olduğumuz her alanda haykırmaya devam edeceğiz. Her yürüyüşü onur ve mücadele içinde olanlar, baskı ve yasakları tanımaz!” dedi.

Metinde SÖH, ikili cinsiyet sisteminin normlarına, TERF’lerin (trans dışlayıcı radikal feminist) transfobik politikalarına, tüm baskı, şiddet ve ayrımcılığa karşı olduğunu duyurdu.

Metnin tam hâli şöyle:

“Dünya tarihsel dönemeçlerden geçiyor ve muazzam direnişlere sahne oluyor. Egemen sınıfların ezilen halklara karşı yürüttüğü topyekûn baskı, işkence ve katliamlara karşı LGBTİ+’lar da tüm diğer direniş odakları gibi ayağa dikiliyor. Patriyarkanın belirlediği sınırları tanımıyor, kendi yaşam hakları için amansız bir mücadele veriyor.”

“LGBTİ+ hareketinin, 1969’daki Stonewall İsyanı’ndaki direnişe dayanan Onur Haftası, her yıl haziran ayının son haftası çeşitli etkinliklerle kutlanır. Mücadele gücünü Stonewall’dan alan Onur Haftası, Türkiye’de ilk kez 1993 yılında baskı altında yapılmaya çalışılsa da açık bir şekilde ilk kıvılcımı 2003 yılında İstanbul’da küçük bir grubun Onur Yürüyüşü’yle başladı. Devletin yasak ve baskılarına rağmen haklarımız için onurla yürüdüğümüz bu hafta, korona virüs nedeniyle çeşitli etkinliklerle çevrimiçi düzenlenecek.”

“Onur Haftası’nın son gününde gerçekleştirilen Onur Yürüyüşü, LGBTİ+ emekçilerin gasp edilen hakları, seks işçiliği ile yaşamını sürdürmeye çalışan, eğitim ve sağlık hakkı tanınmayan, polis ve bekçi şiddetine, yaşamın her alanındaki LGBTİ+ fobiye karşı, LGBTİ+’ların mücadele yürüyüşüdür. Devletin ayrımcı hukuku ve toplumsal cinsiyet normlarından güç alarak, sokaklarda, okullarda, evlerde, iş yerlerinde gerçekleştirilen sistematik şiddetin LGBTİ+’ların varoluşunu tehdit etmesine karşı, var olduğumuz her alanda haykırmaya devam edeceğiz. Her yürüyüşü onur ve mücadele içinde olanlar, baskı ve yasakları tanımaz!”

“Heteroseksist burjuva medyanın LGBTİ+’ları bir yandan görünmez kılması, bir yandan hedef göstermesi, nefret cinayetlerinin artmasına zemin hazırlıyorken, Diyanet’in bilim dışı açıklamaları içinde bulundukları aciz durumu göstermektedir. Heteroseksist iktidarın kurumlarına karşı örgütlü mücadelemizle yanıt oluyoruz. LGBTİ+’ların görünmez kılınması, yaşam haklarının tanınmaması için yürütülen tüm politikaları reddediyoruz, bütün saldırıların karşısında örgütlüyüz ve mücadelemizi büyütüyoruz. Vardık, varız, var olacağız!”

“Yaşamın her alanında eşitlenmek için, LGBTİ+ mücadelemiz aynı zamanda ırkçılığa, türcülüğe, doğanın talanına ve emek sömürüsüne karşı da bir meşru devrimci mücadeledir.Sosyalist LGBTİ+ öğrenciler olarak, kapitalist baskı ve sömürü düzeni içinde, LGBTİ+’lar için yaşamsal hakların kazanılmasını sahiplenerek, gerçek kurtuluşu tüm cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinin özgürleşeceği sosyalist devrimde görüyoruz. Patriyarkanın ayrıcalık tanıdığı burjuva demokrasisinin kırıntılarını değil, yaşamın bütün olanaklarını istiyoruz.”

“Başkaldırımız, sadece faşist burjuva devletinin baskı ve yasaklarına karşı değil, yabancılaşmanın biçim kazandığı her alana, yani ikili cinsiyet sisteminin normlarına, TERF’lerin transfobik politikalarına, tüm baskı, şiddet ve ayrımcılığa karşıdır. Her yürüyüşümüz onur yürüyüşüdür!”


Etiketler: insan hakları, siyaset
Nefret