01/04/2021 | Yazar: Kaos GL

Kaos GL Derneği Mülteci Hakları Program Koordinatörü Av. Hayriye Kara, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını Çatlak Zemin’e değerlendirdi.

“Sözleşme’nin ‘eşcinselliği özendirip özendirmediği’ tartışması odağı kaydırmak için kullanıldı” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Derneği Mülteci Hakları Program Koordinatörü Av. Hayriye Kara, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını Çatlak Zemin’e değerlendirdi.

Kara, Sözleşme’den çekilme ve devlet erkanı tarafından LGBTİ+’lara yönelik artan nefret söylemlerine dair “Sözleşmenin hedef gösterilmesi zaten LGBTİ+ karşıtlığına da dayanıyordu. Türk aile yapısına uymama, toplumsal ahlaki değerlerin karşısında olması sözleşmeden geri çekilmek için hep dayanak olarak sunuldu. Medyada da hedef göstermeler buradan ilerliyordu. Öncesinde de LGBTİ+lar hedef gösterildiği için Cumhurbaşkanlığının böyle bir açıklama yapması da beklenmedik değildi” dedi.

“Sözleşmeyi bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor”

Kara, Sözleşme’nin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve sözleşmenin eşcinselliği özendirip özendirmediği tartışmasının da yersiz olduğunu ve odağı kaydırmak için kullanıldığını düşündüğünü söyledi:

“Sözleşmenin eşcinselliği özendirip özendirmediği tartışmasının da yersiz olduğunu ve odağı kaydırmak için kullanıldığını düşünüyorum. Açıkça söyleyelim sözleşme LGBTİ+ların da şiddetten korunması için düzenlemeler içeriyor.”

“Tekrar etmek gerekirse sözleşme, bu sözleşme hükümlerini uygularken, bu bütüncül mücadelede LGBTİ+’ları dışarıda bırakamazsın, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz bırakılan hiçbir grubu ayıramazsın diyor. LGBTİ+’ları hedef göstererek sözleşmeden çıkmayı meşru bir zemine çekmeye çalışıyorlar kendilerince ama bunun da hiçbir meşruiyeti yok. Bu hedef gösterme ve düşmanlaştırma yeni bir şey değil, ‘kadına şiddete biz karşıyız ama LGBTİ+lar bizim aile yapımıza ve ahlaki değerlerimize uymuyor vs.’ şeklinde söylemler duyuyoruz. Çok net bir şekilde kadına şiddete karşıyız deyip kadına şiddeti meşrulaştırmak için bir sürü gerekçenin öne sürüldüğünü de gördük. Şu şu şu durumlar olmadığı zaman kadına şiddet meşru değildir dediklerini de gördük. En çok tutacağını düşündükleri şey LGBTİ+ düşmanlığı ama bunun toplumdaki karşılığını da tartışmak gerekiyor.”

Değerlendirmenin tamamını buradan okuyabilirsiniz.


Etiketler: insan hakları, kadın