01/03/2022 | Yazar: Selma Koçak

Three Months filminin yıldızı; komedinin gücünü, gençliğe nasıl ilham verdiğini ve filminin neden ekranlardaki kuir temsilinde bir sonraki adıma geçilmiş hissi yarattığını anlatıyor.

Troye Sivan travmaların üstesinden gülerek gelmek istiyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Selma Koçak, Michael Cuby’nin them.us’ta yayınlanan yazısını KaosGL.org için Türkçeleştirdi.

Troye Sivan gülmeyi seviyor.

“LGBTQ+ topluluğun hayatta kalmasında mizahın rolü, üzerinde çok fazla düşündüğüm bir konu” diyor Avustralyalı aktör, şarkıcı ve söz yazarı geçenlerde Zoom üzerinden yaptığımız görüşmede.

Paramount Plus yayın platformu için yapılan yeni filmi Three Months üzerine konuşuyoruz. Sivan, filmde Güney Florida’da yaşayan, liseden yeni mezun olmuş ve üniversiteye başlamaya hazırlanırken son üç ayını, tek gecelik bir ilişkide HIV ile temas ettiğini haber aldığı andan itibaren, HIV’le enfekte olup olmadığını öğrenmek için bekleyerek geçiren bir genci oynuyor. Konusunun ciddiyetine rağmen film oldukça eğlenceli ve canlı, ne dramatize edilen bir kasvet var ne de kaçınılmaz korkunç son, durum o kadar da vahim değil yani. Daha ziyade şaşırtıcı bir şekilde, bildik romantik komedi olarak adlandırabileceğimiz neşeli ve komik bir film.

Hikâyede Sivan’ın sevdiği pek çok şey olmasına rağmen – yıldırım aşkı, bozulan ve yeniden kurulan bir dostluk ve ufak tefek ailevi çekişmeler de hikâyenin birer parçası – onu asıl çeken şey, filmdeki komedi unsurları olmuş: “Benim için kuir arkadaşlarımla bir araya gelerek sadece gülmek ve şakalar yapmaktan daha güzel bir şey yok, bazen kendimizi gömmek pahasına da olsa” diyor. “Bu, gerek özel yaşamlarında gerekse tarihsel olarak aynı travmatik deneyimi paylaşan insanları bir araya getiriyor, toparlanmalarını sağlıyor. Dolayısıyla çok önemli bir baş etme yöntemi.”

Caleb, filmde Sivan’ın oynadığı ana karakter, içinde bulunduğu karmaşık durumla baş etmek için kesinlikle kendisiyle dalga geçen bir mizaha başvuruyor. İdeal bir günü düzinelerce cigara tüttürmek ve darmadağınık bir yatakta cips kemirmekten ibaret olan tuhaf bir serseri, fotoğrafçı olmak için can atan ve umut vaat eden bir lubunya. Tek gerçek dostu, okuldan beri tanıştığı ve yerel bir benzin istasyonunda (Brianne Tju) birlikte çalıştığı bir lezbiyen, Dara. Çevresindeki her şeyden etkilenmeyecek kadar zeki ve garip şakalar konusunda bitmek tükenmek bilmeyen bir zulası var gibi görünen bir karakter olarak betimleniyor: “Tek istediğim babasının Prius’un arkasında bana kerkinen bir beydi.” diye yakınıyor Dara’ya bir seferinde, “Yani sanıyorum, aslında bunun düzülmekten kaynaklandığını düşünüyorum” diye yanıtlıyor anal ağrı konusunda soru soran doktoru, bir diğerinde.

Troye Sivan daha çok müziğiyle tanınmasına rağmen çok bir yetenekli oyuncu aynı zamanda, 10 yılı aşkın süredir aktörlük yapıyor. 2010’lu yılların ortalarında parlayan ilk teklilerini çıkarmadan önce, zekâ geriliği ile yaşayan bir çocuğun lüks bir yatılı okulda geçen hayatına odaklanan bir Güney Afrika film üçlemesinde[1] oynamıştı. Ancak asıl çıkışını 2018 yılında Garrard Conley’in çok satan anılarından uyarlanan ve korkunç bir onarım terapisi programı deneyimini anlatan Boy Erased filminde Gary olarak rol almasıyla yaptı. Folyo karakterlerden, bıkmış ve yorgun olan Gary idi, bahtsız baş karakter Lucas Hedge ise azimli ve kararlı olandı. Soğuk sarışın Gary her defasında mükemmel bir performans sergiledi, ani ruh hali ve konu değişimlerini başarıyla yaptı, akranları arasında sessiz bir asi, öğretmenlerine karşı çalışkan bir öğrenci oldu.

Ancak Boy Erased bir dramaydı, üstelik büyük D ile; karanlık bir tonu vardı ve konusuna ayna tutuyordu. Three Months ise, zor bir konuyu ele almasına rağmen kesinlikle böyle değil: “Böyle bir konu hakkında bir komedi filmi yapabilmek bana gerçekten çok kuir hissettirdi, elbette yine yürekli ve tabii ki meseleyi doğrudan ele alıyor” diyor ve “Bu bana heyecan verici geldi” diyerek devam ediyor.

Sivan, projeyi ilk, yazarından ve sosyal ortamlardan tanıdığı yönetmeni Jared Freider’dan duymuş: “Kafamda hep ‘Yahudi Jared’ olarak kodladım onu.” diyor gülerek Sivan aralarındaki ilişkiyi anlatırken: “Ben Yahudiyim ve Yahudiliğimiz ve pop müzik saplantımız üzerinden aramızda bir yakınlık olduğunu hissettim.” Sivan senaryoyu okuduktan sonra hemen dahil olmak istemiş: “Bir karakter olarak Caleb’e âşık oldum, bence gerçekten sevimli ve bana gerçek hayatta tanıdığım insanları hatırlatıyor.” diyor.

Oyuncu, karakteriyle her zaman kişisel düzeyde bir ilişki kurmasa da bu karakterin kendisi için özel bir deneyim olduğunu kabul ediyor, çünkü Caleb ona “daha gençken keşke azıcık da olsa benzeyebilseydim dediğim bir çocuk” gibi hissettirmiş. Caleb’in müdanasız lubunyalığını da şöyle açıklıyor Sivan: “Gerçekten inatçı, dediğim dedik bir karakter ve kendini gerçekten harika olduğunu düşündüğüm bir şekilde tanıyor. Bu çocukken kesinlikle sahip olmayı istediğim bir özellik.”

Sivan, büyürken kuir içerik bulmak için ailesinin etrafında gizlice dolaştığını ancak sıklıkla “kasvetli / somurtkan” içeriklere rastladığını hatırlıyor: “Bunların çoğu açılma hikâyeleriydi ve her zaman çok ağır geldi.” diye anımsıyor. O zaman bile, açılmadan önce, anlatılacak çok daha fazla şey olduğunu biliyordu. “(Açılmak) kuir deneyimin çok büyük bir parçası, ama böyle bir şeyi okumak aynı zamanda canlandırıcı ve umut vericiydi. Elbette Caleb’in uğraştığı mesele kesinlikle bu değil.”

Yine de bazı açılardan, Caleb’in uğraştığı mesele doğası gereği açılmaktan çok daha ciddi görünebilir. HIV ile yaşamak konusunda başka Hollywood projelerine (PhiladelphiaAngels in AmericaThe Normal Heart) bakın, en az mukabilleri açılma deneyimleri kadar “kasvetli / somurtkan” olan, daha fazla değilse tabii, hikâyelere rastlayacaksınız sıklıkla. Ancak Three Months deneyimin bu tarafı üzerinde durmuyor, daha ziyade düzgün tedavi edildiğinde virüsün ne kadar önemsiz olabileceğini vurgulamayı tercih ediyor. Film, karakterler arasında “belirlenemeyen = bulaşmayan”ın anlamına dair diyaloglar içeriyor ve hatta serodiskordans[2] bir çiftin arasındaki güçlü ve sağlıklı ilişkiyi vurguluyor – HIV ile yaşamanın ekranlara çok nadir yansıyan yönleri.

Sivan, “Sanırım bir hareket, bir iletişim başlatacak ya da var olanları ilerletecek projeler arıyorum mütemadiyen.” diyor. “Bunlar gerçekten beni daha fazla içine çekiyor. ‘Bu film (HIV güvenliği) hakkında bilgisi olmayan izleyicilere ulaşırsa’ fikri beni motive ediyor. Bu bana, bir filmde oynamaktan çok daha büyük bir şeyin parçası olduğumu hissettiriyor.” Oyuncu, filmin genç izleyicilere yönelik olması nedeniyle özellikle heyecanlı. “Bu filmin sevdiğim bir yönü de gençlerin izlerken eğleneceklerini düşünmem. Çünkü bu filmi görmesini istediğim kişiler onlar.”

Yaptığı işlerle genç insanların hayatlarında değişim yaratabilme yeteneği Sivan için sürekli bir motivasyon kaynağı. “Biri için gerçekten somut bir değişim anı hissettiğim yeterince (deneyim) yaşadım.” diyor. “Kibirli ya da buna benzer bir şekilde anlaşılmak istemem ama imza günlerinde 14 yaşında birileri gelip bana sarılıyor ve şöyle tatlı bir şey söylüyor: ‘Çok zor bir zamanında müziğin imdadıma yetişti.’ Bir şekilde ne demek istediklerini anlıyorum, biliyorum ve onlar da benim anladığımı biliyorlar ve işte paylaşılan o an. İşte orada, radyoda başarılı olan ve para kazandıran bir pop şarkısı yazmaktan çok daha heyecan verici bir his var.”

Ama Sivan’ın müziğe olan tutkusunun azaldığını düşünmeyin sakın. Tıpkı Boy Erased’de olduğu gibi, Sivan içinde yer aldığı bir film için daha müzik yaptı, Three Months filmine, Jay Som’un asiste ettiği Trouble dahil olmak üzere, iki yeni şarkıyla katkıda bulundu. Hâlâ kendi müziğini yapıyor olsa da filmler için müzik yapmanın kendisine tatmin duygusu sağladığını kabul ediyor: “Önünüzde bir sahneye sahip olmak ve şarkı sözü yazabilmek ya da önünüzde bir sahnenin olması ve kendinize ‘Bu nasıl bir ses?’ diye sormak, ikincisi müziği gereksiz şeylerden arındırmaya yarıyor.” diyor. Şarkıcı, kendisi için söz yazarken ve beste yaparken genellikle süreci çok detaylı bir şekilde düşünme eğiliminde olduğunu, sıklıkla kendisine yeni şarkının “havalı / cool” hissettirip hissettirmediğini ya da “seyrettiği müzik rotasıyla uyumlu olup olmadığını” sorduğunu anlatıyor. Three Months için hazırladığı üç şarkıda ise süreç tamamen farklı ilerlemiş: “O şarkıları ‘Troye’ yerine ‘Caleb’ adıyla yayınlamakta hiçbir sakınca olmadığını hissediyorum.” diyor kahkahalar eşliğinde. “Gerçekten onun bakış açısıyla yazmaya çalışıyordum.”

Sivan’ın karakter meselesini ciddiye aldığı çok açık, dolayısıyla gelecekte oyunculuğa devam etmeyi umuyor olması da şaşırtıcı değil elbette. Birlikte çalıştığı insanlardan bir şey öğrenmekten, öğrendiklerini bir sünger gibi içine çekmekten gurur duyuyor. Three Months için oyuncu arkadaşı Judy Greer doğaçlama yapmaları gereken bir sahneyi hatırlıyor sersemleyerek: “Öncesinde gerçekten gergindim ama sonunda bunu yaparken çok iyi vakit geçirdim.” diyor. “O an ‘Ben gerçekten oyunculuk yapıyorum.’ dediğim bir andı.”

Sivan, şu anda Euphoria’yı yaratan ekibin de aralarında olduğu ve “bir kişisel gelişim koçu ve gizli bir tarikat liderini” konu alan The Idol adlı yeni HBO dizisi için Los Angeles’ta. Oyuncu, altı bölümlük dizi çekilirken çok eğleniyor, özellikle büyük bir oyuncu kadrosuna sahip olduğu için (The Weeknd, Lily-Rose Depp ve Anne Heche başrolü paylaştığı ünlülerden sadece birkaçı). Birlikte çalışmak, benzer projeler yapmak için içindeki arzuyu ateşliyor, bundan sonra neyle uğraşacağı sorulduğunda bir an bile tereddüt etmiyor: “Dün gece Succession’ı izliyordum ve ‘Tanrım bu kadar anlayışlı ve birbiriyle uyumlu çalışan yetenekli insanlarla birlikte oynamak, böyle bir şeyin parçası olmak çok eğlenceli olur’ diye düşünüyordum. Benim için rüya gibi bir iş”, diyor. “Biliyorum bu devasa bir dilek. Ama böyle bir şey bulabilirsem gerçekten kafayı yiyebilirim.”

Ciddi meseleleri komedi türünde ele alan bir gösteri mi? Sivan’a göre kulağa mükemmel geliyor.



[1] Spud, Spud 2: Madness Continous, Spud 3: Learning to Fly adlı filmlerde Spud karakterini oynadı.

[2] Karışık durum olarak da bilinen serodiscordant bir ilişkide, eşlerden bir HIV ile yaşarken diğeri HIV statüsüne sahip değildir.


Etiketler: medya, kültür sanat, cinsellik, dünyadan, hiv
bülten