09/04/2021 | Yazar: Kaos GL

Pozitif Dayanışma: “HIV ile yaşayanlara yönelik ayrımcılık ve nefret doğrudan bir suç olarak tanımlı değil. İstanbul Sözleşmesi'nden hala vazgeçmediğimiz gibi nefret suçları yasasının da acil olarak meclisten çıkmasını talep ediyoruz!”

“Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi HIV ile yaşayanları daha savunmasız bıraktı” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Pozitif Dayanışma, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararı ile çekilmesinin kadınlar ve LGBTİ+’larla birlikte HIV ile yaşayanları da daha savunmasız bıraktığının altını çizerek İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğini duyurdu. Dayanışma aynı zamanda nefret suçları yasasının da acil olarak Meclis’ten çıkmasını talep etti:

“İstanbul Sözleşmesi'nde yer alan ‘sağlık durumu’ ifadesiyle ayrımcılık yapılamaz hükmü aslında HIV ile yaşayanlar için bir koruma içerebilecekken sözleşmenin bu yönde uygulanmaması ve ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararı ile Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesi kadınlar ve LGBTİ+’larla birlikte HIV ile yaşayanları da daha savunmasız bıraktı. HIV ile yaşayanlara yönelik ayrımcılık ve nefret doğrudan bir suç olarak tanımlı değil!”

“Yargıtay'ın 2016 yılında aldığı bir kararda belirttiği üzere Türk Ceza Kanunu'nun(TCK) 122. maddesinde nefret suçunun adı var, kendisi de cezası da yok. Bu madde “ırk, devlet, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefrete dayalı ayrımcılığı” suç saymaktadır. Ancak "sağlık durumu" ya da "HIV statüsü" yasada anılan bu gruplar içerisinde yer almamaktadır.”

“Nefret suçları yasası mutlaka HIV ile yaşayanlara yönelik ayrımcılığı da içerecek şekilde TCK'da yer almalı ve bununla birlikte HIV ile yaşayanlara yönelik gerekli devlet koruması hazırlanacak etkili yasa, yönetmelik ve mevzuatlarla sağlanmalı ve sivil toplum denetiminde uygulanmalıdır.”⠀

“İstanbul Sözleşmesi'nden hala vazgeçmediğimiz gibi nefret suçları yasasının da ACİL olarak meclisten çıkmasını talep ediyoruz!”


Etiketler: insan hakları, kadın, sağlık