30/04/2021 | Yazar: Kaos GL

“İnsan dışı hayvanlar bu sermaye gücü karşısında köle statüsündeyken, insan işçilerin emeklerinin sömürülmesi söz konusu.”

Vegan Kortej’den 1 Mayıs açıklaması: Hayvana, doğaya, yeryüzüne özgürlük! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Vegan Kortej, dün (29 Ağustos) Bakırköy’deki Eğitim Sen’de bir araya gelerek 1 Mayıs öncesi açıklama yaptı.

“1 Mayıs, dünyanın her yerinde işçi sınıfının ve emeği ile geçinenlerin her türlü sömürüye ve bireyi ne ürettiğine yabancılaştıran kapitalist sisteme karşı birlik, mücadele ve dayanışma günüdür” diyen Vegan Kortej, 1 Mayıs’ı hayvanlardan kopuk bir gün olarak değerlendirmediklerini açıkladı ve şöyle devam etti:

“Aksine hayvanlar aleminde kendilerine baskı uygulayan insanlara karşı  meydana gelen direniş, isyan, meydan okuma ve başkaldırı eylemlerinin olduğunu bizler biliyoruz. Tyke adlı fil 20 Ağustos 1994’te Honolulu, Hawaii’ye getirilmişti. Gösteri için hazırlanan Tyke, önce gösteriye katıldı daha sonra hırçınlaşmaya başladı. Doğduğu an itibari ile bir sirk tarafından ailesinden kopartılan Tyke, 20 yıllık esaretinin ardından özgürlüğünü kazanabilmek için mücadele etmeye karar verdi. Terbiyecisini öldürdü, sirkten kaçıp sokaklarda korku içinde koşmaya başladı. Çok vakit geçmeden gelen polisler Tyke’a ateş açmaya başladı ve yarım saatlik mermi yağmuru ile sadece özgürlüğünü isteyen fili orada öldürdü. Rize'nin İyidere ilçesinde Kurban Bayramı’nın birinci günü hayvan pazarında ipinden kurtularak kaçan dana, sahiplerinin peşine düşmesine rağmen bulunamadı. İzini kaybettirerek denize giren dana Kurban Bayramı’nın son günü Trabzon'un Sürmene ilçesinde ortaya çıktı. Balıkçılar tarafından denizde yüzerken görülen dana için Sahil Güvenlik ekiplerine haber verildi. Danayı denizden kurtarmak için gelen Sahil Güvenlik ekipleri ve balıkçılar danayı kurtarmak istese de dana kaçmaya devam etti. Üç gün boyunca Karadeniz’in dalgalarında özgürlüğüne, yaşama hakkına yüzen bu kahraman dana, onu diğerlerinden ayıracak ve hikayesine başlık olacak bir isme de kavuştu. Ferdinand... Eşeklerin inadının insan zulmüne karşı bir direniş olduğunu, atların 500 yılda evcilleştirilememesinin insan türüne karşı direniş olduğunu biliyoruz. Politik özneler olarak, hayvanlar sadece emek verip anlamsızca ve hiç yardım görmeden acı çekmediler, onlar çalışmayı ve sömürülmeyi sık sık reddettiler, en azından kendilerine tanınan süreleri aşan ekstra işler için farklı derecelerde ikna edilmeleri gerekti. BİLİYORUZ Kİ; Hayvanlar da bu sömürü düzenine direniyor ve köle olmak istemiyor. Şüphesiz ki bizler de ipini koparan dananın tarafındayız.

“Kapitalist sistemin birikimine baktığımızda bugün hayvan sömürüsü ve doğanın talanı en üst seviyede, hayvanlar ve doğa için bu yüzyıl cehennem çağı haline dönüşmüştür. İklim krizi tehlike çanlarını çalıyor, evimiz olan dünyayı kaybetme eşiğindeyiz. Kapitalist sistem hayvan sömürüsü ve doğanın talanını gündelik hayatın içerisinde meşru kılmış, yeniden üretmeyi de başarmıştır. Kapitalizm, en büyük sac ayaklarından biri olan hayvancılık sektörünün çöküşünü göze alamamakta ve birçok ülkede hayvan hakları savunucuları ve iklim aktivistleri terörist olarak lanse edilmiştir. Bizler ise toplumsal muhalefette insan dışı  hayvanların ve doğanın da yer alması gerektiğini ve hep beraber bu sömürü düzeninin karşısında olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ve veganlığı ahlaki evrimimiz için asgari bir tutum olarak görüyor ve özgürleşme yolunda önemli bir adım sayıyoruz.

“Kadınların çalışma hayatında ikinci plana atıldıklarını, ev içi emeklerinin değersiz görüldüğünü, LGBTİ+’ların emeklerinin toplumda aynı şekilde görünmez hale getirildiğini biliyoruz. İnsan dışı hayvanların köle statüsü ise yasal bir zemine sahip. Toplumun tüm ötekileri bu sömürü düzeninde var olamıyor, hatta bu uğurda canlarını veriyorlar. Günümüz çalışma koşullarıyla birlikte, pandemi sürecinin sancısını çeken insan işçi sınıfının yaşadığı sıkıntıları sahipleniyor ve “Her gün 1 Mayıs, her yer 1 Mayıs” sloganını bizler de atıyoruz.

“Bugün de görüyoruz ki;  İşverenlerin  ekonomik gücü, sermaye lehine; insan dışı hayvan, insan ve doğanın aleyhine doğru evriliyor. İnsan dışı hayvanlar bu sermaye gücü karşısında köle statüsündeyken, insan işçilerin emeklerinin sömürülmesi söz konusu. Sözde Tam kapanmanın olduğu bu dönemde pandeminin yükü yine işçi sınıfının ve diğer emek kesimlerinin sırtında. Herkese aşı istiyorken, sermaye var olan eşitsizlik yapılarını daha da güçlendirmek için  taraf oluyor. Aramızda uçurumlara sebep olan tüm bu eşitsizlik yapılarını bizler kabul etmiyoruz. Her şeye rağmen; bizler insan işçi sınıfının ve insan dışı hayvanların bu sisteme karşı verdikleri mücadeleleri görüyoruz ve bu direnişlerin her zaman yanında olacağımızı bir kez daha söylüyoruz.

SÖMÜRÜYE KARŞI OMUZ OMUZA!

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

HAYVANA, DOĞAYA, YERYÜZÜNE ÖZGÜRLÜK!”


Etiketler: insan hakları, yaşam, çalışma hayatı, ekoloji