17/04/2007 | Yazar: Kaos GL

Medyanın isim kullanmama hali "tutarsız" bir seyir içinde. "Uğruna ev terk edilen" transeksüelin başlıkta ve haberde öğrenemediğimiz ismiyle anılması için ille olay çıkarmasını, mutsuz olmasını mı, cinnet geçirmesini mi beklememiz gerekiyor?

Medyanın isim kullanmama hali "tutarsız" bir seyir içinde. "Uğruna ev terk edilen" transeksüelin başlıkta ve haberde öğrenemediğimiz ismiyle anılması için ille olay çıkarmasını, mutsuz olmasını mı, cinnet geçirmesini mi beklememiz gerekiyor?

KAOS GL

Ayça Örer

"Yedi Yıllık Karısını Transseksüel İçin Terk Etti". İsmi en kullanmaması gereken yerlerde -yani çocukların deşifre edilmemesinde, hukuki süreçlerde, suç sabit olmadığında- kullanan gazetecilerin bu haberdeki özne eksikliği nereden kaynaklanıyor? "Transeksüel" kimliğinin isminin bile yazılamayacak kadar kabul edilemez oluşundan mı?

Bu haber İletişim Fakültesi öğrencilerine öğretilen "köpek insanı ısırdıysa haberdir" klişesinin izinden gidiyor: "Transeksüel şiddet uygular, seks işçiliği yapar, o zaman haberlerde 'Okşan'lı, 'Mehtap'lı ismi vardır ama evlenmek isterse bu yalnızca sıra dışıdır ve karşımızdaki yalnızca transseksüeldir."

Aynı transeksüeli isimsiz kılan gazeteciler, bazen de kimliği tamamen örter ve ismi manşete taşır: "Bülent Ersoy'un müstakbel eşi".

İkisi arasındaki fark, birinin kimliğinin "görünmez bir el" tarafından silinmiş olmasından.

Kaynak: BİA, 16 Nisan 2007

Etiketler: medya
Dijital