İnsan Hakları / Sağlık

Ayrımcılığı Önleyemezsek, Yayılımı da Engelleyemeyiz

Perşembe, 31 Ocak 2013
Haber: Kaos GL
Pozitif Günlük, Türkiye’de ki HİV yayılma oranlarında ki artş ile ilgili bir basın bülteni yayınladı. Bültene göre “Ayrımcılığı önleyemezsek, yayılımı da engelleyemeyiz”
 
Türkiye’de son dört yılda her sene ortalama 500 kişi HIV tanısı alırken, 2012’nin ilk 6 ayında bu sayıya ulaşıldı. Bu veriler, son bir yılda Türkiye’deki yayılım hızının en yüksek seviyeye ulaştığını gösteriyor.
 
Türkiye 2012 yılı itibariyle HIV/AIDS artışı inanılmaz bir hıza ulaştı. Sağlık Bakanlığı’nın Haziran 2012 tarihindeki verilerine göre Türkiye’de kayıtlı HIV/AIDS vakası 5 bin 740 kişi bulunmakta. 2010 yılında Türkiye’de yeni vaka sayısı 590 iken, 2011 yılında yeni tanı sayısı 726 oldu. Ancak bu sayı 2012’nin sadece ilk 6 ayında 524’e erişti!
 
Vaka sayısı 2010 yılında %16, 2011 yılında ise %23 oranında artarken, bu oran Ocak -Haziran 2012 döneminde oransal olarak iki kat artarak, % 44’e ulaşmıştır.
 
Dünya geneline baktığımızda bu sayıların buzdağının sadece görünen kısmı olduğu düşünülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü 10 ülkeden topladığı verilere göre HIV pozitif kişilerin % 60’dan fazlasının HIV statülerini bilmediğini ön görüyor.
 
“Ayrımcılığı önleyemezsek, yayılımı da engelleyemeyiz” 
 
Birleşmiş Milletler konu ile ilgili olarak HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS); HIV’e ve HIV ile yaşayanlara karşı ayrımcılık önlenemezse, yayılımın da engellenemeyeceğini savunmaktadır. Bilim çevreleri ve insan hakları savunucuları, önyargılar ve ayrımcılığın artmasıyla yayılımın arttığı yönünde hem fikir. Ayrımcılık, HIV/AIDS alanında bir kısır döngü yaratmakta.  Yani önyargılar ve ayrımcılık; testten kaçınmaya; testten kaçınma, kişinin HIV ile enfekte olduğunu bilmemesine;  bu da yayılımın katlanarak artmasına neden olmaktadır. 
 
Uluslararası AIDS Tedavi Organizasyonu (EATG) üyesi Fatih Egelioğlu Türkiye’deki hızlı artışa şu sözleri ile dikkat çekiyor: “Bu güne dek HIV’in Türkiye’deki yayılımın gerçek nedenlerinin doğru tespit edilmeyişi ve buna paralel olarak bir aksiyon planının oluşturmaması başlıca etkenlerdir. Toplumun, HIV’in sadece cinsel yolla bulaştığı ve belli gruplara ait olduğu gibi önyargılar ciddi ayrımcılıklara zemin hazırlamaktadır. Oysa HIV ile enfekte kişiler arasında enfeksiyonu almış toplumun her kesiminden insanlar vardır ve HIV gerekli önlemler alınmadığı durumlarda temel 3 yol dışında bulaşmamaktadır.”
 
Tedaviye erişim HIV yayılımını yavaşlatıyor
 
UNAIDS tarafından yayınlanan küresel raporlar HIV tedavisine erişiminin artmasının HIV epidemisini yavaşlattığını belgelemektedir. HIV tedavisi, HIV ile yaşayan kişilerin sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam etmelerine olanak tanırken, aynı zamanda HIV  negatif eşlerine  % 96 gibi yüksek bir oranda HIV bulaştırma riskini düşürmektedir.. Bu durum hem kişinin, hem de toplumun sağlığı için önemlidir.
 
Kaynak: www.pozitifgunluk.com