İnsan Hakları / Sağlık

Psikolojik Danışmanlar Diyarbakır’da Örgütlendi

Perşembe, 25 Nisan 2013
Haber: Kaos GL
Diyarbakır’da görev yapan psikolojik danışmanlar, bölgelerinde yaşadıkları sorunlara cevap olabilmek amacıyla Psikolojik Danışmanlar Derneği’ni kurdu.
 
Diyarbakır’da kurulan Psikolojik Danışmanlar Derneği (PD-DER) ötekileştirme, homofobi, şiddet, göç, madde kullanımı, eğitim dili, kadın, çocuk işçiliği, ensest, travma, yas, intihar, ırkçılık vb. konularda atölye çalışması, eğitim, seminer, panel ve konferans düzenlemeyi, psikolojik danışma uygulamaları yapmayı planlıyor.
Psikolojik Danışmanlar Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hande Çelik, amaç ve hedeflerini anlattı.
 
Diyarbakır’da örgütlenme fikri nasıl ortaya çıktı?
Biz Diyarbakır’da görev yapmakta olan bir grup psikolojik danışman olarak çalıştığımız bölgelerde sık karşılaştığımız sorunlara kendi uzmanlık merceğimizle nasıl eğilebiliriz sorusuna cevap kaygısıyla böyle bir girişimde bulunduk. Bu girişimi en hızlı şekilde hayata geçirme amacıyla Merkezi Ankara’da bulunan ve güçlü bir örgütlenme olan ‘Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin Diyarbakır şubesini açmayı düşündük. Ancak yapmış olduğumuz tartışmalar sonucunda derneğin ismindeki “Türk” ibaresinin kapsayıcı bir nitelikte ve etik olmadığı, ötekileştirici olduğu fikrine vardık. Bu bağlamda Türk PDR Derneği’nin yönetim kuruluna göndermiş olduğumuz ve sosyal medya da oldukça yankı bulan isim değişikliği önerimiz kabul görmedi. Bu süreçten sonra ise bağımsız bir örgütlenme olarak var olmaya karar verdik.
 
Kaç üyeniz var ve hangi tarihte kuruldunuz?
Şu an için aktif olarak üye kaydına başlamadık, kurucu bir grup olarak yaklaşık 20-25 kişi ile çalışmalara devam ediyoruz, 2012 Mayıs ayından itibaren devam eden çalışmalarımız 20 Aralık 2012 tarihinde tüzel kimlik kazanarak resmi bir hal aldı.
 
Bu örgütlenme ile neyi amaçlıyorsunuz?
Biz psikolojik danışmanlar olarak çalıştığımız kurumlarda birçok sorunla karşılaşıyoruz. Bu sorun alanlarına bireysel olarak eğilmek konusunda yetersiz kaldığımızı düşündük. Amacımız mesleki olarak kendimizi geliştirmek, bölgede karşılaştığımız sorunlara işlevsel çözüm üretebilmek, bireyi merkeze alan psikolojik danışmalık alanını halka ulaşılabilir kılmak.
 
Oluşum sürecinde ne tür zorluklarla karşılaştınız?
Ne yapacağımızı biliyorduk fakat nasıl yapacağımız konusunda fikir sahibi değildik. Bürokratik mevzular, maddi kaynak oluşturma, yer temin etme, organize olma gibi konular bizim için zorlayıcı faktörlerdi. Bu zorlayıcı faktörler oluşumumuzu tamamlama aşamasında bize fazlasıyla zaman kaybettirdi. Böylesine bir kayıp zaman zaman gruptaki motivasyonumuzun düşmesine sebep oldu.
 
Ne gibi çalışmalar yapmayı, bu çalışmalarla neleri değiştirmeyi planlıyorsunuz?
Çalışmalarımızı iki temele dayandırdık; birincisi psikolojik danışmanların mesleki yeterliliklerini arttırmak, etkin yardım becerilerini geliştirmek ve özellikle bölgeye yeni gelmiş meslek elemanlarının kültürel ve toplumsal duyarlılıklarını empatik düzeye ulaştırmak. İkincisi ise bölgedeki sorunlara eğilebilmek, halkla psikolojik danışmanlar arasında bir bağ kurabilmek. Bu bağlamda dışlanma, ötekileştirme, homofobi, şiddet, göç, madde kullanımı, eğitim dili, kadın, çocuk işçiliği, ensest, travma, yas, intihar, ırkçılık vb. konularda atölye çalışması, eğitim, seminer, panel ve konferans düzenlemek, psikolojik danışma uygulamaları yapmak. Bunun yanı sıra kitap, dergi gibi yazılı kaynaklar oluşturmak. Bu çalışmalarla başta psikolojik danışmanlarda mesleki ve toplumsal duyarlılık kazandırmak, psikolojik danışmanlığın ulaşılabilir olmasını sağlamak. Toplumsal olarak tabu haline gelmiş, doğrudan faaliyet alanlarımız üzerine bilimsel tartışmalar yürütüyoruz.