Yaşam / Siyaset

‘Feminist bakış açısında kendimi var edebileceğim parti HDP’

Perşembe, 19 Mart 2015
HDP’den feminist ve LGBTİ aktivisti aday adayı Özlem Şen: LGBTİ’lerin yerine konuşmaktansa onların söylediklerinden politika üretmeyi mantıklı buluyorum.
 
Özlem Şen 02.10.1988 İstanbul doğumlu. Baba tarafı Pazarcık, anne tarafı Elbistanlı olup Kürt Alevisi. İlkokul ve liseyi Adana’da tamamlayan Şen, 2013 yılında Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’nden mezun oldu. 2014 yılında Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Bilimleri anabilim dalında yüksek lisansa başladı, halen devam etmekte.
 
Özlem Şen siyasete nasıl ilişkilendiğini ve neler yaptığını şu şekilde ifade ediyor:
 
“Siyasete öncelikle teorik alt yapımı oluşturmakla başladım. Lisans dönemimin son zamanlarında HDK’nin dışarıdan izleyicisiydim. Geçtiğimiz yerel seçim dönemleriyle HDP’de aktif yer aldım. Uzun bir dönemdir feminist bakış açısıyla kadın mücadelesinde aktif yer almaktayım. 2014’den bu yana Kadın Emeği Kolektifinde çalışmalarımı sürdürmekteyim. Ekolojik bir hayatı olabildiğince öncelikle kendi yaşamıma yerleştirmeye çalışıyorum ve toplumsal düzeyde de ekoloji alanında çalışmalar yürütüyorum. Ekoloji ve kadın perspektifindeki politikayla yeni yaşamı var etmeye çalışıyorum. Uzmanlık alanımda da Alevilikte kadın ve Alevi kadınlar, muhafazakârlık gibi akademik çalışmalar yapıyorum, fakat daha başındayım.”
 
HDP’den aday adayı olma sürecinizden bahsedebilir misiniz?
 
Bu bireysel bir aday adaylık süreci değil, ciddi bir kadın kitlesi ve dayanışması var, kadınlar mecliste kendi seçtikleri kişiler tarafından temsil edilmek istiyor, onun için bu bizim aday adaylığımız.
 
Aday adaylık süreci başladıktan sonra HDP’den, hem Mersin hem de diğer illerden çevremdeki insanlar aday olmam gerektiğini söylüyorlardı. Profilimin HDP için uygun olduğunu, HDP’de genç, kadın, ekolojist, Alevi, Kürt, sosyalist kimliklerimle eşit temsiliyet için olmam gerektiğini söylüyorlardı. Hatta Kocaeli’nden bir arkadaşım aday adaylık süreci başladığında, “Özlem senden bir şey isteyeceğim yapar mısın” diye aradı, “tabi, söyle” dedim. “Yarın HDP’den adaylık için başvurur musun?” dedi. Gelirken iki ekmek al der gibi (gülüyor). Özellikle kadınlar böyle bir taleple gelince düşündüm ve neden olmasın dedim. Öncelikle başvuru yapmak için gerekli olan 1000 TL’yi bulmamız gerekiyordu ve kadın dayanışmasıyla topladık bu parayı.
 
Sonrasında Mersin’de HDP içinde yer alan-almayan farklı kadın örgütlerinin ve LGBTİ’lerin desteğiyle başvuruya gittik. Yaklaşık 50 kişi vardı, aslına bakarsan bu kadarını beklemiyordum ve “Jin, Jiyan, Azadi” sloganlarıyla başvurumuzu yapmış olduk. Bu aynı zamanda kadınların HDP’nin eşit temsiliyet söylemine inandığının ve Yeni Yaşam’ın öznesi olmak istediklerinin açık göstergesi. Başvuru sonrasında da kadın dayanışması devam etti. Fotoğrafları Özgecan, kıyafetleri Nalan, Facebook sayfasının açılımı ve tanıtım bildirilerini Gonca, kurum gezmelerinde araba kullanımını Gizem ve tabi örgütleme, duyuru, kitleye yayma işinde Özge, Duygu, Yüksel, Özlem, Deniz… Bütün kadınlar aktif yer aldı ve tabi hâlâ da yer alıyorlar. Onun için bu bireysel bir aday adaylık süreci değil, ciddi bir kadın kitlesi ve dayanışması var, kadınlar mecliste kendi seçtikleri kişiler tarafından temsil edilmek istiyor, onun için bu bizim aday adaylığımız.
 
Peki, neden HDP?
 
HDP kadınların çalışma hayatında, sosyal alanda, yerel ve merkezi yönetimlerde kadınların eşit temsiliyetini en önemli hedefi yapmış bir parti. Gerek eş başkanlık sistemi gerçekleştirmiş olması, gerek 275 kadın milletvekili adayını önüne koyuyor olması HDP’yi seçmemin büyük göstergesidir. Ben bir feministim ve feminist bakış açısında kendimi var edebileceğim parti HDP’dir. Politika üretirken, öznesi kimse onun söyleminden yola çıkıyor ve söylemden öteye geçip eylemselliğe döküyor ve toplumda bir yer buluyor. Türkiye’nin 90 yıllık siyasetinin dışında, yeni bir şey bu. Bu zamana kadar arayıp da bulamadığımız, umutla beklediğimiz Yeni Yaşam söyleminde samimi olduğu için HDP.
 
Bir feminist adayın mecliste olması neleri değiştirebilir?
 
Bugün kadına söz alanı bırakmayan kadın düşmanlığını kışkırtan adeta bir cinse karşı iç savaş ilan eden bir iktidar var. Her gün 5 kadın katlediliyor, erkek egemen zihniyetin kadın katliamı hızını kesmeden sürüyor. Kadınlara yönelik kapsamlı, sistematik ve politik bir saldırı ile karşı karşıyayız. Bu nedenledir ki kadınlara yönelik her türlü şiddet ve kadın katliamları, bu politikanın bir sonucudur. Ve kadın cinayetleri politiktir. Biz de tam da bu noktadan itiraz etmek durumundayız, hem alanlarda hem de mecliste.
 
Kadınlar öldürüldükten sonra, katillerin en ağır ceza ile cezalandırılmaları için ve asıl olan kadınların öldürülmemesi için kadın bilinciyle üretmemiz gereken politikalar ve eylemsellikler var. Kadını parlamentodan, iş hayatından, toplumsal alandan uzak tutmaya çalışıp aileye hapseden zihniyete karşı feminist bir bakışla kadın özgürlük mücadelesini mecliste de vermeliyiz. Bu çok geniş bir perspektif aslında, yani sağlık, eğitim, ekonomi, ekoloji, hukuk… Üretilen her türlü politikanın kadın bilinci ve özgürlüğü temelinde ele alınması gerekli. Haliyle cinsiyetçiliğin, iktidarlaşmanın, heteroseksizmin olmadığı politikalarla ciddi bir değişimi sağlar Yeni Yaşam’ı var etmiş oluruz.
 
LGBTİ mücadeleyi tanıyan ve içinde olan biri olarak meclisteki LGBTİ politikalar üzerine neler planlıyorsun?
 
Türkiye’de 20 yıllık, Kürdistan’da yeni ama var olandan beslenen bir LGBTİ hareketi var. Kendi yayınları, fikirleri, politikaları var. Feminist mücadele de LGBTİ mücadelesi ile her zaman bir dayanışma halinde olmuştur. Her iki mücadelenin farklı alanları olsa da ortak bir zemini var ve bu heteroseksizm. Heteroseksizm LGBTİ’leri de heteroseksüelleri de baskılıyor ve bununla mücadele alanında hep beraber hareket ettik. Aslında aday adaylık süresinde de Mersin 7 Renk, Kaos GL ve Pembe Hayat’taki arkadaşlarımdan aldığım destek ve söylemlerle eyleme geçiyoruz. Çünkü LGBTİ’lerin yerine konuşmaktansa onların söylediklerinden politika üretmeyi mantıklı buluyorum. Gerek adaylık sürecinde gerek mecliste yine birlikte politika üretip haklarımızı savunacağız. LGBTİ’lerin bütün hakları için öznesi olanlarla birlikte hareket edip politika üretip kendi iradelerini var edebilmeleri adına bundan önce nasıl birlikte çalıştıysak bundan sonra da sorunun üzerine birlikte eğilip daha çok çalışacağız.
 
Son olarak bu röportajla seslenmek istediklerine neler söylemek istersin?
 
Bütün cinsiyet kimliklerinin eşit yurttaşlık haklarıyla, ayrımcılığa uğramadan, hayatın her alanında özgürce var olabilmesi için, tekçi dayatmalara karşı çoğul, tüm inanç ve kimliklerin farlılıklarıyla toplumsal varoluşu için, doğanın sömürüsüne ve tahribatına karşı mücadele vermek için, ezilenin, emeğin haklı mücadelesi için, ayrımcılığa, ötekileştirmeye uğrayan herkesi el ele verip Yeni Yaşam’ın öznesi olmaya ve Yeni Yaşam’ı inşa etmeye çağırıyoruz.