İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

Çalışıyoruz da ne haldeyiz…

Çarşamba, 8 Ekim 2008


İş yerinde tüm enerjiniz tükenip maaş aldığımızda da bir ayı daha garantilemenin rahatlığını da pek yaşayamayız. İşten kalan zamanı kendimize ayırmanın keyfini sürerken yeni bir örgütlenme ve hak arama mücadelesine girmek için yeterli vaktimiz yoktur adeta. Bir araya gelmek ve sorunlarımızı konuşmak ile başlayabiliriz her şeye, sonrası mı onu da bir araya gelip dertleşirken konuşsak…

KAOS GL – 08/10/2008

Atilla A.

Öğrencilik dönemi bittiğinde hatta bitmeden bir iş bulma telaşına düşer eşcinseller de tüm cinsel yönelim gruplarındakiler gibi. Hayatını sürdürebilmek için para kazanması gerekir insanın hele ki eşcinsel ise kendi hayatına sahip çıkmak adına kendi ayaklarının üzerinde durması gerekliliği daha önem kazanıyor.

Evlilik şirketine aday olmayan eşcinsel birey düğün dernek takı merasimi kazanımı olmadan 1-0 yenik başlar kendi yaşamını kurmaya. Başını sokacak bir eve ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek eşyaya da aile desteği olmadan kendi çabalarıyla sahip olur, her şeyi sıfırdan yapmak zorunluluğu ile karşı karşıya kalır çoğunlukla.

Öğrencilik yıllarının verdiği olanaklar ile özellikle üniversitelerde dans topluluklarından fikir topluluklarına örgütlenme olanağı bulunur. Ayrıca yine okulda olmanın verdiği avantajlarla gençlik enerjisinin birleşimi sosyalleşme kolaylığına dönüşür.

İş hayatı öyle mi ya...

Kendini kanıtlamak, yerini sağlamlaştırmak ve en önemlisi belki de işsiz kalmamak için girilen mücadele içerisinde rakipler ile boğuşulur çoğu zaman. Bu rekabetçi ortamda kime güveneceğini de kestirmek oldukça güçtür. Kimin kuyunuzu kazdığını kimin dost görünüp düşman olduğunu bilemezsiniz.

İş yerinde tüm enerjiniz tükenip maaş aldığımızda da bir ayı daha garantilemenin rahatlığını da pek yaşayamayız. İşten kalan zamanı kendimize ayırmanın keyfini sürerken yeni bir örgütlenme ve hak arama mücadelesine girmek için yeterli vaktimiz yoktur adeta.

Oysaki yaşadığımız tüm sorunlar biricik değil, bir bizim başımıza gelmiyor tüm aşağılanmalar, dedikodular, kendini ifade edememenin yıkıcı baskısı ile tek başına mücadele etmemiz gerekmiyor. Bir araya gelmek ve sorunlarımızı konuşmak ile başlayabiliriz her şeye, sonrası mı onu da bir araya gelip dertleşirken konuşsak…

İlgili haberler: http://www.kaosgl.org/taxonomy_menu/17