Yaşam / Cinsellik

Lambdaistanbul'da Queer Atölyesi

Pazartesi, 29 Aralık 2008
Haber: Kaos GL


‘Heteronormativiteyle derdin mi var? Arzu, düşünce, akıl, beden, akademi, hareket ikiliklerine dil çıkarıp queer (terso) üzerine birlikte düşünelim, eyleyelim.’ Çağrı, yeni yılın ilk günlerinde Lambdaistanbul’da yapılacak Queer Atölyesi için. Sibel Yardımcı ve Özlem Güçlü hazırladı. Ön kayıt gerektirmeyen atölye herkesin katılımına açık.

Michel Foucault'nun Cinselliğin Tarihi'nde dile getirdiği, cinselliğin baskıcı bir iktidara karşı özgürleşme mücadelesi veren bir güdü değil de yeni bir iktidar biçiminin işlemesinde merkezi rol oynayan bir tertibat olduğu düşüncesi Judith Butler ve onu izleyen Queer kuramcılarının dayanak noktalarından birini oluşturur. Bu kuramcılara göre, biyolojik bir 'öz’e atıfta bulunduğu varsayılan 'cinsiyet' kavramı da aslında bu tertibatın hükmü altındadır ve dolayısıyla 'biyolojik bedenin' de doğallığının sorgulanması gerekir. Bu aynı zamanda cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim/(karşı cinse) arzu arasında olduğu varsayılan sürekliliğin de sorgulanması anlamına gelir. Temel olarak bu sorgulamaların ele alınacağı bu atölyede, Foucault'nun Cinselliğin Tarihi kitabinin birinci cildi ile Butler'in bazı makaleleri ve yine çeşitli Queer metinleri üzerinde durulacak; ayrıca Paris Yanıyor, Lola ve Bilidikid, Pluton'da Kahvaltı isimli filmler gösterilecektir.

Queer nedir?

Queer kelimesinin Türkçe karşılığı garip, tuhaf, yamuk gibi anlamlara gelmektedir. Bunun yanı sıra queer argoda ibne demektir. Queer teorinin merkezinde de acayip, tuhaf, yamuk, anormal, iğrenç, aşağılık olana, normatif alanın dışında kalana, bu alanın dışında bırakılana, normu ihlal edene bir gönderme ve bu ‘kötü’yü, ‘anormali’ yeniden anlamdırılma imkânı yatar.

Queer teori ne olduğuyla değil neye karşı olduğuyla kendini ortaya koyar. ‘Normal’i, normalliği kuran normların kuruluş ve işleyiş yapısını sorgular. Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsel pratiklerle ilgili her tür etikete, dolayısıyla da kimlik ve cinselliğin üzerine kurulduğu ‘apaçık’ her tür kategoriye karşı durur. Toplumsal cinsiyetin de içinde bulunduğu (kadınlık/erkeklik) ikili düşünce yapılarına, bu yapıların beraberinde getirdiği uyumluluklara (kadın, kadın gibiyse erkeğe arzu duyar) karşı, cinsiyet/toplumsal cinsiyet/cinsel yönelim kimliklerinin hiçbirinin ‘doğal’ olmadığını, tarihsel, kültürel ve toplumsal olarak kurulduğunu ve dolayısıyla da iktidar ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceğini savunur. Bu bağlamda, ana soruları cinsel kimliğin inşası, bu kimliklerin nasıl düzenlendiği ve bu kimliklerle özdeşleşmelerin bizi nasıl mümkün kıldığı ve kısıtladığı etrafında yoğunlaşır.

Tarihler: 2-3-4 Ocak 2009

Program:

2 Ocak 2009 Cuma: 16:00 - 18:00

3 Ocak 2009 Cumartesi: 14:30 - 16:30

4 Ocak 2009 Pazar: 14:30 - 16:30

Yer: Lambdaistanbul - İstiklal Cad. Tel sok. No:28/5 kat:4 Beyoğlu / İstanbul

Tel: 0212-2457068

Bilgi: lambda@lambdaistanbul.org