İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

Seks İşçiliği de İşçiliktir!

3 Mart 2009
3 Mart Dünya Seks İşçileri Hakları günü nedeniyle Ankara'da bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına yaklaşık 50 kişi katıldı ve "Sağlık Seks İşçilerinin de Hakkıdır", "Patronsuz ve Pezevenksiz Bir Dünya İstiyoruz", "Polis Şiddetine Son", "Emek Hiyerarşisine Son", "Seks İşçiliği de İşçiliktir" pankartları ve Kırmızı Şemsiyeler taşındı. İstanbul'da da saat 18:00'de Galatasaray Postanesi önünde bir basın açıklaması düzenlenecek.

Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri İnisiyatifi'nin Ankara'da yapmış olduğu Basın Açıklamasının tam metni şöyle:

3 MART DÜNYA SEKS İSÇİLERİ HAKLARI GÜNÜ
BASIN AÇIKLAMASI
 
Basına ve kamuoyuna;
 
2001 yılının 3-6 Mart tarihleri arasında Hindistan’ın Kalküta kentinde düzenlenen seks işçileri karnavalına dünyanın çeşitli ülkelerinden katılan, 25.000’i seks işçisi olmak üzere 50.000’in üzerindeki kişi 3 Mart’ın ‘Dünya Seks İşçileri Hakları Günü’ olarak kutlanmasına karar verdi. O günden sonra 3 Mart dünyanın birçok ülkesinde seks işçilerinin haklarını dile getirdikleri bir onur günü olarak kutlanmaya başlandı. Türkiye’de ise ilk kez geçen yıl 1 Mart’ta Pembe Hayat LGBTT Derneği’nin çağrısıyla Ankara’da bir araya gelen gruplar, Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri İnisiyatifi’ni kurarak, 2009’da Türkiye’de de 3 Mart’ın kutlanması için karar aldı.
Bugün Türkiye'de faaliyet gösteren 56 genelevde, kayıtlı olarak yaklaşık 3000 seks işçisi kadın çalışıyor. Türkiye'de seks sektöründe kayıtlı olarak çalışan kadınların sayısı ise toplam 15.000. Oysa pek çok kadın bu alanda kayıt dışı çalışıyor. Çocuk, mülteci yahut transeksüel seks işçileri ise bu rakamlara dahil değil. Dolayısıyla kayıt dışı rakamlarla Türkiye’deki seks işçilerinin sayısı 100.000 ulaşıyor. Ankara, İstanbul ve İzmir’de 30.000’e yakın kadın vesika alabilmek ve genelevde çalışabilmek amacıyla sıra bekliyor.
Seks işçilerine ve seks işçiliğine önyargıyla bakan geleneksel ve fakat ikiyüzlü toplumsal ahlâkın ötesinde, seks işçileri olarak bizler yaşamsal önemde bir dizi sorun, risk ve tehlike ile başa çıkmak zorundayız. En başta çok kötü ve sağlıksız koşullarda çalışıyoruz. Büyük bir çoğunluğumuz her türlü sosyal güvenlik hakkından mahrum. Gerek müşteriler gerekse kolluk kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen eziyet, işkence, hakaret, horlama gibi şiddet ve kötü muamele biçimleriyle karşı karşıyayız.

Bu şiddet bazen, özellikle Transeksüel seks işçilerinde olduğu gibi nefret cinayetlerinin kurbanı olmaya kadar varabiliyor. Adlî ve idarî makamlar önünde haklarımızı aradığımızda ayrımcı uygulamalara maruz bırakılıyoruz. Başta Kabahatler Kanunu olmak üzere yasal düzenlemeler seks işçilerine yönelik ayrımcılığı güçlendiriyor.
 
 
Peki biz ne istiyoruz?
Her şeyden önce anayasada ifadesini bulan yaşama hakkı ile kişi özgürlüğü ve güvenliği çerçevesinde can güvenliğimizin sağlanmasını istiyoruz.
Seks işçiliğinin de bir iş, bir meslek olarak kabulünü ve belli standartlara kavuşturulmasını istiyoruz.
Sağlıklı ve güvenli çalışabileceğimiz mekânlar istiyoruz.
Diğer tüm vatandaşların yararlandığı sosyal güvenlik haklarından yararlanmak istiyoruz.
Örgütlenme özgürlüğümüzün güvence altına alınmasını istiyoruz.
Ayrımcı yasaların ortadan kaldırılmasını, dışlayıcı uygulamaların ve polis şiddetinin son bulmasını istiyoruz.
Biz patronsuz ve pezevenksiz, şiddetten ve sömürüden arındırılmış bir dünyayı düşlüyor ve talep ediyoruz.
 
KIRMIZI ŞEMSİYE SEKS İŞÇİLERİ İNİSİYATİFİ
 
Fotoğraflar: Semih Varol (Kaos GL)

İlgili linkler:
3 Mart Dünya Seks İşçileri Hakları Günü
 
Türkiye’de Seks İşçiliği