İnsan Hakları / Aile

"Eve gel artık kabul ettiler senin yaşamını!"

Cumartesi, 14 Mart 2009

Kaos GL Hatay muhabiri Alex Bora, Hatay’dan Ali’nin ailesine açılma hikâyesini anlatıyor. Ali, şu an 25 yaşında ve İstanbul’da yaşıyor. 

‘dershanedeyken ‘tek ben’ olmadığımı fark ettim’
 
"Ben neyim?" diye soru soruyordum kendime. Ne yapıyordum? Neden böyleyim? Niye herkes aynı da ben farklıyım diye ardı arkası kesilmeyen sorular. Yaşadığım yerde yalnızdım sanki. Benim gibi düşünen veya benim gibi istekleri olan var mıydı acaba? Bu tür sorular beni 18 yaşına kadar bırakmadı. Açılmak istiyordum birilerine. Korktuğumdan açılamıyordum. Evde 4 kardeştik. Abilerim bizden ayrı yaşıyorlardı. Evde bir ablam annem babam ve ben vardık. Babam evde kesin otorite sahibiydi. O ne derse sözü dinlenir sözünden asla çıkılmazdı. Dershaneye gittiğimde sınıf arkadaşımla baya yakınlaşmıştık. İlk ona içimdeki duyguları açıklamıştım. O da bana aynı şeyleri hissettiğini söyleyince biraz korku ve biraz da sevinç vardı içimde. Yalnız değildim artık.
 
‘iki değişik insan olmuştum sanki’
 
Üniversiteyi kazanıp başka şehre gittiğimde biraz daha özgür yaşayacağımı düşünüyordum. Öyle de oldu. Üniversiteyi kazanıp İzmir'e gittim. İzmir’de daha rahattım artık. Benimle aynı duyguları paylaşan arkadaşlar edinmiştim. Okuldan geriye kalan zamanlarımı onlarla geçiriyordum. Ama iki değişik insan olmuştum sanki. İzmir'de farklı ailemin yanında farklıydım. Bu ikilem beni rahatsız ediyordu. Okul arkadaşlarımdan birinin eşcinsel olduğunu ailesi biliyordu. Ailesi onun cinsel kimliğiyle değil karakteri ve toplum içindeki davranışlarıyla ilgileniyordu. Onun bu denli rahat oluşu benim aileme açılma hevesimi daha da artırıyordu. Ama ailemin durumu ve eşcinsellere bakışını bildiğim için bu durum beni zora sokuyordu. Ailede kendime en yakın hissettiğim ablama açılmayı düşünmüştüm. İlk eve gittiğimde ablamla bu konuyu konuşmalıydım diyordum kendime.
 
"kız değil erkek"
 
Ara tatil için gittiğimde ablama "seninle çok önemli bir konuda konuşmam lazım" deyince o da bir kız hakkında konuşacağımı sanmıştı. Bana "ee bu kız kimin nesi?" diye sordu. Ben de ona "kız değil erkek" deyince yüzündeki şaşkınlık ifadesi hâlâ gözlerimin önünden gitmiyor. Sen ne dedin diye sorunca her şeyi, yaşadıklarımı, yaşamak istediklerimi ve geleceğe dair planlarımı anlattım. Bir yandan ağlıyorduk bir yandan da içimi döküyordum ablama. O da bana emin misin eşcinsel olduğundan deyince "evet ben eşcinselim" cevabını vermiştim. Ablam bunu kesinlikle babamın bilmemesi gerektiğini yoksa fena olacağımızı söylemişti. İçimde tuhaf bir rahatlama hissi olmuştu.
 
"normal erkek nedir?"
 
Ben bu sırrın sadece ablamla benim aramızda kalacağını sanırken yanılmışım. Çok geçmeden ablam anneme anlatmış. Annem de evde yalnız kaldığımız bir zamanda bana "seninle ilgili her şeyi biliyorum" deyince bu sefer ben şok olmuştum. Annemin bilmesi babamın bilmesi demektir ailede. Annem "korkma babana söylemedim. Ama sen de bu hevesten geç normal erkek gibi hayatını yaşa" demişti."Normal erkek nedir?" diye sorduğumda hiçbir cevap alamamıştım. Benim içimdekilerin heves olmadığını normal bir erkek olduğumu anneme de anlatmıştım. Açılmaya korktuğum bir konuyu artık ailemden iki kişi biliyordu. Rahat hissedeceğim yerde kendimi tuhaf hissediyordum. Okul yaz tatiline girdiğinde eve dönmek bana daha zor geliyordu. Annemin "eğer kendini değiştirmezsen babana söylerim yaptıklarını" demesi canıma tak ediyordu. Annem ve ablamın bana destek olmalarını beklerken hayatımda köstek oluyorlardı.
 
"benim normal ilişkime kızacağına asıl oğlunun anormal ilişkisine kız"
 
Yaz tatili gelmiş bende mecburen eve gitmiştim. Bir gece dışarıdan eve geldiğimde babamın ablamla tartıştığını gördüm. Ablam o zamanlar eniştemle flört ediyordu. Babam da bu olaya çok kızmıştı. Babam sinirden kendini paralarken ablam da şiddetle ayağa kalkıp "benim normal ilişkime kızacağına asıl oğlunun anormal ilişkisine kız" demişti. Babam olayı anlamadı ama ablam ona anlattıklarımın hepsini anlatınca olan bana oldu o gece. Onlara göre benim yaşadıklarım anormaldi. Evde soğuk bir hava etkisi olmuştu. Babam bana "ablanın söyledikleri doğru mu" diye sorunca ben de onlara her şeyi anlattım. O güne kadar bana vurmayan babam tekme tokat dövmeye başlamıştı beni. Ona göre rezil etmiştim ailemizi. Annem araya girip babamdan kurtarmıştı beni. Babamın sinirden duvarları yumruklayıp "Nasıl olur da benim oğlum böyle olur" diye söylenmesi sabaha kadar kulaklarımdan gitmemişti. Sabah ilk önce annem ve ablam odaya girdi. Çok geçmeden de babam."kalk üstünü giy doktora gidiyoruz" demesi üzerine annem ve ablama ne anlattıysam hepsini babama da anlatmıştım. Normaldim ben anormal değil. Babam bana "sakın bunu kimse bilmesin yoksa rezil oluruz" demesi üzerine sinirlenmiştim ben de "neden rezil olacakmışız. Başkasının namusuna bir şey mi yaptım, hırsızlık mı yaptım, diye sorunca hiçbirinden ses çıkmıyordu. Babam bana "senin ilişkin normal değil anormal" deyince "o zaman siz normal hayatınıza devam edin ben anormal yaşamaya gidiyorum" deyip evdeki eşyalarımı toplayıp okuduğum şehir olan İzmir’e gittim.
 
"eve gel artık kabul ettiler senin yaşamını"
 
İki yıl bizimkilerin yanına hiç gitmedim. Ara sıra ablamla telefonda görüşüyorduk. Yine bir telefon görüşmesinde ablam "eve gel artık kabul ettiler senin yaşamını" dediğinde çok şaşırmıştım. İkna olmayan beni kabullenmeyen babam beni kabul etmişti. Telefonla babamla görüştüğümde fikirlerinin değiştiğini anlamıştım. Eve gittiğimde 2 sene önceki olaylar aklıma geliyordu tuhaf oluyordum. Babam yanıma gelip "senin kimlerle olduğun artık bizi hiç ilgilendirmiyor. Kim ne derse desin sen bizim evladımızsın. Sen nasıl istiyorsan öyle yaşa" demesi beni çok mutlu etmişti.
 
Meğerse babam son zamanlarını bir psikiyatrda geçirmiş. Doktor ona benim yaşadıklarımı normal saymasını ve beni olduğum gibi kabullenmesini söylemiş. Artık hayatımda ikilemler ve zorluklarla yaşamıyorum. Zaten diğer insanların değil ailemin kabullenmesi bana yetiyordu. Ailelerin çocuklara yaklaşımları çok önemli bizim durumumuzda. Çocuklarını olduğu gibi kabullenmeliler. Ailesinin kabul etmediğini kimse etmez çünkü. Özgür yaşamak herkesin yönelimlerine ve tercihlerine saygılı olmak demektir.