İnsan Hakları / Eğitim

“Okullardaki idareciler ‘flört’ü yok sayarak ‘flört şiddeti’ni de yok sayabileceğini düşünüyor”

Cuma, 22 Mart 2019

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin “Flört Şiddeti: Okul Odaklı Önlem ve Müdahalede Engeller, İhtiyaçlar, Çözüm Önerileri” raporunu Ezgi Toplu Demirtaş, kaosGL.org’a anlattı.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, “Flört Şiddeti: Okul Odaklı Önlem ve Müdahalede Engeller, İhtiyaçlar, Çözüm Önerileri” başlıklı araştırma raporunu yayımladı.

Bu Rapor, Derneğin, liselerde görev yapan okul psikolojik danışmanlarının akran ve flört şiddetini önlemeye yönelik mesleki kapasitelerini geliştirmek amacıyla 2017-2018 eğitim döneminde gerçekleştirdiği eğitici eğitiminin bir çıktısı.

Flört şiddetinin yeni yeni araştırılan bir konu olduğu, cinsiyetten ve cinsel yönelimden bağımsız yaygınlığı ve gençlerin daha fazla risk altında olduğu düşünüldüğünde gençler için yürütülen bu araştırma raporunun önemi daha iyi anlaşılıyor.

Bu sebeple, raporun kapsamını ve sonuçlarını, araştırmayı yürüten akademisyen Ezgi Toplu Demirtaş’a sorduk. Demirtaş, eğitimde, eğitim ve uygun yöntemlerle şiddetin ortadan kaldırılabileceğini söylüyor ve flört şiddetinin yalnızca heteroseksüel ilişkilerde yaşanmadığını hatırlattı.

Daha önce yayımladığınız raporlarda eğitimde flört şiddetine dair birçok veriyi paylaştınız. Bu çalışmada neler var?

Evet, “Şiddet bir Sınırı Aşmaktır” gençlerin toplumsal cinsiyet ve flört şiddeti algılarına yönelik bir araştırma raporuydu ve Ne Var Ne Yok?! Projesi’nin çıktılarından biriydi.

Proje sonunda ayrıca, bu projede kazandığımız deneyimi okullarda çalışan eğitimcilerle ve psikolojik danışmanlarla da paylaşmak istedik ve onların kapasitelerini geliştirmek üzere bilgilendirici materyaller ve uygulama el kitabı hazırladık, “Gençlerle Güvenli İlişkiler Üzerine Çalışmak” da bir diğer kitap. 

Bu rapor ise, “Flört Şiddeti Konusunda Lise Gençlerinin Çözüm Önerileri” raporu ile birlikte Ne Var Ne Yok?! Eğitici Eğitimi Projesi’nin bir çıktısı. Bu proje, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin Sabancı Vakfı Hibe Programı tarafından desteklenen, liselerde görev yapan okul psikolojik danışmanlarının akran ve flört şiddetini tanıma, önleme ve şiddete müdahaleye yönelik mesleki kapasitelerini geliştirmek ve okul ortamında gençlerle koruyucu-önleyici çalışmalar yapmalarını desteklemek amacıyla geliştirilmiş bir eğitici eğitimi projesi.

Raporu nasıl hazırladınız?

Eğitimde şiddetle mücadeleye yönelik çalışmalar yürütülebileceğini göstermek üzere “Eğitimde ve Eğitimle Şiddeti Önlemek Mümkün!” sloganıyla yola çıktık ve araştırmayı 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde gerçekleştirdik.

Eğitici Eğitimi, Uygulama / Süpervizyon ve İzleme / Araştırma aşamaları ile ilerledik.

“Flört şiddetinin okullarda önlenmesine yönelik gençlerin de görüşlerine başvuruldu”

Eğitici eğitiminde kimlerle görüştünüz?

Bu aşamada, İstanbul’da 17 farklı lisede görev yapan 20 lise psikolojik danışmanı 6 gün, 32 saat süren bir eğitici eğitimine katıldılar. Bu eğitimde, psikolojik danışmanlarla toplumsal cinsiyet temelli şiddet, akranlar arası şiddetin farklı biçimleri, flört şiddeti, şiddeti fark etme ve şiddete müdahale biçimleri gibi konular çalışıldı. Bunun yanı sıra danışmanların; hak temelli, anti-hiyerarşik, güçlendirici, genç katılımlı ve materyale dayalı yöntemler kullanarak grup çalışmaları yürütmeleri de sağlandı. Bu uygulama süreci eğitimciler tarafından gözlemlendi ve psikolojik danışmanlara geri bildirim verildi. Eğitimin son 2 gününde, psikolojik danışmanlar, “Gençlerle Güvenli İlişkiler Üzerine Çalışmak: Eğitimciler ve Danışmanlar için Uygulama El Kitabı’nın” uygulama, içerik ve materyalleri ile tanıştılar; kitapta yer alan uygulamalar arasından, çalıştıkları grupların ihtiyaçlarına ve okulun yapısına uygun içerikleri seçerek uygulama ve süpervizyon aşamasına hazırlık yapmaya başladılar.

Eğitici eğitimine katılan psikolojik danışmanların çalıştığı okullarda kamu / özel dağılımı nasıl?

Başvuru aşamasında kabul alan 23 psikolojik danışmandan 20 tanesi tüm projeyi tamamladı ve katılım belgelerini aldılar. Bu 20 psikolojik danışman 17 farklı lisedendi.

Ne Var Ne Yok?! Eğitici Eğitimi Projesi’ne katılan psikolojik danışmanların çalıştığı liseler, lise türleri açısından oldukça çeşitlilik gösterdi: Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Anadolu Lisesi, Düz Lise, Güzel Sanatlar Lisesi, Kız Anadolu Lisesi, Vakıf Lisesi/Özel Lise gibi… Liselere ek olarak, bazı psikolojik danışmanlar, Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nde ve/veya Mesleki Eğitim Merkezleri’nde görev yapmaktaydı. Özel okullardan çok kamu liseleri ağırlıklıydı diyebiliriz.

“Psikolojik danışmanların deneyimlerine yönelik…”

Uygulama aşamasında gençlerle mi çalışıldı?

Evet, gençlerle çalıştık. Okul psikolojik danışmanları, Uygulama El Kitabı’nın içerisindeki 10 uygulama 

arasından, çalışacakları kademelerin ihtiyaçlarına uygun en az 2 uygulama seçti. Takip eden süreçte, Şubat - Haziran ayları arasında, 17 farklı lisede, 718 şubede, 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerine yönelik, 500’ün üzerinde sınıf çalışması yürütüldü. Bu sayede 5518 gence ulaşıldı.

Projenin “Süpervizyon” aşamasında da, okul psikolojik danışmanlarının gerçekleştirdikleri grup çalışmalarından en az 1 tanesi proje ekibi tarafından gözlemlendi ve geri bildirim verildi. Uygulama süreci boyunca, psikolojik danışmanların karşılaştıkları zorluklar, bu zorluklarla baş etme yöntemleri ve deneyimlerinin değerlendirildiği farklı tarihlerde 3 farklı süpervizyon toplantısı gerçekleşti.

“İzleme-Araştırma” aşamasında ne yapıldı?

Bu aşamada, okul psikolojik danışmanlarının, liselerde flört şiddeti vakalarıyla ilgili yaşantıları, flört şiddeti ile mücadelede ihtiyaçları, karşılaştıkları engeller ve mücadeleye ilişkin çözüm önerilerini belirlemeye yönelik ihtiyaç analizi, odak grup çalışmaları gerçekleştirildi.

Ayrıca, flört şiddetinin okullarda önlenmesine yönelik gençlerin de görüşlerine başvuruldu. Bu izleme-araştırma surecinin sonunda “Flört Şiddeti: Okul Odaklı Önlem ve Müdahale: İhtiyaçlar, Engeller ve Çözüm Önerileri Araştırması” başlıklı bu rapor hazırlandı.

Bu rapor için, eğitimde flört şiddetini durduracak öneriler paylaşıyor diyebilir miyiz?

Evet, diyebiliriz. Bu raporu diğerlerinden farklı kılan, okul psikolojik danışmanlarının gençlerle akranlar arası şiddet ve flört şiddetine yönelik koruyucu, önleyici ve kapsayıcı, güçlendirici çalışmalar yapmak için ihtiyaç duyduklarına, engel olarak algıladıklarına, bu projenin ihtiyaçlarına cevap verip vermediğine yönelik hazırlanması. Yani psikolojik danışmanların deneyimlerine yönelik… Ayrıca psikolojik danışmanların, alandaki deneyimlerinden doğan flört şiddetine ilişkin bu tarz çalışmaların yaygınlaştırılmasına yönelik çözüm önerilerini de sunduk.

“Güvenli alan okullardaki bazı LGBTİ+ öğrencilerin kendilerini psikolojik danışmana açmasına da vesile oldu”

Eğitimde ve eğitimle şiddeti önlemek mümkün! Peki, ama nasıl? Raporla birlikte hangi araçlara ulaştınız?

Mümkün, evet. Koruyucu ve önleyici çalışmalarla, kapsayıcı ve güçlendirici çalışmalarla… Rapor bize birçok şey söylüyor. Öncelikle okullarda gençler arasında flört şiddeti yaygın. Bu yaygınlığa karşın hem gençler hem de okullardaki idareciler, eğitimciler ve psikolojik danışmanlar tarafından “ciddi bir sorun olarak” algılanmıyor.

Okullardaki idareciler, eğitimciler ve psikolojik danışmanlar “flört”ü yok sayarak “flört şiddeti”ni de yok sayabileceğini düşünüyor. Gençler ise, özellikle psikolojik şiddeti, kıskançlığı “sevgi ve aşk” olarak değerlendiriyor, meşrulaştırıyor. Bu çalışmanın aslında en temelde “eğitimle şiddeti önlemek mümkün!” noktasında etkililiği bir ihtiyaçtan doğmuş olması. İhtiyaçları gözeterek tasarlanmış olması.

Okullarda çalışan ve flört şiddetin yaygın bir sorun olduğunu düşünen psikolojik danışmanlar ise iş yükü, zaman ve kaynaklar göz önüne alındığında, flört şiddeti ve akranlar arası şiddet konusunda “müdahale edici ve iyileştirici” programlardan çok,  “koruyucu ve önleyici” programlara ihtiyaç olduğunu ifade ediyorlar. Bu koruyucu ve önleyici çalışmaların ise koşulları gereği ve lise dönemindeki gençlerin yaş ve gelişim özellikleri göz önüne alındığında, gençleri çalışmalara katılmaya teşvik eden, formel olmayan, interaktif, hak temelli, anti-hiyerarşik, materyal destekli ve güçlendirici olması gerektiği ihtiyacı çok dile getirildi. 

Gençlerle iletişimde sorun yaşadınız mı?

Materyal destekli ve güçlendirici yöntemlerle; kişisel sınırlar, onay ve onay inşası, güvenli ve güvensiz ilişki, sanal şiddet, stalking (ısrarlı takip), mağdur suçlayıcılık, mahremiyet hakkı, fiziksel, cinsel, duygusal flört şiddeti, flört hakları, şiddet döngüsü, güç dinamikleri, tahakküm, kontrol gibi konuşulması zor olan birçok konu gençlerle rahat bir biçimde konuşulabildi. Bu sayede, psikolojik danışmanlar ve gençler arasında güvenli bir alan yaratıldı.

LGBTİ+ öğrencilere ulaşılabildiniz mi?

Evet, ulaştık. Bu güvenli alan özellikle, okullardaki bazı LGBTİ+ öğrencilerin kendilerini psikolojik danışmana açmasına da vesile oldu. Bunda özellikle, bu projede sıklıkla vurgulanan “kapsayıcılığın” ve o kapsayıcılığın dile yansımasının da çok önemli bir rolü olduğunu söylüyorlar.

Gençlerle konuşurken flört şiddetinin sadece heteroseksüel ilişkilerde görülmediği, gey, biseksüel, lezbiyen ya da gençlerin kendilerinin tanımladığı birçok ilişki biçiminde görülebileceği, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin sadece heteroseksüellerin meselesi olmadığı, LGBTİ+ öğrencilerin kimliklerinin açığa çıkacağı endişesi ve güvenlik kaygısı gibi özel durumlarla ile maruz bırakıldıkları şiddeti özellikle ifade edemeyeceği ve destek istemeyeceği ve “karşı cins, kız arkadaş, erkek arkadaş” yerine “partner” ifadesinin kullanımı özellikle eğitim ve süpervizyonda defalarca vurgulandı.

Danışmanların geri bildirimi nasıldı?

Psikolojik danışmanlar, koruyucu-önleyici çalışmalar sırasında edindikleri deneyimleri ve karşılaştıkları zorlukları paylaşabilecekleri diğerlerinden öğrenebilecekleri süpervizyon deneyimlerini de ihtiyaçlarının bir parçası olarak özellikle ifade ettiler. Bu süpervizyonların mesleki ve kişisel anlamda kendilerini güçlendirdiklerini ve bu güçlenmenin bu tarz çalışmaları sürdürme yönünde kendilerini olumlu etkilediğini belirttiler.

Psikolojik danışmanların çoğu, uygulamalar sırasında öğrencilerden, velilerden, idarecilerden, öğretmenlerden ve toplumdan gelebileceğini düşündükleri engellerle karşılaşmadılar, karşılaştıklarında da bu engellerle etkili bir şekilde baş etmenin yollarını bulabildiler ve süpervizyonların güçlendirici yönünün de bu baş etmeden etkili olduğunu dile getirdiler.

Danışmanlığını Efsun Sertoğlu’nun, araştırmayı Ezgi Toplu Demirtaş’ın üstlendiği ve Nurgül Öztürk’ün yayına hazırladığı “Flört Şiddeti: Okul Odaklı Önlem ve Müdahalede Engeller, İhtiyaçlar, Çözüm Önerileri” raporuna buradan ulaşabilirsiniz.