İnsan Hakları

Ankara Barosu’nun 17 Mayıs açıklamasına polis engeli

Cuma, 17 Mayıs 2019

Polis; Ankara Barosu’nun 17 Mayıs açıklamasını engelledi, avukatlara “Bizi tahrik ediyorsunuz” dedi.

Ankara Barosu LGBTİQ+ Hakları Merkezi 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün dolayısıyla baronun eğitim merkezi (ABEM) önünde basın açıklaması yapmak istedi.

Avukatlar, ABEM önünde bir araya gelerek basın açıklamasını okumaya başladıklarında polis, “Dağılın” anonsu geçti ve açıklamanın okunmasını engelledi. Açıklamanın yarısında polis avukatları zorla ABEM binası içine soktu.

Polis, avukatlara “Bizi tahrik ediyorsunuz. Açıklama yapamazsınız” da dedi. Avukatlar, polisin bu tavrını “Nerdesin aşkım, avukatınım aşkım” sloganlarıyla protesto etti.

Ankara Barosu bugün Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak istemiş, Valilik baronun adliye önündeki açıklamasına izin vermemişti.

Açıklama sırasında yaşananların videosu için tıklayınız.

Okunması engellenen basın açıklamasının tam metni ise şöyle:

“Basına ve kamuoyuna,

Ankara Barosu, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin yıldönümü 10 Aralık 2018 tarihinin hemen öncesinde Türkiye’ye ve Dünyaya çok önemli bir insan hakları merkezinin kuruluşunu duyurdu: LGBTİQ+ Hakları Merkezi. LGBTİQ+ Hakları Merkezi; lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks, kuir ve artıların onurlarının ve temel hak ve özgürlüklerinin korunmasında yasa izleme, nitelikli avukat desteği sağlama ve hukuk mücadelesi vermek için gönüllü avukatların katılımıyla kurulmuştur.

Bugün, 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Transfobi ve Bifobi Karşıtı Gün’de, burada meslektaşlarımızla toplanan Bizler, 17 Mayıs 1990 tarihinde teyit edilen tarihi bir doğruyu; eşcinselliğin, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Hastalık sınıflamasından çıkarılmasını kutluyoruz ve gerek meslek örgütümüzde gerek etkinlik gösterdiğimiz bütün bir adalet sistemi içinde Homofobi, Transfobi ve Bifobiye “dur” demek için avukatlar olarak bir araya gelmenin önemini kamuoyuna duyuruyoruz.

LGBTİQ+'ların haklarına saygı, toplumda geçerli olan eşitlik anlayışı, toplumsal barış ve uzlaşma düzeyinin kritik göstergelerinden biridir. Cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve cinsiyet özellikleri temelli nefret ve ayrımcılığın egemen olduğu ülkeler aynı zamanda ırkçı, cinsiyetçi, ayrımcı ve sosyal refah karşıtlığının egemen olduğu ülkelerdir.  LGBTİQ+ haklarından söz etmek; şiddetten, nefretten, ayrımcılıktan korunma hakkından ve avukatın LGBTİQ+ müvekkilinin hakkını asla çiğnetmemesinden bahsetmektir. Avukatıyız!

Birleşmiş Milletler cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve cinsiyet özelliklerinin insan hakları olduğunu sayısız kararla vurgulamış, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi de aynı vurguyu yinelemiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise LGBTİQ+'ların haklarını geniş olarak korumayı sürdürmektedir. Hiç kimse LGBTİQ+ kimlik ve yöneliminden ötürü ayrımcı bir muameleye maruz bırakılamaz, kınanamaz, suçlanamaz. 17 Mayıs 1990, eşcinselliğin hastalık kategorisinden çıkartılması ve seneler süren bir hak ihlalinin son bulması açısından tarihi bir dönemeçtir. Bizler, avukatlar olarak, 17 Mayıs’ta bir kez daha LGBTİQ+ haklarının insan hakları olduğunu hatırlatıyoruz!

Toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürünün gelişmesi; hiçbir toplumsal kesimin dışlanmaması ve herkesin haklarının gözetilmesi ile sağlanır. Baromuz da avukat-müvekkil ilişkilerinin sağlığı, kalitesi ve Avukatlararası saygı kültürünün gerekleri açısından hem Havana prensiplerinde hem Uluslararası Avukat Etik Kodlarında öngörülen kuralları izlemek ve bu yolla kendi toplam meslek insanı kalitesinin arttırılmasını sağlamakla yükümlüdür. Biz, 17 Mayısı bu bilinçle kutluyoruz!

Türkiye’de LGBTİQ+’lar sistemli olarak hedef gösteriliyor, nefret propagandası yaygınlaşıyor; halkı birbirine karşı kin ve düşmanlığa teşvik etmeye başlayanlar artıyor. LGBTİQ+'lara karşı cinayetler, fiziksel şiddet, saldırı, mülke zarar, tehdit, psikolojik şiddet, ayrımcılık ve önyargılar artmıştır. Cezasızlık uygulamaları had safhadadır. Baromuzun sesi buna dur demek amacıyla artık daha yüksek çıkıyor! Bizler, herkes için, ayrım gözetmeksizin tanınan toplantı ve gösteri özgürlüklerinin LGBTİQ+’lar için korunmasında da doğru olan hukuku ortaya koyduk, sessiz kalmadık, kalmayacağız!

LGBTİQ+ Hak ve Özgürlüklerinin İhlal Edildiği Her Yerde, Her Zaman Varız. Var Olacağız! 

Evrensel insan haklarının yanındayız.  17 Mayıs 2019 tarihinde  bir kez daha hatırlatıyoruz: Bizler LGBTİQ+’ların gasp edilen temel hak ve özgürlüklerine erişebilmeleri için verilen mücadelenin avukatlarıyız!”