Gökkuşağı Forumu

Trans ve/veya non-binary kankilerime notlar

Çarşamba, 29 Mayıs 2019

Açık olmayan, açılmayı düşünen ve açılmasının natrans heterolar arasında olduğu için zor olduğunu düşünen, fizyolojik uyum ya da hormonların yeniden dengelenmesi sürecine başlamamış, başlamak istemeyen ya da çeşitli sebeplerle başlayamayan güzelim trans ve/veya non-binary (NB) kankilerimin başlarına gelecekleri inci gibi dizdiğim yazımdır. Eleştiri dozunu çok yükselteceğim ama sonda sevgi yumağı oluyoruz, söz!

Bodoslama başlıyorum. Buyrunuz! 

Açılacaksanız, sevgili trans/NB kankilerim, önce şu gerçeği sindirin: Nadiren birileri beyanınızı soracaksa da, cinsiyet kimliğiniz görünenden farklıysa LGBTİ+ ortamlarda sekmek kalbinizdeki yaraya asla ve kati surette merhem olmayacak.

Derneklerde, toplantılarda dişi bedenliyseniz lezbiyen, er bedenliyseniz gey, illa ki natrans, trans olduğunuz biliniyorsa da kadın ya da erkek varsayılacaksınız. Fizyolojik sürece niyetiniz varsa ve fakat süreç başlamadıysa, o iğneleri vurulup da değişiminiz gözle görülür hale gelene kadar (tabii kudretli devletimiz müsaade ederse) her yeni ortamda tekrar tekrar açılacak, açılacak, açılacaksınız. Medikalizasyon ya resullullah!

Diyelim ki fizyolojik uyum sürecine niyetiniz veya durumunuz yok ve sosyal uyum süreci tüm trans ve NB’lerin geçirdiği bir süreç olduğundan siz de parçası olmak istiyorsunuz, haliyle. İçinize “cinsiyetimi herkes bilecek” cini kaçtı. O cin ya çıkacak, ya çıkacak! Kolay gelsin. Kim bedeninizin neresine bakmış da hesap tutmuş, tekeeer teker dökülecek. İş başkasının bedeniyse ağızlar çalışıyor, hem nasıl. Bu gayreti okulda gösterse şimdi uzay üssünde fink atacak arkadaşlarınızın detaya dikkat kapasitesine hayret edeceksiniz. Hiç tanımadığınız insanların yersiz yorumlarına şaş olacaksınız. Natrans kadın ve erkeklerin tümünün katiyen karşılayamayacağı standartların listesi tarafınıza sunulacak. Memeli, sakalsız, geniş kalçalı erkek; üst vücudu, omuzları geniş, uzun boylu kadın yokmuş gibi konuş kanka! Görülmüştür, kaşesi basıp iade edin.

Etiketler şak şuk yapıştırılırken sakin kalmayı da dışı çıtır çıtır cinsiyetçilikle kaplı, içi gizil transfobiyle doldurulmuş “heterodan kuir olur mu?”, “cinsiyet inşa edilir yea, ne gerek var”, “ya sen beni tanımıyo musun, ne var kız/abi desem?”, "snçta bilmek zorunda dğlm..." argümanlarıyla bolca karşı karşıya kaldıktan sonra öğreneceksiniz. Uyum sürecinizin gerekli olmadığını öne süren veya disforinizi beden olumlamayla aşabileceğinizi sanan, ya da isteseniz kendi cinsiyet kimliğinizi yıkıp baştan yaratabileceğinizi iddia eden ve böyle yapmanızı salık veren, kendi deneyimiyle sizin deneyiminiz arasında fark olabileceğini aklına getirmemesine rağmen özgüveni arşa değen bireylere bakarak bol bol ya sabır çekecek, imana geleceksiniz. Bir rahatlama yöntemi öğrenin. Artık yogaya mı durursunuz, tespih mi sallarsınız…

Neden cinsiyet içeren ifadelerin sizi rahatsız ettiğini anlatmaya çalışırsanız tahammülsüzlükle suçlanacaksınız. Cinsiyetim seninle alakalı değil ki, demeye haliniz kalırsa ‘insanlar’, ‘doğaları’ ve bu bahsedilen insanların ‘çoğundan’ böyle şeyler beklememeniz gerektiği hakkında bolca bilgi sahibi edileceksiniz (psikolojide yansıtma diyorlar, bildin?). Bir çözüm olarak, sosyal disfori denen şeyi anlatmaya teşebbüs edebilirsiniz. Olacaklara ben karışmam, diskleymır. Zaten kafamız bozulmasın istediğimizden elcibiti ortama gelmişiz, bir rahat nefes aldırsan, bu kavgaya girip de kendi şapşaliyetini ifşa edeceğine (evet, şapşaliyet) gelene geçene cinsiyet atamasan ya birader? Ama nasıl olur, uygun düşer mi, etiketlemek ata sporudur. TÖRE!

Transsanız ve hemcinslerinizden (de) hoşlanıyorsanız, emin olun önce trans, sonra gey/lezbiyen veya bi+ olarak, iki sefer açılacaksınız çünkü “translar hetero olur” miti ölmedi, aramızda gezinmekte. Maşallah dipdiri, Allah uzun ömür vermişe benziyor. Bu mitle kol kola gezen “translar heteroseksisttir” argümanı da hakeza. Ben dişiden ere uyum sürecindeysem, kadınlardan hoşlanıyor olmalıyım, çünkü bildiğiniz üzere 1- Biseksüel diye bir şey yoktur ve 2- Madem erkekleri beğeniyorum, “kadın kalmak” daha mantıklı değil mi? (Bu cümlemde sanal sarkazm uygulaması vardır. Anglofonun dediği gibi, don’t @ me.) Bu düşünce silsilesine sahip kimse de dönüp aynaya baktığında “EYVAH, ASIL HETEROSEKSİST BENMİŞİM!” diye Munch çizmişe dönmüyor gençlerbirliği. Tecrübeyle sabittir. Mantinizin, kolinizin cinsiyetinin yarattığı yıkımı sizi dinleyenlerin gözlerindeki mantar bulutu yansımasından görebilirsiniz.

Transın ötekisi NB beyblerin özellikle bu yönelimler konusunda dilinde tüy bitti tüy.  Yav bu NB’ler size ne yaptı? ‘Çükitellanın ve kukuşun değişmezliği ilkesi’ nedeniyle NB’ler varsayılmaz grubuna (görünmez demiyorum bak, ahtunk atansyon), tıpkı trans gey/lezbiyen ve bi+lar ve intersex bireyler gibi, şöylecene atılıverilmekteler. Kullanıp kullanamayacakları terimler, kelimeler yığınına, pek sağ olsunlar, tekli cinsiyete sahip herkes katkıda bulunduğundan, cinsiyetçilik ve cinsiyet özcülüğünde (İng. gender essentialism) altın madalyon sahibi bu toplumdaki konumlarından asla ve kat’a emin olamamakta, kendilerine altına sığınacak bir çatı bulamamaktalar. “NB ama kendine lez diyor”, “NB ama hala kız gibi giyiniyor”, “NB ama, ama ama…” Yav NB’liği de mi en iyi sen biliyorsun, maşallah. İnsan değil veri tabanı. NB olduğunu açıklamak yerine kabul edileceğini bildiği toplumsal cinsiyete sahip olduğunu söyleyenler el kaldırsın. *tribünler çıldırır*

LGBTİ+ ortamı kişinin görünüşüyle daha da görünür olduğu ve tanımlandığı bir ortam. Bu iş kendimi bildim bileli böyle.  Halbuki sınırları belirgin kimlikleri görünür kılmak adına gözlerden ırak ettiğimiz insanların sayıca fazlalığının ve bıkkınlıklarının viskozitesinin farkına varsak tadından yenmez.

Hata yoktur, öğrenme vardır; başarısızlık yoktur, geri bildirim vardır düsturunu edinin canlarım. Bunlardan çıkarılması gereken ne kadar da rezil insanlar var ve biz geriye kalanlar ne kadar da harikayız, değil. Sadece sivil haklarımız değil, açık fikirliliğimize dair algılar da eşit olsun natrans hetero dünyayla rabbym! Eşitlik gibi eşitlik, tertemiz.

Bazen sırf insan olduğumuzdan kelli oluyor bu kırıp dökmeler. İlla ki fobik, illa ki faşist değiliz. Beynimiz her şeye kadir değil, grupluyoruz ki tanıyalım, etiketliyoruz ki anlayalım. Bazen hazır bilgiyi alıyor, bu bilgiye kafa tutan bir durumla da karşılaşmadıkça doğru kabul ediyoruz. Her bilgiye sahip olamayacağımızı, her şeyi anlayamayacağımızı, bazı şeylerin anlamasak da var olduğunu hatırlamaya gayret gösterelim. Bir hata ettiysek, utanca boğulmak, el etek çekmek yerine özrümüzü dileyelim ve davranışımızı değiştirmeye çalışalım. Bırakalım çizilsin o kusursuzluk cilası. Başkasının eksiği bize kendi eksiğimizi çağrıştırsın. İletişim pratiğimizi geliştirelim. Bir de, kalplerimize karanlık çökmesin. Daha genciz ayol! Öğrenir, öğretiriz. (İnatla öğrenmeyeni de koyver rahvan gitsin paşam. Akşam 7'de geçen çöp kamyonuna yetiştir.)

Yazıya kararsızları ve akışkanları anarak son vermek istiyorum. Kimlikler dünyasında kendine kimlik bulamayanlar, bir köşeciğe sığamayanlar, kendi içinde kaybolanlar, kimlikleri aşanlar, duvarları yıkanlar, ben neyim diyenler, yönelimi bir öyle bir böyle olanlar, akışını durdurup da kendine bakmaya fırsat bulamayanlar, ay çek o pis etiketini diyip şrrrrak diye tokadı basmak isteyenler. Varsınız. Görülüyorsunuz. Cansınız.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.