Yaşam / Moda

“Adımlarımla gelebildiğim en uzak noktada yürüdüğümden, her yürüyüşüm onur yürüyüşüydü”

Cuma, 16 Ağustos 2019

Milano Moda Haftası’nda podyumdaki yürüyüşünü “Her yürüyüşümüz Onur Yürüyüşü” etiketiyle duyuran Salih Topçuoğlu kaosGL.org okurları için sorularımızı yanıtladı: . “Parlayacağımız bir gelecek mümkün... İnanalım, deneyelim...”

Kamoyunun dikkatini önce Aleyna Tilki’nin klibinde rol almasıyla, ardından Milano Moda Haftası’na katılmayı başarmasıyla çekti. “Feminen / maskülen” gibi dar kalıplara sığmayan özgün tarzını tamamlayan cesur fikirlerini bizimle paylaştı.

Salih Topçuoğlu sorularımızı “Birlikte güçlüyüz” yazı dizisi kapsamında kaosGL okurları için yanıtladı…

Resim, tiyatro, modellik… Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra hangi alana yoğunlaşmayı düşünüyorsun?

Tek bir şey söylemem mümkün değil. Faturalarımı ödediği sürece “e) hepsi” şıkkını seçiyorum. Şaka bir yana kendimi ifade etmem için hepsine ihtiyacım var ama albüm çıkarmayacağım ve dizilerde hetero beyaz jönü oynamayacağım. :)

“Daha iyi bir sabaha uyanacağımızı biliyorum”

Milano Moda Haftası’na katılmaya hak kazanarak dikkatleri üzerine çektin. Bu zorlu süreçte önüne ne gibi engeller çıktı, bunları nasıl aştın?

Modelliğe başladığımdan beri orada olmak ve işimi bir üst noktaya taşımak adına çok hayal kurdum, çok zorlandım. Kendin olmanın önemini çizen bir sektörde kendin olmana çok da izin vermiyorlar. Markalar çoğu zaman maskülen bir duruş düşlüyor. 6 yıl önce incecik bir çocuk olan ben, içinde var olan tüm feminen ve maskülen tavrıyla ne olduğunu bilmediği bir sektöre girdiğinde, Türkiye marketi yeni yeni evriliyordu. Kendim kalabilmek için ajanslar ve markalarla çok savaştığım, zorlandığım zamanlar geçirdim. Hatırlıyorum, adını vermek istemediğim bir fotoğrafçı “erkek gibi ol” diye bağırmıştı kadrajın arkasından. Nasıl erkek olunur? Bir de markanın kitlesine vadettiğini kabul ediyorum ama beni seçip nasıl aynı kalmak istersin ki? Bir dönem benim görünüşümde alternatif modeller yoktu Türkiye’de... Ekip benimle çalışmak istiyor ama “çok mu feminendir” diye de endişeleniyordu. Hala öyle! Sanırım en büyük başarım kuir bir model olarak önemli Türk markalarıyla yaptığım işbirlikleriydi.

Podyumdaki görüntülerini “Her yürüyüşümüz Onur Yürüyüşü” diyerek paylaşmıştın, yürürken neler hissettin?

Değişen dünyaya yeni bir bakış açısı getirmek zorundayız. Tekrara düştüğümüz her adımda siliniyoruz çünkü... İşte orada yürürken tüm bu yolculuğumu iliklerimde hissettim. Çok büyük bir iş başardığımdan değil, kendi adımlarımla gelebildiğim en uzak noktada yürüyor oluşumdan, her yürüyüşüm onur yürüyüşüydü. Kendim için, yarın için, görünürlüğüm için...

Sosyal medyada takipçilerin, ayrımcılığa ve nefrete karşı duruşunu görüyor. Bir kuir olarak, eğitim ve iş hayatında seni güçlü hissettiren dayanakların neler?

Kendimi çoğu zaman frenliyorum. En büyük korkum polisin Bursa’daki evime gidip anneme kalp krizi geçirtme ihtimali... Telefonda konuşurken bile dinlenmekten endişeli çünkü delirmiş gibi her şeye burnumu soktuğumu düşünüyor. Ne garip kesintisiz bir tehditle yaşamak. Yalnız olmadığımı biliyorum ama... Yeni dünyanın beni gördüğünü ve daha iyi bir sabaha uyanacağımızı da biliyorum. Öfke ve umut müthiş bir karışım. İçimde bir yerde karışıyor ve beni ayakta tutuyor.

“Güzel sanatların bir dalı olarak onurlu mücadelemiz!”

Potansiyeline inanan, kendisini göstermek isteyen ancak ayrımcılık konusunda kaygılanan sanatçılara ne tavsiye edersin?

Tekrar edeceğim yalnız değiliz. Kocaman bir aileyiz. Sizi sizden başka kimse durduramaz, durduramayacak. Bütün korkularınızı, endişelerinizi, öfkenizi bir zırh gibi giyip ortaya çıkın. Parlayacağımız bir gelecek mümkün... İnanalım, deneyelim... Korkalım da ama bizi durdurmasına izin vermesin. Ayrıca güçlü bir hikâyemiz var. Anlatacağı bir hikâyesinin olması sanatçı için bir ayrıcalıktır!

Senin de, bizlerin de önünde kat edilmesi gereken uzun bir yol var… Kişisel hedeflerinin yanı sıra, nasıl bir Türkiye’de yaşamak istediğini resmeder misin?

Görünürlüğümüz adına verilen savaş için günümüz Türkiyesi biçilmiş bir kaftan. Hep söylediğim ama pek anlaşılmayan bir şeydi bu... İyi ki buradayım ve şu andayım. Güzel sanatların bir dalı olarak onurlu mücadelemiz! İnsan haklarının ve koşulların daha iyi olduğu bir Türkiye hayalim tabii ki var ama ilk aklıma gelen o rahat koltuklarından sesimizi kısmak isteyenlerin yargılandığı bir yarın!

Son olarak, Kaos GL okurlarıyla paylaşmak istediğin bir mesaj var mı?

Varız, buradayız, gitmiyoruz! Ha bir de sevişiyoruz! Siz de sevişin!