İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

Baş(ba)kana haddini bildiren sendika

Cuma, 31 Temmuz 2009

Türkiye Polis Sendikası ve Öğrenci-Sen gençleri ahlaki çürümeyle ve polisleri aptallıkla suçlayan başbakanın sözlerini geri almasını sağladı. Bilindiği gibi başbakan, geçen hafta İstanbul Harbiye’den geçerken konvoyuna metalci selamı veren gençlerin gözaltına alınmalarını istemiş ancak bölgede görev yapan polis ekibi, başbakanın korumalarının gözaltı talebini hukuka aykırı bularak geri çevirmiş ve gençleri gözaltına almamıştı. Ertesi gün katıldığı bir toplantıda zehir zemberek bir konuşma yapan başbakan metalci gençleri ahlaki çürümeyle polisleri de aptalca davranmakla ve emre itaatsizlikle suçlamıştı.

Başbakanın bu sözleri üzerine ortak bir basın toplantısı düzenleyen Polis Sendikası ve Öğrenci-Sen İstanbul şube yöneticileri başbakanın gençlerden ve polislerden özür dilemesini istedi. Kanunsuz emre uymanın suç olduğunu vurgulayan Polis Sendikası şube başkanı, başbakan da olsa herkesin hukukla bağlı olduğunu söyledi. Asıl gençleri gözaltına almış olsalardı suç işlemiş olacaklarını söyleyen sendika yöneticisi, polis sendikası olarak üyelerinin hukuka uygun davranması konusunda son derece titiz olduklarını vurguladı.

Polis Sendikası temsilcisi, bir soru üzerine sendika üyesi polislerin hukuka aykırı davranmaları durumunda gerekli işlemi yapmakta tereddüt etmeyeceklerini, üyeliklerini askıya alacaklarını ve gerekirse sendikadan ihraç edeceklerini belirtti. Sendika temsilcisi, birkaç gün önce yapılan üniversite harçlarını protesto eylemi sırasında öğrencileri coplayarak döven ve üniversite çalıştayı sırasında soru soran öğrencileri karga tulumba gözaltına alan polisleri de disiplin kuruluna sevk ettiklerini ekledi.

Polis ve öğrenci sendikalarının sert tepkileri üzerine yelkenleri suya indiren başbakan, metalci gençleri ve aptallıkla suçladığı polisleri Dolmabahçe’deki ofisinde kahve içmeye davet etti. Dün gerçekleşen buluşmada başbakan, metalci gençler ve polislerle ilgili sözlerinin maksadını aştığını, aceleyle ve iyi düşünmeden talihsiz ifadeler kullandığını söyleyerek üzüntülerini dile getirdi ve ‘hepimiz sözcükleri seçerken daha dikkatli olmalıyız’ dedi.

Basına açık olarak gerçekleştirilen Dolmabahçe buluşması sırasında başbakan, Öğrenci-Sen’in harç zamlarının geri alınması ve eğitimin parasız olması yönündeki taleplerini de yeniden değerlendireceklerini açıkladı. Öğrenci sendikası temsilcisinin harç zamları geri alınmazsa üniversitelerde süresiz boykota gideceklerini söylemesi üzerine,  başbakan öğrenci boykotunun öğrencilerin en demokratik hakkı olduğunu belirtti.

Bu anlattıklarım hayal mahsulü ama şimdi anlatacaklarım ayniyle vaki: Temmuz ayı ortalarında ABD’de siyah bir profesörün, anahtarı olmadığı için kendi evine kapısını zorlayarak girerken, beyaz bir polis tarafından hırsızlık zanlısı olarak gözaltına alınması üzerine,  ABD Başkanı Obama polisi aptalca davranmakla ve polis örgütünü de ırkçılıkla suçlamıştı. Ancak Harvard’lı profesör arkadaşının gözaltına alınmasına sert tepki gösteren Obama, Massachusetts Polis Sendikası’nın tepkisi üzerine yelkenleri suya indirdi. Polis sendikasının siyah yöneticilerinin de katıldığı basın toplantısında, sendikanın beyaz polis memurunun yaptığı işlemin yasalara uygun olduğunu açıklaması ve Obama’nın özür dilemesini istemesi karşısında, kullandığı ifadelerden dolayı üzgün olduğunu söyleyen Obama, polis memurunu arayarak gönlünü aldı ve sözcükleri daha dikkatli seçmesi gerektiğini söyledi. Obama, polis memuru ile gözaltına alınan profesör arkadaşını Beyaz Saray’a bira içmeye davet etti. (24-26 Temmuz 2009 tarihli gazeteler)

Neymiş! ABD gibi sendika sevmez bir ülkede bile polisler sendikalı olabilirmiş. Polis sendikası, başkanı özür dilemeye çağırıp, başkana karşı kendi üyesini savunabilir, başkanın yelkenleri suya indirmesini sağlayabilirmiş. Ve ABD Başkanı da haddini bilip geri adım atabilirmiş.

Keramet ABD’de veya Obama’da değil. Emin olun, dik duran bir sendika sadece Obama’ya değil nobran bir başbakana bile yelkenleri suya indirtir.