Yaşam / Siyaset

Uganda’da Eşcinseller Ölüm Kıskacında

Çarşamba, 9 Aralık 2009

Kan kokan kanun tasarısının arkasında gene köktendinci evangelistler var, gerçekleştirmek istedikleri mucize eşcinselleri ortadan kaldırmak. Clinton’in çıkışına rağmen Obama seyretmeye devam ediyor.

Bugünlerde eşcinsel medya, Uganda parlamentosunda kana susamış gey karşıtı kanun tasarısını destekleyen Rick Warren’a karşı tepkilerini yağdırdı. Kanun tasarısı, hepsi bir yana, içinde HIV pozitif olmanın da bulunduğu bazı “eşcinsel suçlar” için ölüm cezası öngörüyor. Warren, Uganda’da eşcinsellerin medeni hiçbir haktan faydalanmaması gerektiğini iddia eden bir konuşma yaptıktan sadece birkaç ay sonra, geçen Ocak’ta, Washington’da “herkese eşitlik ve özgürlük” sözleriyle süslenmiş bir nutuk çekmekten geri durmamıştı. Bu eli kanlı “rahip”i Başkanlığını başlatan resmi duayı okuması için davet ederken, Obama’nın aklı neredeydi bilmiyorum.  

Uganda artık bilinen bir hikâye. Ancak hikâye kökten dinci sağın AIDS fonları etrafında dönen yolsuzluklarıyla başlıyor. Bazı ABD’li evangelist örgütler, ta Bush yönetiminden beri, PEDFAR yoluyla gelen paraları hükümetten “inanç temelli” sağlık hizmetleri fonu alan sağ kanat dini kilise örgütlerine kaydırmaya başladı Bu kiliseler mümkün olduğunca Ugandalı kazanmaya çalışmak gibi AIDS’le alakalı olmayan faaliyetlerle uğraşıyor.
 
Obama’nın AIDS’ten Kurtulmak için Acil Plan’ı da (PEDFAR) yolsuzluklar ve israflardan nasibini aldı. Bu fonların genelde Afrika olmak üzere 15 ülkede HIV’yi engellemek için kullanılması gerekiyor ve listeye Uganda da dâhil. Köktenci kilise grupları bu vergilerle gelen dolarlardan bir kısmını HIV’yi önlemeye harcasa da, ABD politikası ve uygulamasının beklediği esas HIV’yi önleme çabası bu değil. Bunun yerine, bu kilise grupları Uganda hükümetini bekâret ve cinsel perhiz propagandası yapmak uğruna prezervatif kullanım ve cinsel eğitim uygulamalarını en aza indirgemeye itiyor ve gey ve biseksüel erkeklerin ihtiyaçlarını göz ardı ediyor çünkü eşcinsellik Uganda’da zaten ağır suç.
Bu yaklaşımın başka yerlerde olduğu gibi Uganda’da da büyük bir hata olduğu ortaya çıktı. Hükümet ve misyonerler HIV oranının düştüğünde ısrar ettikten birkaç yıl sonra, Uganda Sağlık Bakanı orada HIV oranının kontrolden çıktığını itiraf etmek zorunda kaldı.
 
Bu arada 2006’da PEDFAR faaliyetleriyle ilgili soruşturmalar başlatıldı ve aylarca süren FOI (Bilgilenme Özgürlüğü Yasası) kapsamındaki araştırmalarının da şeffaf ve açıklanabilir olmaktan oldukça uzak oldukları ortaya çıktı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ilk kez, Bush hâlâ görevdeyken, geniş kapsamlı PEDFAR yolsuzluklarını raporladı.
 
Ama iddiaya göre Obama göreve başladığından bu yana bunları durdurmak için çok şey yapılmadı. HRW, bir sene önce, PEDFAR fonlarının hâlâ mühtedi kazanmak ve Uganda’daki homofobiyi kamçılamak için kullanıldığını gözler önüne serdi. “Faal olarak geylere karşı nefreti teşvik eden ve prezervatiflerin güvenilirliği hakkında yanlış bilgi yayan örgütler”in PEDFAR fonundan yararlanmasının önüne geçilmesi Uganda’da eşcinsellerin yaşadığı bu yolsuzluklar değil. Kan kokan kanun tasarısının arkasında gene köktendinci evangelistler var, gerçekleştirmek istedikleri mucize eşcinselleri ortadan kaldırmak. İddiaya göre, Uganda’nın gey karşıtı kanun tasarısını parlamentoya Meclis’te de birçok üyesi olan karanlık ABD’li lobi grubu the Family tarafından sunulmuş. Ayrıca ABD’li meclis üyeleri gey karşıtı kanun tasarısı için Uganda’da açık açık lobi yaptı.
 
Dahası Uganda’da anaakım kiliselerin liderleri bile (sadece evangelistler değil, Anglikanlar, Katolikler ve hatta Müslüman liderler) gey karşıtı kanun tasarısını kutlamada birleşiyor ve ülkelerindeki eşcinsellerin kanıyla yıkanmaya ne kadar hevesli olduklarını gösteriyor.
ABD’deki birkaç düşünceli muhafazakâr din görevlisi Uganda’da olanlar konusunda şoke oldu, alarma geçti ve bu uygulamalara muhalefet etti. Warren’a gey karşıtı kanun tasarısını savunmaması için baskı yapmaya da çalıştılar. Ama görünen o ki çoğu düşüncesiz ABD’li köktendinci inanan, geylere yapılan vahşete göz kırpıyor çünkü onlara göre İncil bunları buyuruyor. Bu da onların fazlasıyla bağımsız gördükleri ya da büyüyle uğraşan kadınlara, Müslümanlara, AIDS hastalarına ve insani gerçekliğine tahammül edemedikleri herhangi bir gruba yapacakları vahşete de göz kırptıklarını gösteriyor. 
 
Gey karşıtı kanun tasarısına karşı tüm dünyadan yükselen muhalefete de değinmek gerek. İngiltere’den The Guardian şunları yazmış: “İngiltere ve Kanada bugün İngiliz Milletler Topluluğunu Uganda parlamentosunun “ağırlaştırılmış eşcinsellik”le yargılamak suretiyle ölüm cezası veren bir kanun tasarısını protesto etmeye çağırdı…  İngiltere Başbakanı’nın öfkesine Kanadalı meslektaşı Stephen Harper’ınki eşlik etti. Harper’ın sözcüsü Dimitri Soudas şöyle dedi: “Eğer eşcinselliği suç ilan eden bir tasarı yürürlüğe konursa, Uganda’da insan haklarını korumak için verilen mücadeleden ciddi bir geri adım atıldığı anlamına gelir.”
 
Bu arada Obama ve hükümetin büyük bir çoğunluğu Uganda kanun tasarısına karşı sessiz kaldı. Açık gey olan ABD küresel koordinatörü Eric Goosby bile Uganda’yı eleştirmeye çekinerek kendini komik duruma düşürdü. (Tesadüf eseri Goosby PEDFAR başkanı. Bu paranın inanç temelli gruplar tarafından kötüye kullanılması tam burnunun dibinde gerçekleşmiş olabilir). Sesini çıkaran az insandan biri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton.
 
Obama’nın LGBT bireyleri ABD’de koruma altına alınmış sınıf haline getiren nefret suçlarına karşı bir kanun tasarısı yakın zamanda imzalamış olması ironik. Ancak yönetiminin sessizliğinin diğer ülkelerdeki nefret suçlarını teşvik etmesi bu yasayı komikleştiriyor.

Patricia Nell Warren'in bilerico.com'da yayınlanan makalesini Kaos GL Çeviri Ekibinden Kıvanç Tanrıyar özetleyerek çevirdi.