İnsan Hakları

AK Parlamentosundan Açıklama

11 Mayıs 2010
Avrupa Konseyi homofobinin, transfobinin, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği sebebiyle ayrımcılığın Avrupa’da hiçbir biçimde kabul edilemez olduğunu ve takip edilmesi gerektiğini açık ve net ortaya koydu.

Avrupa Konseyi Parlamento Meclisi Avrupa’daki LGBT bireylere yapılan ayrımcılığı kınıyor

29 Nisan 2010’da Avrupa Konseyi Parlamento Meclisi (PACE) cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa karşı bir önerge kabul etti. Büyük bir Avrupa Konseyi kurumu sadece birkaç hafta içinde ikinci kez lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender (LGBT) hakları savunuculuğu yönünde güçlü bir çıkış yapıyor. 31 Mart 2010’da da Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi oybirliğiyle tarihi bir “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Temelli Ayrımcılıkla Savaşmak üzere Önlem Alma Önerisi”ni kabul etti.
 
ILGA-Avrupa, LGBT bireylere yönelik temel ayrımcılık sorunlarını gündeme getiren Önerge’yi benimsiyor ve Avrupa Konseyi üyesi olan kırk yedi devletin bu tip ayrımcılığa karşı savaşmak için önlem almasını teşvik ediyor.

Onaylanan Önerge, hâlâ Avrupa Konseyi üye devletleri içerisinde yer alan ve milyonlarca insanın hayatını etkileyen kapsamlı bir insan hakları ihlalleri yelpazesine işaret ediyor.

Örgütlenme ve ifade özgürlüğü :
Önerge bu hakları demokrasinin yapı taşı olarak görüyor ve üye devletleri bu hakları sağlamaya ve uluslararası insan hakları standartları minvalinde saygı görmeye çağırıyor.

Nefret söylemi:
Önerge belirli politikacıların, dini ya da diğer sivil toplum liderlerinin nefret söylemine ve medyada ile internette yer alanlara özellikle dikkat edilmesi gerektiği teşhisini koydu. Nefret söylemini ve ayrımcı iddiaları kınıyor. LGBT bireyler için bu tip iddialara karşı etkin koruma geliştirilmesi talep ediyor. 

Nefret suçu:
Önerge, homofobi ve transfobiyi yok etmenin üye devletlerin politik iradesini gerektirdiğini vurguluyor ve kurbanlara yasal çareler sunulmasının ve LGBT bireylerin hayatını ve güvenliğini sağlayan temel hakları çiğneyenlerin muaf tutulmasına son verilmesinin talep ediyor.

Ayrımcılık karşıtlığı:
Önerge, üye devletleri yasaklanmış ayrımcılıklar arasında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin de bulunacağı ayrımcılık karşıtı yasama getirmeye ve uygulamaya, ihlallere karşı yaptırım getirmeye, ayrımcılık vakaları için etkin raporlama mekanizmaları sağlamaya çağrıyor.


Transgender bireyler:
Önerge, özellikle transgender bireylerin maruz kaldığı ayrımcılıkla insan haklarından mahrumiyet döngüsünü vurguluyor. Önerge, üye devletlerin, kimlik belgelerinin daha önce bir yükümlülük ya da sterilizasyon ya da cinsiyet değiştirme ameliyatı ve hormon terapisi gibi diğer tıbbi prosedürler olmadan bireyin tercih ettiği cinsiyet kimliğini yansıtması için değiştirilmesini sağlayacak şekilde spesifik önlemler getirmesini talep ediyor.

Genç insanlar:
Önerge, genç LGBT bireyler için homofobi ve transfobinin sonuçlarının özellikle ciddi olduğunu vurguluyor ve genç insanların, özellikle on sekiz yaştan küçük olanların, algıladıkları ya da ifşa ettikleri cinsel yönelimini eleştirmemenin önemine dikkat çekiyor.
 
LGBT aileler:
Önerge, bazı üye devletlerdeki (de facto) LGBT ailelerin haklarının inkar edilmesinin bu ailelerin yasal yollardan tanınması ve korunmasıyla karşılanması gerektiğinin altını çiziyor. Önerge, ne yazık ki, sadece ulusal yasama böyle bir kabulü kapsadığında hemcins partnerliklerinin yasal kabulünü talep ediyor.

Evlat edinme:
Önerge, çocukların en çok neye ihtiyaç duyduğunu akılda tutarak, her ebeveynin çocuklarının ortak ebeveyn sorumluluğu olanağını talep eder.
 
Mültecilik:
Önerge, üye devletlerin LGBT bireylere iltica arayışı sebebiyle zulmedildiğini kabul etmesini talep eder.

Ek olarak, parlamenterler Avrupa Konseyi’nden LGBT sorunları üzerine çalışmak için kaynak dağıtmasını ve teklif edilen Kadına Karşı Şiddet Konvansiyonu tasarısında LBT kadınlara karşı şiddetin de dahil edilmesini istedi.
 
ILGA-Avrupa Yetkilisi Evelyne Paradis şöyle dedi:

Bu çok önemli bir gelişme ve bir ay sürelik bir aralıkta iki büyük Avrupa Konseyi kurumunun, sadece LGBT bireyler ayrımcılığı kuvvetle kınamakla kalmayıp, kırk yedi üye devletin bu tip bir ayrımcılığa karşı nasıl önlem alacağını takip eden kapsamlı belgeler onayladığını görüyoruz.

Avrupa Konseyi’nin üye devletlerine yasalarını geliştirme, LGBT bireylere ayrımcılığın ortadan kaldırılma politikaları ile uygulamaları ve temel insan haklarını sağlamaya yardım etme konusunda sağlam bir temel ve değerli bir pratik araç sunduğuna inanıyoruz.

Dahası, Avrupa Konseyi homofobinin, transfobinin, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği sebebiyle ayrımcılığın Avrupa’da hiçbir biçimde kabul edilemez olduğunu ve takip edilmesi gerektiğini açık ve net ortaya koymuştur.