Yaşam / Cinsellik

Yetkin: Toplum Cinsel Eğitim İstiyor

14 Kasım 2006
CETAD Başkanı Yetkin, Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Raporu'nda en önemli bulgunun toplumun cinsel eğitim istemesi olduğunu söyledi. Rapora göre kadınlar cinselliği eşlerinden öğreniyor, cinsellik konuşulmuyor, korunma yöntemleri bilinse de uygulanmıyor.

KAOS GL

Ayça Örer

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Başkanı Dr. Nesrin Yetkin, Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Raporu'nda yer alan en çarpıcı tespitin "toplumun üçte ikisinin okullarda cinsellik eğitimi, yüzde 44'ünün cinsellik konusunda uzmanlaşmış danışmanlık ve tedavi merkezleri istemesi" olduğunu belirtti.

Kadınlar cinselliği eşlerinden öğreniyor

bianet'in sorularını yanıtlayan Yetkin, "Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Raporu"nun sonuçlarına göre, cinsel sorunların kaynağı olarak ilk sırada bilgisizlik ve eğitimsizliğin gösterildiğini vurguladı. Buna karşın, azımsanmayacak bir çoğunluğun da sorunlara neden olarak ön yargıları, gelenekleri gösterdiğini ifade eden Yetkin, kadınların cinsel bilgileri kulaktan dolma öğrendiğine dikkat çekti.

Yetkin, "evli kadınların yarısından fazlasının ilk bilgi kaynağının eşi olduğu, yani kadın cinselliğine ilişkin sağlıklı ve doğru bilgi edinmediği, bunun yanı sıra, en güvenilir bilgi kaynağının konunun uzmanları olduğu da düşünüldüğünde, sıklıkla cinsel sorunlar yaşandığını ve çözüm olarak da eğitim ve danışmanlık istendiğini görüyoruz" dedi.

Yetkin: İnsanlar sorunlarını tanımlayacak kavramları bilmiyor

Cinselliğin "bilinmeyen ve konuşulmayan" bir konu olduğunu, ne ebeveynlerle, ne arkadaşlarla, ne eşle ne de çocuklarla paylaşıldığını kaydetti.

"Belki de cinselliğin en kolay konuşulacağı kişi yabancı biri, bir doktor, özellikle de cinsellik konusunda uzmanlaşmış bir profesyoneldir" diyen Yetkin, tek sorunun utanma olmadığını söyledi:

"İnsanlar yaşadıklarını doğru tanımlayacak sözcükleri bilmez. Bir şeylerin yolunda gitmediğini, cinsel sorunları olduğunu fark eden kişiler de neyin, nasıl, neden aksadığını tanımlayamaz. Bu nedenle başvurulan sağlık profesyonelinin cinsel yaşam ve sorunları ile ilgili soruları da sorması, herhangi bir sorun saptadığında da uygun bir uzman veya merkeze yönlendirmesi, sağlık hizmeti sunumu açısından da çok önemlidir."

Korunma yöntemlerini biliyor, kullanmıyoruz

Doğum kontrol yöntemlerinin çoğunun oldukça iyi bilindiğinin altını çizen Yetkin; "Buna karşılık toplumun dörtte biri cinsel ilişkiye girmesine rağmen korunmadığını belirtiyor. Doğum kontrol yöntemlerini bilmekle, uygulamak farklı şeyler" dedi.

Yetkin korunmama gerekçelerinin, çocuk sahibi olmak isteği, durumu şansa bırakma, doğum kontrol yöntemlerinin olası yan etkilerini iyi bilmeme, korku, korunmayı eşine havale etme, kürtajı doğum kontrol yöntemi olarak kullanma olabileceğini sıraladı.

Kızlık zarına abartılı önem vajinismusa neden oluyor

Raporda ortaya çıkan bir diğer bulgunun da, "bekaretin cinsellikle ilgili tabular içindeki yerini koruduğunu göstermesi" olduğunu kaydeden Yetkin, toplumun yaklaşık dörtte üçünün, "bekaretin kadının namusunun simgesi olduğu, ancak evlilikle bozulması gerektiği" düşüncesinde olduğunu belirtti.

Yetkin, "İnsanlar arasındaki ilişkilerin, elbette evlilik kurumunun da karşılıklı güvene dayalı olması beklenir. Oysa burada tüm 'namus' kavramı incecik bir zar parçasına bağlanıyor. Kızlık zarına verilen bu abartılı önem, birçok kişinin yaşamında trajedi yaratırken, ülkemiz gibi muhafazakar toplumlarda vajinismus gibi cinsel sorunların Batı ülkelerinden çok daha fazla görülmesinin de nedeni" dedi.

Kaynak: BİA, 13 Kasım 2006