16/05/2021 | Yazar: Umut Güner

Yaşlanmanın fiziksel olmadığı, LGBTİ+’ların destek mekanizmalarına erişemiyor olmaları ve bu durumun yoksullaşmalarına, yoksunlaşmalarına ve yalnızlaşmalarına yol açtığı…

40+ Lubunya örgütlenme deneyiminin öğrettikleri üzerine… Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Çizim: Semih Özkarakaş, 2 Eylül 2020

Sivil Düşün destekleriyle ilk toplantısını 14-15 Aralık 2019’da Bolu’da gerçekleştiren 40+ Lubunya İnisiyatifi, iki gün boyunca yaşlı LGBTİ+’lara yönelik iyi örnekleri ele aldı ve yaşlılık sürecini bir arada geçirmek için bir araya gelen grup, iki gün boyunca yaptığı tartışmalar sonrasında şu soruyu yeniden sordu: Birlikte nasıl yaşlanacağız?

Evet 40’ından gün almış bir grup LGBTİ+ aktivist olarak uzak bir tarihi planlamak için buluşuyorduk. Sanki evlilik eşitliği geldiğinde düğünümüzün nasıl olacağını bugünden planlıyor gibiydik. 40+ Lubunya kurucularından bir arkadaşımız toplantı sırasında yaşlılıktan doyum oranlarının heteroseksüellere nazaran LGBTİ+’ların daha fazla olduğunu söylemişti. Çünkü heteronormatif yapıya bel bağlamayan LGBTİ+’lar heteroseksüellere oranla yaşlılığa ilişkin soruları daha erken gündemlerine alıyor ve planlamaya başlıyorlardı. Evet biz de o LGBTİ+’lardandık. Birlikte yaşlılık evresini geçirmek için aslında şimdiden birlikte zaman geçirmeye ve birbirimizle yeniden tanışmaya karar verdik. Ancak pandemi süreci başladı. Doğal olarak bir araya gelmek için birbirimize verdiğimiz sözlerin hepsini askıya aldık.

Bu askıya alma hali bizi başka bir şey eylemeye götürdü. Yaşlılık alanını daha yakından tanımaya, yaşlılık alanındaki aktörlerle ve nelere yaptıklarına ve LGBTİ+ alanına ilişkin temaslarını öğrenmeye götürdü.

LGBTİ+ hakları mücadelesi, temas ettiği her alanı değiştirdiği gibi kendisi de o alandan mutlaka bir şeyler öğrenerek yoluna devam ediyor. 40+ Lubunya yaşlılık çalışmaları olarak bu iki senelik süreçte en temel öğrendiğimiz şey, “yaşlılığın” fiziksel yaş ile açıklanabilecek bir olgu olmadığı idi. Pek ala kişilerin deneyimleri, hayatta kalma çabaları, var olma mücadeleleri, etraflarından aldıkları destek mekanizmaları ile açıklanabilir bir durumdu. Yorgunluk, yoksunluk, yoksulluk hallerinin yaşlanma süreçlerini etkilediğini öğrendik.

Bunun altını özellikle çizmek istiyoruz çünkü, sürekli olarak “40+ yaşlı değil ki” deniyor. Ancak 90’larda genç olan, internetin bu kadar yaygın olmadığı bir atmosferde kendini keşfeden LGBTİ+’ların deneyimlerinin zor olabileceğini unutmamak gerekiyor.

40+ Lubunya Yaşlılık Çalışmalarının örgütlenme deneyimlerinin bize öğrettiği bir başka şey ise, yaşlanmanın fiziksel olmadığı, LGBTİ+’ların destek mekanizmalarına erişemiyor olmaları ve bu durumun yoksullaşmalarına, yoksunlaşmalarına ve yalnızlaşmalarına yol açtığı. Bu alanın deneyimi ile de aynı zamanda “LGBTİ+ çocuklar vardır” diyoruz. Son iki senedir 23 Nisan dolasıyla gündemde daha fazla yer tutmaya başlayan “LGBTİ+ Çocuklar” meselesinde deneyimlerini paylaşan 30+ ve 40+ aktivistlerin paylaşımları da bize bunu söylüyor.

2009 yılında Pembe Hayat ve Kaos GL’nin birlikte düzenlediği translara yönelik hormon kullanma temalı bir atölyede Şahika Yüksel bir danışanından bahsetmişti. 60’larını aşan bir trans erkeğin trans uyum sürecini başlatmak için kendisine başvurduğundan bahsetmişti. Hayatın cilveleri ile öğretmen okulunda aşık olduğu kişi ile evlenebilmiş ve 60 yaşına kadar “erkek” olarak yaşamını sürdürebilmişti. Ancak artık yaşlandığı için ölüm sürecini planlamak istiyor ve kendisinden sonra eşini bir dizi soruyla baş başa bırakmak istemediği için artık “ameliyat olmak istiyordu”. Türkiyeli LGBTİ+’lar örgütlenirken, “açılmanın” gençlik döneminde olacağını düşünüyoruz. Çünkü örgütlenen LGBTİ+ların çoğu gençler. Ancak yaşlılık döneminde açılıp açılmama bir gündem olarak karşımıza çıkıyor. Bu gündem aynı zamanda sağlığa erişim hakkını da doğrudan etkileyen bir süreci beraberinde getiriyor.

Bunun yanında bugün 40+ olan kişilerin açılma deneyimleri daha sınırlı olduğu için doğal olarak bunu bir beceri olarak geliştirme alanları da sınırlı. Bu yüzden 40+ LGBTİ+’lar yaşlılık+ lubunya deneyimlerini ve bu deneyim sırasında maruz kaldıkları durumları, gelişmeleri üçüncü kişilerle paylaşma noktasında da bir dizi engelle karşılaşabiliyorlar.

Kurum bakımı altında iken LGBTİ+ olarak açık olup olmama halinin kendisi yaşlı LGBTİ+’ların bakım hizmetini alıp alamayacağından nasıl alacağına kadar bir dizi sorunsalı beraberinde getirebiliyor. Yaşlı LGBTİ+’lar hareket içinde yeterli kadar görünür olmayabilirler ancak 17 Mayıs’ın yaşlılık ve sosyal hizmet etkinliğindeki deneyimleri dinlediğimizde sosyal hizmet kurumlarında yaşlı LGBTİ+’lar var ve onları ayrımcılığa karşı koruyacak herhangi bir destek yok. İlgilenen sosyal hizmet uzmanının ve diğer meslek elamanının “insafına” kalmış bir durumdalar.

40+ Lubunyanın örgütlenme sürecinde ortaya çıkan bir başka ihtiyaç ise farklı kuşakların kendi aralarında ve kuşaklar arasında iletişimi güçlendirecek etkinliklere olan ihtiyaç. 17 Mayıs son bir sene boyunca yapıp ettikleri etkinlikleri sosyal etkinliklerle destekleyerek bunu aşmaya çalışıyor. 40+ lubunyanın kendi iç etkinliklerine katılmak isteyen 30+ların sayısının da hiç azımsanmayacak kadar çok olması da bize bir şeyler söylüyor. 30’lu yaşlar, üniversite sonrasında iş bulma, kendine bir hayat kurma, aileye neden evlenmeyeceğini tekrar tekrar anlatma çabaları ile biraz kendiliğinden insanların yalnızlaştığı bir süreç olabiliyor. Hareket içindeki aktivistlerin sürekli yenilenmesi de hareketle ilişkiyi zamanla azaltabiliyor. Bunları aşmak için gündemimize alacağımız etkinlikler ve yapıp edeceklerimiz aslında kendiliğinden kuşaklar arasında iletişimi de güçlendirecektir. Çünkü LGBTİ+ dayanışması birçok açıdan akran dayanışması olarak örgütlenen ve kişilerin birbirlerinden öğrendikleri bir süreci de barındırıyor.

Kuşaklar arası iletişimi güçlendirmeye yönelik etkinlikler aynı zamanda benim gibi hareket içindeki 40+ lubunyaların yalnızlaşmasının da önüne geçecektir.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: insan hakları, yaşam
Telegram