03/04/2014 | Yazar: Yıldız Tar

Yıldız Tar Trans X İstanbul belgeselini yazdı: Ebru Kırancı’nın yaşamı çevresinde gelişen film; kentsel dönüşümden Gezi’ye birçok meseleye dokunuyor.

Son yıllarda LGBTİ’lerin parçası ya da konusu olduğu çok sayıda film çekildi ve birçoğu belki de LGBTİ temalı olmayan filmlere göre daha fazla seyirci tarafından izlendi. “Benim Çocuğum” ile artık çok daha fazla görünür olan LGBTİ temalı belgesel filmlere bir yenisi daha ekleniyor: Trans X İstanbul.
 
Belgesel filmin çekim süreçlerinin bir kısmına şahit olan birisi olarak diyebilirim ki, film yoğun bir emeğin ürünü. Yönetmen Maria Binder, trans aktivist Ebru Kırancı’nın hayatını odak alarak transların yaşam mücadelesini anlatmak için yıllardır emek harcıyor. Ve nihayetinde Trans X İstanbul, İKSV Film Festivali’nin “Sinemada İnsan Hakları Yarışması” bölümünde 2007’den bu yana yalnızca İstanbul Film Festivali’nde verilen Avrupa Konseyi Sinema Ödülü (FACE) için yarışacak. Ödül bu bölümde yer alan ve insan hakları konusunda kamuoyunda duyarlılık ve bilinç uyandıran, bu konunun öneminin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunan bir filme veriliyor.
 
Filmin ilk gösterimi 14 Nisan saat 21.30’da Atlas Sineması’nda yapılacak. Diğer gösterimler ise İKSV tanıtım sitesinden takip edilebilir. Yönetmenliğini Maria Binder’in üstlendiği film Ebru Kırancı’nın, dostlarının kentten sürülmesi ve öldürülmesine karşı mücadelesini anlatıyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) listelerinden Beyoğlu’nda belediye meclis adayı da olan Kırancı’nın yaşamı çevresinde gelişen film; kentsel dönüşümden Gezi’ye birçok meseleye dokunuyor.
Belgesel Ebru’nun; yönetmenin annesi, 85 yaşındaki emekli Alman hemşire Margarethe’yle tanışması ve translar için bir huzurevi açmaya karar vermesiyle başlıyor. Gayet kişisel bir belgesel olan Trans X İstanbul, Türkiye’deki trans bireylerin insan haklarının desteklenmesini hedefleyen çoklu platform projesinin de bir parçası.
 
Yönetmen Maria Binder filmin hedefini şöyle açıklıyor: “Bu film, devlet ve toplumun kültürlerarası ilkel bir mekanizma aracılığıyla (siyasal dışlanma kriteri olarak görünürdeki kişisel özelliklerini) ellerinden aldığı onur ve namuslarını geri kazanmak için kendiliğinden ve mizah içinde harekete geçen insanları görünür kılmayı hedefliyor.”
 
Gala davetiyesinde ise bir müjde daha veriliyor. Film yereldeki LGBTİ örgütlerinin de işbirliğiyle İzmir, Antep, Adana, Ankara, Mersin, Kars, Dersim, Van ve Diyarbakır’da da gösterilecek. Gala, turnenin başlangıcı olacak.
 
Galaya gidebilecek miyim bilmiyorum ama açıkçası filmde nelerin yer aldığı benim için merak konusu. Ebru da Maria da ser veriyor ancak sır vermiyor. Çekimlerden takip edebildiğim kadarıyla; Avcılar Meis Sitesi’ndeki linç girişimleri, Trans Onur Yürüyüşleri ve Ebru’nun Kastamonu’daki ailesini ziyareti filmde yer alıyor.Özellikle Kastamonu en çok merak ettiğim kısmı. İKSV gösterimlerine gidemeyecek, turnelerden herhangi birine yetişemeyecek olanlar için ise filmin DVD’sini dört göz, beş kulakla beklediğimizi belirteyim efen’im.  

Etiketler:
Bayram