23/08/2021 | Yazar: Kaos GL

“Adalet Bakanlığı’nın ‘İslam dini literatürüne’ gönderme yaparak cinsel yönelimleri farklı kişileri hedef göstermesi ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ niteliğinde olup ‘açık ve yakın tehlike’ oluşturmaktadır”

13 kurumdan Adalet Bakanlığı’nın homofobisine karşı açıklama Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Boğaziçi sergi davası 1. duruşma öncesi basın açıklaması, 17 Mart 2021, Yıldız Tar / Kaos GL

3H Hareketi Derneği, Ankara 78’liler Meclisi, Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Boğaziçili Müdahil Mezunlar, Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi, Demokrasi İçin Birlik (DİB), Diyalog Grubu, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Doğu-Güneydoğu Dernekleri (DGD) Platformu, Düşünce Suçu (!?)na Karşı Girişim, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği, Yurttaş Girişimi ve Yurttaşlık Derneği, Adalet Bakanlığı’nın kopyala yapıştır homofobisine ilişkin ortak açıklama yayınladı.

Adalet Bakanlığı’nın Anayasa’da güvence altına alınan laik hukuk devleti ilkesine açıkça meydan okuyan dini gerekçelere başvurduğunu belirten kurumlar, “Adalet Bakanlığı’nın ‘İslam dini literatürüne’ gönderme yaparak cinsel yönelimleri farklı kişileri hedef göstermesi ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ niteliğinde olup ‘açık ve yakın tehlike’ oluşturmaktadır” dedi.

Açıklamada devlet kurumlarının her türlü eylem ve işlemlerinde Anayasa’ya ve laik hukuk kurallarına uygun davranmak zorunda olduğu vurgulandı.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer alıyor:

“Adalet Bakanlığı’nın cevap yazısında, dince haram ve yasak olduğunu iddia ettiği bir konuyu, ceza kanunundaki “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçu” kapsamına katma çabası kabul edilemez. Bu durum, meşruiyetini anayasadan alan bir devlet kurumunun anayasanın emrettiği, hukuk düzeninin din kurallarına dayandırılamayacağı ilkesini çiğnemesi, görmezden gelmesi anlamına gelmektedir. Laik temelli hukuk anlayışı ve devlet düzeni toplumun bütün kesimleri bakımından hayati önemde bir güvencedir.

Adalet Bakanlığı'nın cevabi yazısını bu nedenle ülkemiz hukuk sistemine temelden karşı, vahim ve tehlikeli görüyor, reddediyoruz.”

Ne olmuştu?

Adalet Bakanlığı, Boğaziçi Üniversitesi sergi davasına ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) cevap verdi.

30 Ocak'ta tutuklanan ve 17 Mart’ta ilk duruşmada tahliye edilen Selahattin Can Uğuzeş, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle avukatları Levent Pişkin ve Deniz Yıldız aracılığıyla AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.

Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Dr. Hacı Ali Açıkgül, başvuruya ilişkin AYM’ye yanıt verdi.

Bakanlık, iddianameden kopyala-yapıştır yöntemiyle verdiği yanıtta bir kez daha homofobiye başvurdu. Savcılığın iddianamede kullandığı “İslam dini literatüründe yasak ve haram olarak kabul edilen eşcinsellik ve benzeri cinsel yönelimlere dair imgeler”, “LGBTİ+ olarak anılan bir sosyal kesim ve Türk toplumunun büyük bir çoğunluğunu oluşturan Müslüman vatandaşlar açısından halkın sosyal sınıf bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte olduğu” ifadelerini yineledi.

Bakanlık yanıtında ayrıca, tutuklamaların haklı olduğunu yine iddianameden kopyala yapıştır yaptığı ifadelerle öne sürdü.


Etiketler: insan hakları, yaşam, nefret suçları, eğitim, din/inanç
Bayram