13/01/2014 | Yazar: Yıldız Tar

2013 yılında 59’u çocuk en az 1235 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, ’Katliam düzeyinde iş cinayetleri yaşanıyor’ dedi.

2013’te En Az 1235 İş Cinayeti Yaşandı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
2013 yılında 59’u çocuk en az 1235 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, ”Katliam düzeyinde iş cinayetleri yaşanıyor” dedi.
 
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 2013 yılı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Basından ve emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler üzerinden hazırlanan rapora göre, 2013 yılında en az 1235 işçi yaşamını yitirdi.
 
Meclis, raporu kısıtlı imkânlarıyla ulaşabildikleri verilerle oluşturduklarını vurgulayarak, “Ancak raporlarımızdaki ’gerçekler’ birçok sigortasız işçinin hayatını kaybetmesinin yanı sıra sigortalı işçilerin ölümünün de kayıt altına alınmadığını göstermektedir. Bu durumun ışığında ülkemizde SGK verilerinin çok üstünde bir işçi ölümünün yaşandığını söyleyebiliriz. Yine özellikle meslek hastalıkları verilerinin gerçek durumu yansıtmaktan çok uzak olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, daha sağlıklı veri toplamak ve bunları kamuoyuyla paylaşmaktan sorumludur. İşçi sağlığı ve güvenliğini sağlamak için sorunun gerçek boyutlarının görülebilmesi bir zorunluluktur” dedi.
 
Rapora göre, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin 103’ü kadın, 1132’si erkek işçi. Yaş gruplarına göre dağılımı ise şöyle: 14 yaş ve altında 18 çocuk işçi; 15-17 yaş arasında 41 çocuk/genç işçi; 18-27 yaş arasında 249 işçi; 28-50 yaş arasında 594 işçi; 51 yaş ve üstünde 189 işçi. 144 işçinin ise yaşı öğrenilemedi.
 
En çok iş cinayetlerinin inşaat ve yol sektörlerinde yaşandığının belirtildiği raporda, her pazar günü saat 13.00’de Galatasaray Meydanı’nda gerçekleşen “Adalet Arayan İşçi Aileleri” eylemleri de hatırlatıldı.
 
Aylara, işkollarına, toplumsal cinsiyetlerine, nedenlerine, yaş gruplarına, şehirlerine göre iş cinayetlerinin detaylıca aktarıldığı raporda; göçmen işçilerin en temel sağlık hakkından bile yoksun bir biçimde çalışmak zorunda kaldıkları vurgulandı.
 
Raporun sonuç bölümünde şu talepler yer aldı:
 
“*Çıkartılan yasalarla her geçen gün kısıtlanan sosyal güvenlik sistemi tüm çalışanları kapsayıcı bir hale dönüşmelidir. İş yasaları tüm çalışanları kapsamalıdır.
 
*İşyeri içinde veya dışında; çalışırken, işe gelip giderken, barınırken, beslenirken… yani ’iş süreçlerinin bütününde’ yaşanan işçi ölümleri iş cinayeti olarak kabul edilmelidir.
 
*Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir.
 
*Trafik, servis kazaları bir iş cinayeti ve halk sağlığı sorunu olarak da ele alınmalıdır.
 
*İşçi sağlığı talebi ile iş güvencesi talebi birbirinden ayrılamaz. İşsizlik işçi sağlığı talebini savunmanın önüne bir sopa olarak çıkarılırken ölüm ve hastalık riskiyle ve yine başta taşeronlaştırma olmak üzere güvencesiz koşullarda çalışmamız beklenemez.
 
*İşçi sağlığı talebi ve asgari ücret mücadelesi birbirinden ayrılamaz. Çünkü emeğin korunmasının yolu insanca yaşayacak bir ücret almaktan geçer.
 
*İşçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için ulaşım, barınma ve beslenme sorunları çözülmelidir.
 
*Çocuk işçiler, emekli/emeklilik çağındaki işçiler, kadın işçiler, göçmen işçiler ve Kürt işçiler; örgütsüz, sendikasız, sosyal haklardan en yoksun... Kısaca işçi sınıfının en zayıf kesimleridir. Bu işçi kesimlerinin devletten ve sermayeden bağımsız bir emek hareketinin işçi sağlığı politikası oluşturma mücadelesine kazanılmasının zorunlu koşulu ise güçlendirilmeleridir. Bu da ancak emek hareketinin merkezi ve bu kesimlerin özelliklerini dikkate alan politikalar geliştirmesiyle mümkündür.
 
*Afşin-Elbistan madencilerinin ve Kozan-Gökdere baraj işçilerinin cenazelerini istiyoruz. Arkadaşlarımızı unutmadık, unutturmayacağız.
 
*İş cinayetlerinin sorumluları devlet ve sermayedir. Yaşanan her işçi ölümünde adalet sağlanmalı ve sorumlular en ağır biçimde cezalandırılmalıdır.”
 
Raporun tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.  

Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
Bayram