28/12/2020 | Yazar: Aslı Alpar

Kaos GL podcastin “3 dakika 3 soru” programının son konuğu Şişli Belediyesi Eşitlik Birimi ve SPoD’dan Halim Kır’ın yerel yönetimlere dair verdiği cevapları yayımlıyoruz.

3 Dakika 3 Soru: Yerel yönetimler Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL podcastin yeni programı “3 dakika 3 soru”nun bölümlerini dinlemek yerine okumak isteyenler için programın son konuğu Şişli Belediyesi Eşitlik Birimi ve SPoD’dan Halim Kır’ın yerel yönetimlere dair verdiği cevapları yayımlıyoruz.

Yerel yönetimler LGBTİ+’lar için neden önemli?

Öncelikle, LGBTİ+’lar için eşit yurttaşlığın sağlanmasının hem merkezi hem yerel düzeyde bütünlüklü politikaların hayata geçirilmesiyle mümkün olabileceğini belirtmekte fayda var.

Bu politikaların en temel ayaklarından biri de elbette gündelik yaşamı deneyimlediğimiz yerelden geçiyor. Kentin neresinde/nasıl yaşadığımızdan tutun, kentin ne kadarına erişebildiğimiz, ne kadarında özgürce dolaşıp dolaşamadığımız, kentle ilgili kararlara katılıp katılamadığımız, yaşadığımız kentin kaynaklarından ne kadar pay alabildiğimiz gibi genişletebileceğimiz şekilde yerele dair pek çok süreç bizim esasen hayatı ne kadar eşit deneyimlediğimizi de belirliyor.

Yerel yönetimler, tüm kentlilerin, kenti eşit paylaşması yönünde hem yetkili hem de sorumlu bir konumda. Herkes gibi LGBTİ+’ların da onurları zedelenmeden, çeşitlilikleri ve oradan doğan ihtiyaçlarıyla kapsayıcı hizmet alabilecekleri, kimse yoksa da “belediyem var” diyerek güvenle başvurabilecekleri bir yerel yönetim, LGBTİ+’ların somut olarak deneyimlediği pek çok eşitsizliğin sonlanmasındaki rolü açısından önemli.

Yerel yönetimler cinsiyet eşitliği ve çeşitliliği için neler yapabilir?

Son yıllarda daraltılmaya çalışılan yetki alanları ve kaynaklarına rağmen, yerel yönetimler hala kent için önemli aktörler. Büyükşehir, il, ilçe düzeyinde farklı yetki ve sorumlulukları olsa da belediyeler temel olarak sağlık, sosyal hizmet, ulaşım, eğitim, kültür sanat, gibi geniş bir skalada hizmet veriyor.

Burada LGBTİ+’ların kente dair herkesle ortaklaşan olabileceği gibi farklılaşan sorun, ihtiyaç ve beklentileri olduğunu öncelikle kabul etmek gerekir. Tüm kentlilerin iki cinsiyete sahip heteroseksüel insanlar olduğunu var saymak, daha en başta LGBTİ+’ları yok saymak anlamına geliyor.

Belediyelerin öncelikle tüm hizmet alanlarını cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliğini gözetecek şekilde revize etmesi, buna paralel olarak da LGBTİ+’lara özgü hizmetleri de gündemine alması gerekir.

Örneğin; pandemi dönemini düşündüğümüzde LGBTİ+’ların sosyal yardımlara kolayca erişebilmesi, sosyal destek sisteminin LGBTİ+ kapsayıcı şekilde revize edilmesiyle sağlanabilecekken; şiddet durumu içinse LGBTİ+’lara özel şiddet sonrası destek mekanizmalarının yani sığınaklar, danışma hatları gibi yeni hizmetlerin hayata geçirilmesiyle sağlanabilir.

Belediyeler, tüm bunlarla birlikte kentlilerin cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimle ilgili doğru bilgiye erişmesi için çalışabilir. Fobiyle mücadele ve LGBTİ+’ların ayrımcılık, eşitsizlik karşısında güçlenmesi için programlar geliştirebilir.

LGBTİ+’lar yerel yönetim süreçlerine nasıl katılabilir?

Belediyelerin yetki ve sorumlulukları, çalışma usul ve esasları Belediye Kanunu’nda düzenlenmekte. Burada yer alan, Hemşehri Hukuku olarak adlandırılan 13. Madde diğer haklarla birlikte kentte yaşayan herkesin belediye kararlarına katılma hakkını açıkça tanımlıyor. Bu madde, herkes gibi LGBTİ+’ların da süreçlere katılımı için bir dayanak.

Yerel seçimleri takip eden 6 ayda oluşturulan Belediye Stratejik Planı, ona bağlı olarak bütçe ve performans programları, kent kaynaklarının kimler için ve nasıl kullanıldığını belirleyen belgeler.

LGBTİ+’lar bu belgelerin oluşturulması amaşasına katılabileceği gibi, sonrasında ilgili müdürlük ve birimlerle kuracakları iletişimlerle uygulama ve izleme aşamalarına da katılabilir.

Yine işlevsel kullanılması halinde yerel demokrasi açısından önemli bir kazanım olan kent konseyleri de LGBTİ+’lar için bir katılım mekanizması olabilir.

Yerel yönetimlerin de LGBTİ+’ları, katılıma teşvik eden çalışmalarda bulunması gerektiğini vurgulamakta fayda var. Belediyelerin, gerçek bir katılımcılığı benimsemesi, LGBTİ+ kapsayıcı bir belediye olma potansiyeli taşıdığını her fırsatta görünür kılması, kentte yaşayan LGBTİ+’lara ulaşmak için araçlar geliştirmesi ve LGBTİ+ kotası gibi uygulamaları gündemine alması gerekir.

Dinlemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.

 


Etiketler: insan hakları
Nefret