31/05/2013 | Yazar: Evren E. Çakmak

Taksim Gezi Parkı direnişi 4. Gününü dolduruyor. Eşcinsel kültürü için ayrı bir yeri olan parkın 70’lerdeki halini Belgin Çelik’ten dinliyoruz.

70’lerden Günümüze Gezi Parkı! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Ankara’da ilk önce Gençlik Parkı’nı geri almışlardı! Lubunyalara küçük imkânlar sunan parkın bütün kuytu köşeleri sürekli yanan ampullerle aydınlatılmıştı.

Ardından 1990’ların başında Ankara’nın hetero memurlarının evlerine çekildikten sonra eşcinsel erkeklerin birbirlerini bulabildikleri bir vahaya dönüşen Güven Park paparonlarca işgal edildi.

Şimdi de yıllarca lubunyaların buluşma noktası olan Taksim Gezi Parkı yok edilmek isteniyor! Taksim Gezi Parkı'nın 70’lerdeki halini Belgin Çelik’ten dinliyoruz.

Gezi Parkı lubunyaların mekanıydı

70’li yıllardaki gezi parkı çok güzel, nezih bir parktı, sosyal bir parktı. Paylaşımların olduğu bir park... Gezi parkı pek çok düzenlemelere değişime sahne oldu. Ama böylesine bir yıkım hiçbir zaman gündeme gelmemişti. Belediye gazinosu vardı o zamanlar. Hâlâ içinde durmakta ama nikâh salonu oldu. Bir çok sanatçı gelip geçmiştir oradan. Parkın çevresinde tükürük köfteciler meşhurdu. Her kesimden insan bayıla bayıla yerdi bu köfteleri. Cıvıl cıvıl bir yerdi. Etrafında, Harbiye’ye doğru çok güzel kafeler vardı. Herkesin bir araya gelebildiği kafelerdi buralar.

Park, içinde lubunyaların takıldığı, gezindiği, hava karardıktan sonra da koli buldukları bir yerdi. Gacıvariler gece saatlerinde parktan çekilirlerdi genelde. Onların mekânları Elmadağ, Harbiye tarafıydı daha çok. Oralar boydan boya çark alanıydı. Gezi parkı daha çok lubunyaların mekânıydı.

Bülent Ersoy parkın müdavimlerindendi

Şimdiki divamız Sayın Bülent Ersoy (daha o zaman Maksim'de falan çıkmamıştı), O da gezi parkının sürekli müdavimlerindendi. O zaman bekçiler vardı iki tane. Park içinde onlar devamlı devriye gezerlerdi. Coplarla korkutarak bazen insanlara müdahale ederlerdi. Ama şimdiki gibi değildi yani bu kadar şiddet o zaman yoktu. Herkes, herkesin ne iş yaptığını, ne şarkı söylediğini, kim olduğunu bilirdi. Bilinmez diye bir şey yoktu. Bu gibi parklar her ilde, her ilçede varlar ve var olmaya da devam edecekler.

Bülent ile Gezi Parkına kadar yürürdük. Orada arkadaşlık biterdi. Kendisi parka girdiği zaman biz yolumuza devam ederdik (Biz gacıvariyiz o zaman da). Elmadağ tarafına geçtiğimiz zaman arkasında bekçilerle ciyak ciyak bağırarak gelirdi arkamızdan. Oradan çıkınca soluğu Valikonağı Caddesindeki Pırlanta gece kulübünde alırdık. Çarliston Cengiz (Nergis) vardı Cihangirden. Çok iyi dostlardı Bülent ile.

Park herkes içindi

Parkın müdavimi boldu. Bülent Ersoy, Yılkut Tezcan, Günal Tunalı gibi birçok ünlü de oranın müdavimiydi. Ben şimdi isterdim ki o kişiler sadece anısı için bile olsa gidip o parka sahip çıkmalı. Ben keşke şimdi orada olabilsem. O parkı, o kültürü korumak için her şeyi yapmaya hazırım. Geçmişini inkar eden insanlığını da inkar etmiştir. Birçok insan bu kültürle yetişti. Ve eminim ki yaşayanlarının birçoğu o parka şimdi sahip çıkıyorlar. Anıların iyisi kötüsü olmaz, yaşanmıştır hepside. O park bizim anılarımız, tarihimiz, kültürümüz…

 

Ayrıca orada sadece insanlar barınmıyor. Kediler köpekler kelebekler, ağaçlar çiçekler… Orada bir ekosistem var. Bu gibi parklar Avrupa’da da var. Polis orada çarka gelenleri kovmaz, korur. Bize diyorlar ki ahlaksızlığı Avrupa’dan aldık. E senin tarihin nedir? Köçeklere baksınlar, parkların tarihine baksınlar. Biri birinden aldıysa Avrupa bizden aldı. Ben hep ahlaklı kişilerle yattım kalktım. Düştüm, yaşadım. Ölmeden önce son bir arzum var ahlaksız bir insan ile birlikte olmak. Sanırım bu mümkün değil…

Ben Lambda’da iken doğu bloğu ülkelerinden LGBT bireyler Lambdayı ziyarete geldiler. Biz de İstanbul’u gezdiremeye başladık. Eski mekanları gösteriyoruz, Abonozu, klüpleri… Ve Taksim Parkına geldik grup halinde. Sorumluluğum gereği arkadaşları uyardım. Burada biraz dikkatli olalım dedim. Baktım ki gruptakiler benden iyi biliyormuş parkı. Her İstanbul’a geldiğinde muhakkak orada çarka çıkarmış. Şaştım kaldım ben de dedim ki bu parkın namı bizim ülkeyi aşmış. 


Etiketler: yaşam, gezi/mekan
Nefret