01/09/2020 | Yazar: Ali Erol

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” haline gelen Akit’in Ağustos ayı homofobik nefret seyri…

Akit’in Ağustos ayı nefret söylemi listesi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL, medya çalışmaları kapsamında, cinsiyetçi, transfobik, homofobik nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik yayın organı Akit’in Ağustos ayı listesini hazırladı.

Akit, Ağustos boyunca ayrımcılık ve nefret söylemi ürettiği haberleriyle, kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen ve imzacı devletlere “kadına karşı şiddeti önleme, şiddetten koruma, şiddet eylemlerini kovuşturma ve mağdur destek mekanizmaları oluşturma” yükümlülüğü getiren “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”ne yönelik karalama kampanyasını körüklemeye devam etti.

2012 yılında ilk olarak Türkiye tarafından imzalanan ve 1 Ağustos 2014’ten beri yürürlükte olan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne yönelik cinsiyetçi ve homofobik dezenformasyona ortak olan, üreten ve yayan Akit’in aylık nefret söylemi Ağustos listesi,

“LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına doğrudan saldırı!”, “Akit’ten kadınlara karşı cinsiyetçi nefret!”, “Akit’in homofobik nefret siyaseti”, “Akit’in kültür-sanat ve medya siyaseti: Sansür ve nefrete teşvik!” ve “Akit’in nefret “köşe”leri” başlıklarından oluşuyor.

LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına doğrudan saldırı!

“LGBTİ doğayı bozan bir anlayıştır” manşeti altındaki Akit tv programında, LGBTİ+’lere yönelik manipülasyon, dezenformasyon ve Akit provokasyonlarına devam edildi. LGBTİ+ derneklerine doğrudan saldırı ve hedef gösterme ile ilerleyen programda, İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesinden on sene önce kurulan Ankara’daki ilk LGBTİ+ derneğinin, savcılığın İstanbul Sözleşmesi’ni dayanak göstermesiyle kapatılmadığı da söylendi! Akit tv’nin aracılık ettiği homofobik nefret söylemini dillendiren konuşmacı Yunus Ekşi, “halkımız LGBT’yi anlamaz, bunlar cinsel farklı tercih değil, kadına kadına ve erkek erkeğe cinsellik doğayı bozan bir anlayıştır” sözlerini sarf eden Akit tv konuşmacısı, “LGBT”nin toplumu zehirlediğini söylüuor ve “Türk toplumu buna seyirci” kalmaz diye devam ediyor.  

Vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlayıp, her türlü tehdit ve baskıya karşı korumakla görevli olan İçişleri Bakanlığının, LGBTİ+'ları “vatandaş”tan görmeyip kurumsal ayrımcılığa tabii tutması, nefret söylemine devam edip, hedef göstermesi de Akit tv’de dayanak olarak tekrar ediliyor.

Akit’in İstanbul Sözleşmesi’ne karşı yayınlarını protesto edenlere attığı başlık ise “Azgın azınlıktan Akit'e saldırı” oldu: “Mor Çete’ci feminaziler, eşcinsel sapkınlar…” 

KADEM’in, “Eşcinsellik ve benzeri akımlar yaradılışa aykırı, sapkın eğilimlerdir. Bu eğilimlerin toplumsal olarak görünür olmasına, teşvik edilmesine kesinlikle karşıyız.” açıklamasına ikna olmayan Akit, “Kadem 'İstanbul Sözleşmesi eşcinselleri meşrulaştırmıyor' demişti... Peki bunlar ne?” başlıklı haberde gene doğrudan LGBTİ+ kurumlarını hedef alıyor: “İstanbul Sözleşmesi Türkiye İzleme Platformu denilen bir yapı oluşturan feministler ve eşcinsel sapkınlar GREVIO'yu yönlendirdiği belirlendi.” Akit, diğer LGBTİ+ dernekleriyle birlikte Kaos GL Derneği’nin adını daire içine alıp işaretliyor.

Akit’ten kadınlara karşı cinsiyetçi nefret!

Kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması için “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” eylemlerinden İzmir ayağını, Akit, “Vahşilik! İstanbul Sözleşmesi için toplanan kadınlar polisi öldürmeye kalktı” başlığı ile gösterdi. Akit’in, “İstanbul Sözleşmesi'ni savunan feminist ve LGBTİ destekçilerinin vahşiliği” dediği İzmir protestolarında işkence ile gözaltına alınan LGBTİ+ aktivistinin yaşadıkları ise burada!  

“Prof.Dr. Nevzat Tarhan: Ailenin en büyük düşmanı “feminist” bakış açısıdır” başlıklı haberde, “Türk bilim hayatının ve irfan dünyasının önemli isimlerinden olan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü” sıfatlarıyla takdim edilen Prof. Dr. Tarhan’ın cinsiyetçi ve homofobik nefreti, “İstanbul Sözleşmesinin satır araları” niyetine paylaşılıyor: “Ensest, pedofili, eşcinsel evlilikler sosyal öğretilerdir, her kültür kendi kimliğinde özgür olmalıdır, onaylamama haklarını önlemek hiledir.”

“Sosyolog yazar, İstanbul Sözleşmesi'nin yıkımını madde madde açıkladı!” başlıklı haberde, Aile Bilim Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı Sosyolog Yazar, “İstanbul Sözleşmesi'nin toplumda gerçekleştirdiği yıkımı tek tek” açıklıyor: “Cinsel yönelim İstanbul Sözleşmesi ile temel haklar haline gelmiş olmaktadır. En iyi kanunu eşcinsellik, cinsel yönelim, cinsel kimlik vs. olmadan da yapabiliriz. Yerli ve milli kanunlarla aile birliğinden yana olduğumuz için İstanbul Sözleşmesi'ne karşıyız.”

Cinsel yönelim ile cinsiyet kimliği arasındaki farklı anlamadığı anlaşılan Aile Bilim Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı Sosyolog Yazar’ına bir kez de muhabiri Nurullah Alpay aracılığı ile mikrofon tutan Akit’in “İfsat projesi neden iptal edilmeli?” başlıklı haberi: “Cinsel yönelim ve cinsel kimliğin meşru hale getirildiğini vurgulayan… LGBTİ'nin bu sözleşme ile yasal statü kazandığını belirten… cinsiyet ameliyatlarının önünün açılacağını kaydeden… Cinsel yönelim ve cinsel kimlik önümüzdeki süreçte özellikle kızların ameliyatla erkek olması erkeklerin ise ameliyatla kız olması sonucunu doğuracaktır. Ve cinsel yönelim hakkının korunmasından dolayı kızken erkek erkekken kız olmaya çalışan bir çocuğun anne babası asla engelleme müdahalesinde bulunamayacaktır.”

Faruk Arslan imzalı “Önceliğimiz insan fıtratını korumak” başlıklı haberde, “İstanbul Sözleşmesi’nin kavramsal çerçevesinin fıtrata aykırı hayat biçimlerini meşrulaştırıp meşrulaştırmadığı konusunda” Akit yazarı avukat Yaşar Baş’a mikrofon tutuluyor: “Hukukçu Yaşar Baş, sözleşmedeki “cinsel yönelim” gibi tartışmalı ifadelerin çıkarılarak aile ve fıtratın korunması yönünde revizyona gidilmesi gerektiğini…”

Hakkı Bilir imzalı “Hedef Külliye ile tabanı çatıştırmak! Fesad sözleşmesi aileyi aştı, artık dâvâya zarar veriyor” başlıklı haberde, İstanbul Sözleşmesi, “LGBTİ sapkınlığını meşrulaştırdığı gerekçesiyle muhafazakar cenahın büyük tepkisine neden olan” sıfatıyla sunuluyor, “şiddetin ve sapkınlığın kaynağı olduğunu ifade eden aile uzmanları ve ilahiyatçılar”a mikrofon tutuluyor: “Başını Mor Çatı’nın ve LGBTİ sempatizanlarının çektiği laikçi-sol cenah… mütedeyyin kesimde yer alan bazı dernek ve yazarların da azgın azınlığın dümen suyuna girmesi… Sözleşmeye sahip çıkanlar arasında LGBT derneklerinin yer alması herhalde tesadüf görülemez.”

“İstanbul Sözleşmesi'nin o maddesi LGBT'ye kalkan oluyor” başlıklı haberi ile Akit, AKP’li kadınların mahkemeye verdiği yazarı Dilipak’a sahip çıkıyor: “İstanbul Sözleşmesi'ndeki "cinsel yönelim" ibaresi LGBT'ye kalkan olduğu için eleştiriliyor.”

“İstanbul Sözleşmesi'nin amacını açıkladı: Kökünden kazımak istiyorlar” başlıklı bağlantıda, Star köşe yazarı Sibel Eraslan’ın yazısı, “İstanbul Sözleşmesi'nin hedefini açıklayarak çarpıcı bir yazı kaleme aldı” sunumuyla veriliyor: “Sözleşmedeki ideolojik terimlerden bir diğeri "sexual orientation" yani "cinsel yönelim"dir. Burada kişinin birey olarak kimliği değil, kişinin cinsel isteklerinin esas alınması söz konusudur. Kadına şiddeti önlemek amacıyla hazırlanan bir yasada, cinsel eğilim, cinsiyet kavramının önüne geçirilmektedir. Sözleşmeye göre cinsiyet tehlikeli, cinsel eğilim ise tehlikesizdir.”

“İstanbul Sözleşmesi'nin sinsi ifadesini deşifre etti! Bu kavram 'kadına şiddet'ten daha fazla geçiyor!” başlıklı haber: “Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, cinsiyeti ortadan kaldırmak ve LGBTİ'yi yaygınlaştırma amacı taşıyan ifsat projesi İstanbul Sözleşmesi…”

“Şenocak'tan İstanbul Sözleşmesi tepkisi: Savunanlar bu büyük günaha ortaktır” başlıklı haber: “İstanbul Sözleşmesi ve LGBT'yi savunanlara sert tepki gösteren İlahiyatçı İhsan Şenocak, ibretlik bir hikayeyi paylaştı. Bir imam kardeşim sordu, "Mahallesinden bir genç cinsiyet değiştirip LGBT'nin İstanbul'da ki evlerinde her türlü rezalete bulaşmış. Daha sonra ayrılmış lakin ailesi onu reddetmiş. Ortada kaldı, ne yapsın?”

Faruk Arslan imzalı “İfsad sözleşmesinin faturası çocuklara” başlıklı haberde, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanması için Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı, iç hukuka uyarlanması için CHP anılıyor: “Ailelerde ciddi erezyona neden olan, ‘cinsel yönelim’ kavramıyla eşcinsel sapkınlığın önünü açan İstanbul Sözleşmesi…”

Tartışmalı İstanbul Sözleşmesi ile ilgili AK Parti'nin alacağı karar belli oldu” başlıklı haber: “İstanbul Sözleşmesi ile ilgili AK Parti’nin atacağı adımların detayları belli olmaya başladı… tepki çeken "cinsel yönelim" ve "toplumsal cinsiyet kimliği" ifadeleri sözleşmeden kaldırılacak.”

“İstanbul Sözleşmesi'nde yeni gelişme! Erdoğan açıklamıştı… Beklenen adım atılıyor” başlıklı haber: “Sapkınlığı meşrulaştıran maddelere şerh konulması…”

AK Partili o isimler İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıktı! Bahaneleri 'pes' dedirtti” başlıklı haber: “Sözde muhafazakar bazı AK Partili isimler, ifsat projesi İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıktı. Sözleşmede itiraz edilen "toplumsal cinsiyet", "cinsel yönelim", "toplumsal cinsiyet kimliği", "cinsiyet rolleri" gibi ifadelerin yer almadığını inkar edilen bildiride…”

ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin açıklması “Saflar netleşiyor: İstanbul Sözleşmesi için bir açıklama daha!” başlıklı haberde veriliyor: “Sözleşmenin temel ahlaki değerlerimizle örtüşmeyen 'toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim' konusundaki dayatmaları kesinlikle kabul edilemez. Sözleşmenin eşcinselliği yaygınlaştırıcı ve makulleştirici yaklaşımına karşı çıkmak insan neslinin korunması açısından vazgeçilmezdir."

Sivil toplum kuruluşlarından İstanbul Sözleşmesi ile ilgili basın açıklaması” başlıklı haber: “Gaziantep’te hizmet veren sivil toplum kuruluşlarınca, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili basın açıklaması yapıldı. Sözleşmede geçen Cinsel yönelimlere de ayrımcılık yapılmaması talebi ile LGBTİQ’yi meşrulaştıran, Ali evcilik, Ayşe futbol oynasın, Ali’nin Barbie bebeği, Ayşe’nin mavi arabası olsun, zihniyetini ülkemize taşımaya çalışan Sözleşme…”

STK'lardan art arda bildiri! İstanbul Sözleşmesi için bir açıklama daha!” başlıklı haber: “İlim Yayma Cemiyeti'nden yapılan açıklamada… Sözleşmenin 4.maddesinde geçen "cinsel yönelim" ifadesi… Toplumun tepki gösterdiği, dinimiz tarafından yasaklanmış tercihlere zımnen müsamaha gösterilecek bir oluşum içerisinde olamayız.”

Oğuzhan Gültekin imzalı, “Bu sözleşme Lût kavmi kokuyor” başlıklı haber: “Türk aile yapısını bozmak ve cinsiyetsiz bir toplum oluşturmak için çabalayan, sapkın dernekleri koruyan “İstanbul Sözleşmesi”nin iptal edilmesi için birçok STK… Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa Çopursuz, Yeni Emekli Bir-Sen Genel Başkanı İsrafil Odabaş, TÜRGEV Başkanı Fatmanur Altun… Homoseksüellik ve türevlerinin propagandasının yapılması, bunları özendirici üslup kullanılması toplumumuzun ezelden beri güçlü şekilde karşı olduğu bir olgudur… Ülkemiz, eşcinselliği teşvik edip, Lût kavmi kokan bu sözleşmeden acilen çekilmelidir…”

İstanbul Sözleşmesi’ne karşı, sendikal gongo ve kamunun sarı sendikalarından Memur-Sen’in cinsiyetçi ve homofobik açıklamasının haber başlığı: “İstanbul Sözleşmesi emperyalizmin kültür aparatı” Memur-Sen Konfederasyonu Kadın Komisyonu imzalı rapor: “Sözleşmenin parametrelerinden olan toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim gibi kavramların kültürel altyapıya empoze edilmesi problemli gördüğümüz noktalardır.”

Resul Ekrem Şahan imzalı “Çözüm yerli ve milli İstanbul Sözleşmesi’nde” başlıklı haber: “İstanbul Sözleşmesi Çalışma Platformu hazırladıkları raporu kamuoyu ile paylaştı. Platform Sözcüsü Figen Şaştım… Sözleşme toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsel yönelim, gelenek, din vb. referansların kökünün kazınması gibi kavram ve düzenlemelere yer vermek ve bunların uygulanmasını dayatmak suretiyle toplumda ayrışmaya, kadın-erkek ilişkilerinde çatışmaya, ailede erozyona, toplumun milli manevi değerlerinde yozlaşmaya sebep olmaktadır.”

Faruk Arslan imzalı, “İfsad sözleşmesi tamamen kaldırılsın” başlıklı haber: “Feminist çevreler, kapitalist sermaye grupları, marjinal siyasi oluşumlar ve kökü yurt dışında olan STK’larca sahiplenilen İstanbul Sözleşmesi… Anadolu Platformu’nun yayımladığı raporda fesat sözleşmenin hangi yönlerine itiraz edildiği açıkça sıralandı… LGBT sapkınlığı meşrulaşıyor… Sözleşme, eşcinsellik sapkınlığını devlet nezdinde meşrulaştırıyor”

Akit’in homofobik nefret siyaseti

Hakkı Bilir imzalı “Ekrem İmamoğlu sapkınları sahiplendi” başlıklı haber: “CHP’li Ekrem İmamoğlu, İBB çalışanlarına yaptırdığı ankette, ‘Kadın’ ile ‘Erkek’den ayrıca üçüncü cins olarak LGBTİ şıkkı anlamında “diğer” seçeneği kullandı… Sapkınlara desteğini her platformda sürdüren CHP’li Ekrem İmamoğlu… Türk milletinin baş belası olan sapkınlar… Eşcinsel sapkınları meşrulaştırmak… LGBTİ sapkınlara sahip çıkan İmamoğlu… Eşcinsel ahlaksızlığın meşrulaştırılması…”

Vatan Partisi’nden flaş İstanbul Sözleşmesi açıklaması” başlıklı haber: “Sözleşme; LGBTİ diye başlayarak alfabenin bütün harflerini kapsayan, kadın ve erkek cinsiyeti dışında, doğadan farklı, çürümüş neoliberal sistemle dayatılan cinsiyet türlerini hukuk normu olarak belirlemeye teşvik etmektedir… İstanbul Sözleşmesi LGBTİ’ye alan açmakta ve eşcinselliği meşrulaştırmaktadır… Sözleşmenin 4. maddesinde yer alan “cinsel yönelim” ve “toplumsal cinsiyet” ifadelerinin ayrım yapmadan herkesi şiddetten korumayı amaçladığını söyleyenler büyük bir yanılgı içindedir. Gölge raporları inceleyenler görecektir ki bu hüküm uyarınca Anayasanın 10. maddesinin ayrıntılandırılarak cinsel yönelim ile toplumsal cinsiyet ifadelerinin eklenmesi talep edilmektedir.”

“Çarpıcı açıklama: AK Parti, Erdoğan'ı da sanık sandalyesine oturtacak!” başlıklı haber: “Erdoğan'ın eşcinsel sapkınlarla ilgi yaptığı açıklamayı hatırlatan Dilipak, "Lanetlenmiş sapkınlık dediği Erdoğan ile beraber sanık olacağız anlaşılan. Bu aklın mahkum etmek istediği, irade ve ifade bu."

Akit’in kültür-sanat ve medya siyaseti: Sansür ve nefrete teşvik!

Akit’in cinsiyetçi ve homofobik nefret yayınında sınırları aşan İstanbul Sözleşmesi haberi Rusya’dan, “Rusya'dan ders gibi kamu spotu! Fesat projesinin asıl amacı böyle anlatıldı” başlığı altında geldi: “Cinsiyetsiz bir toplum oluşturma hedefi güden ve sapkınlığı meşrulaştıran fesat projesi… Kamu spotunda Rusya halkına çağrı yapılarak vatandaşların toplumu zehirleyen eşcinsel sapkınlığa ve bu rezilliği destekleyen İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkması istendi.”

“Bir sapkınlık da İngiliz BBC'den” başlıklı haber: “İlk Gün 'First Day' transeksüel bir çocuğu konu alıyor. Sapkın dizi… Eğitmenler bu karakterin çocuklarda rol model olmasından korkuyor.”

Mustafa Durmaz imzalı “Ahlaksızın kitabını okutmamak suç oldu!” başlıklı haberde, rahmetli şair küçük İskender’in ardından nefret söylemi: “Kabataş Erkek Lisesi’ne sapkın saldırı. Eşcinsel olduğunu gizlemeyen, meyhane işletmeciliği yapan “Küçük İskender” lakaplı İskender Över’in ahlaksız kitaplarını… sapkın gruplar… Eşcinsel sapkınlığı öğrencilere empoze etmeye çalışan… lanetlenmiş sapkınlıkları normalleştirme gayretinde…”

“Acun’un kanalında başörtülü kadın üzerinden rezil mesaj” başlıklı haber: “Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu televizyon kanalında, başörtülü bir kadın üzerinden sapkın LGBT’lerin propagandası yapıldı.”

Hakkı Bilir imzalı “Sapkın kitaplar hep soldan çıkıyor” başlıklı nefret kokteyli, “eşcinsel sapkınlık” katmadan eksik kalırdı: “Jakoben aydınlar! sapkın kitaplarında pedofiliyi, ensesti, tecavüz ve her türlü sapkınlığın propagandasını bu kitaplarla yapıyor. İnsanımızı zehirleyecek bir üslupla kaleme aldıkları paçavralarda ensest, pedofili, eşcinsel sapkınlık ve hayvan tecavüzü adeta meşrulaştırılıyor.”

Akit’in nefret “köşe”leri

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” halini almış olan Yeni Akit’in cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret “köşe”lerinde haftanın gündemi, konusu Akit yazarları için fark etmez. Manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonla “tartışma” diye içine çekecekleri ırkçı, cinsiyetçi, homofobik nefret çukuru hiç değişmez! Akit’in Ağustos ayı “köşe”lerindeki seyir de farklı olmadı.

“Düşünsenize 5 kişilik ailede en az bir kişi homoseksüel, lezbiyen, biseksüel, ensest ilişki içinde” diye sıraladığı “batıda 5 kişilik aile” tekerlemesini pek seven Akit köşe yazarı Abdurrahman Dilipak, İstanbul Sözleşmesini destekleyenlerin oranını %70 veren kamuoyu araştırmalarına katılanlara sitem ediyor “Haksızlıklar karşısında susarsanız!..” başlıklı yazısında. Dilipak, İstanbul Sözleşmesi’nden alıntıladığı “cinsel yönelim” ifadesini bir “tehdit” olarak aktarıyor ve “bu ifadelerin şifresi” için Türkçesini Kaos GL Derneğinin yayımladığı, Birleşmiş Milletler’in “Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği” konulu “Herkes Özgür ve Eşit Doğar” kitapçığını işaret ediyor.

Kaos GL Derneği’nin çevirip yayımladığı BM kitapçığının “içindekiler” başlıklarını köşesinde paylaşan Dilipak, Kaos GL’yi ve çeviri ve yayında Kaos GL’yi destekleyen kurumları “derin yapı” olarak kodluyor. Dilipak daha da ileri gidiyor ve “okumadan, görmeden, tartışmadan” imzalamakla itham ettiği AKP’lilere, savunmaya devam ettikleri İstanbul Sözleşmesi’nin, Kaos GL’yi de dahil ettiği “derin yapı” tarafından hazırlandığını söylüyor! 

Akit yazarı Sefa Saygılı ise “İstanbul Sözleşmesi, feminist ideolojinin manifestosudur!” başlıklı köşe yazısında, “İstanbul Sözleşmesi, 3. dalga feminist hareketin/ideolojinin manifestosudur” diyor ve “LGBTİQ+ dernekleri ile KAOS GL internet sitesine ve kullandıkları slogan ve taşıdıkları dövizlere (yazamayacağız) bakılarak anlamak mümkün olabilir” diye de ekliyor.

“Köşe”leri ayrımcılık ve nefretle dolduran Akit’in Ağustos ayı manipülasyon muhabbetlerinin tamamına buradan bakılabilir.

Muhafazakâr iktidarın mainstream’i…

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” halini almış olan Akit’in aylık nefret söylemi listesi, LGBTİ+’lara (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) yönelik ayrımcı dil, cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret söylemleri içeren “haber” ve “köşe” yazılarının takibi ve kaydından oluşuyor.

Sosyal Psikolog Melek Göregenli, “nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıp yargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biri” olarak medyayı değerlendirirken, ekliyor, “nefret söylemi iktidarda olanın ayrıcalığıdır, nefret suçuna teşvik de iktidarda olanın ayrıcalığıdır.”

Nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden muhafazakâr medya organlarından Akit, iktidarın yaygın medya organı olmasından kaynaklı rahatlıkla ayrımcı dil ve nefrette sınır tanımıyor.

En son savcılığın, “ifade özgürlüğü” bahanesiyle, LGBTİ+’lara yönelik nefretini görmezden gelmesinin getirdiği güvence ve iktidara yakınlığın sağladığı ayrıcalık ile homofobik hoyratlığını iyice arttıran Akit, “köşe” yazıları ve “haber” adı altında hazırladığı nefret bültenleriyle yayına devam ediyor.


Etiketler: medya
Nefret