04/07/2007 | Yazar: Barış Sulu

‘Travestileri yıllarca ‘terör’, ‘ahlaksızlık’, ‘vahşet’ başlıklarıyla çekinmeden sunan medya, dikkat ettiyseniz artık bu şekilde ‘bile’ sunmamakta, göstermemekte. Neden mi?

Ama engellendik, ulaşamadık onlara Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı ‘Travestileri yıllarca ‘terör’, ‘ahlaksızlık’, ‘vahşet’ başlıklarıyla çekinmeden sunan medya, dikkat ettiyseniz artık bu şekilde ‘bile’ sunmamakta, göstermemekte. Neden mi? Yanıtı basit: RTÜK’ün gizli sansürü.’ Kaos GL’den Barış Sulu soruyor: ‘Televizyon ekranlarında görünür olmak için daha ne kadar büyük bir bayrağa ihtiyacımız var?’

Büyük bir Pride’ı atlattık alnımızın akıyla, mutluluktan yorgun, ağzımız kulaklarımızda ve İstiklal Caddesi’ni çınlatarak ardımızda bıraktık. Eşcinseller olarak tarihe geçtik 1 Temmuz 2007’de: ‘İstiklal Caddesi’nin eşcinseller tarafından işgal tarihi’. Ama o gece haberleri açıp izleyenler bizi göremediler. Biz de göremedik. Merakla bekledik, ‘belki şunda çıkar’, ‘yok bunda çıkar’, ‘evet, evet bu kanal çekim yapmıştı mutlaka çıkar’ diye ama tek bir görüntü bile ulaştırılmadı bize. Ama birçok kamera görmüştük kayıt halinde, yanılmıyorduk; NTV, Kanal 24, Show TV birçoğumuzla röportaj yapmıştı, İstanbul 2. Bölge bağımsız milletvekili adayı Baskın Oran, İtalyan Komünist Yeniden Doğuş Partisi milletvekili Vladimir Luxuria da konuşmuştu, demeçler vermişti. Ama neredeydi onca kayıt yapılan kaset? Sansür bittiğinde yayınlanmak üzere arşive mi kaldırılmıştı. Evet, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) gizli sansürüydü bu; başka hiçbir şey değil.

*Baskın Oran ve Vladimir Luxuria gazetecilere poz veriyor ama…

Travestileri yıllarca ‘terör’, ‘ahlaksızlık’, ‘vahşet’ başlıklarıyla çekinmeden sunan medya, dikkat ettiyseniz artık bu şekilde ‘bile’ sunmamakta, göstermemekte. Neden mi? Yanıtı basit: RTÜK’ün gizli sansürü. Televizyonun etkisini elbette çok iyi biliyorlar ve bizim görünmemizden rahatsız olan RTÜK’çüler böylece bu kadar büyük bir yürüyüşü bile engelleyebiliyorlar. Daha ne kadar büyük bayrak açabilirdik Taksim’de? Sorarım size. CNN Türk kanalındaki Cosmopolis programının ikinci bölümüne ve birinci bölümün tekrarlarına sansürün nedeni de RTÜK’tü elbette. Bize ‘halk’tan çok tepki topladı diye yutturulmaya çalışıldı bu sansür ama kesinlikle öyle değildi. Ve bunun üstüne Pride haberini didik didik aramama rağmen ne CNN Türk’ün web sayfasında bulabildim ne de kanalında izleyebildim; düşünün artık dünyanın dev medya kurumunda haber değeri taşıyamadık. Biz sesimizi çıkarmadıkça engellenmeye mahkumuz.

Elbette bir umut diyerek erken kalktım yine geçtim ekranın karşısına. Sabah haberlerinin hepsinde gazeteler teker teker okunur bilirsiniz, böylece televizyonda görünebilirsin, haberin görüntüsü yoksa bile ertesi sabah senin haberin televizyon ekranında gazeteden okunabilir. Gazeteler okunuyor da okunuyor ekranda, izliyorum ama haber yok, göremiyorum. Gazetelerde yer alış biçimimiz de önceki yıllara göre sorunluydu bu açıdan. Arka sayfa haberi? Neden? Çünkü bilinçli bir şekilde arka sayfaya konunca televizyondan okunma ihtimalin sıfır. Sansürcü zihniyet çok akıllı, çok kurnaz gördüğünüz gibi. Gazete okumayıp televizyon seyreden bir ülke olarak ulaşacağımız kişi sayısı böylece engellendi.
Radikal, Hürriyet ve Vatan gazeteleri haberi olumlu şekilde yayımladılar; hatta attığımız sloganlara (‘susma, haykır, eşcinseller vardır’, ‘eşcinseller susmayacak, susmayacaklar, susmayacak’) sayfalarında yer verdiler. Milliyet ve Sabah gazetesi Avrupa’daki EuroPride üzerinden haberin sonlarına doğru İstanbul’da da eşcinsellerin yürüdüğünü yazdı. Tercüman gazetesinin yorumu ise akıllara durgunluk verecek cinstendi: ‘Bir bunlar eksikti’. İnternet erişimi olan kişiler ise internetten habercilik yapan birçok web sayfasında okuma şansı yakaladılar eşcinsellerin Taksim’i işgalini. Ama Türkiyeli eşcinsellerin tarihindeki bu en büyük yürüyüş, bir eşcinsel miladı olan bu haber, insanların en çok tercih ettiği haber alma biçimi olan televizyon ekranından bir satır dahi olsa geçmedi, geçemedi. Gazete ya da internet ile ilgisi olmayan insanlara da ‘biz de varız’ demek isterdik elbette. Ama engellendik. Ulaşamadık onlara.

Biz ne yapacağız bu durumda? Oturup bekleyecek miyiz bir daha ki ‘sansürümüz’e kadar? Yoksa…

Lütfen bu yazdıklarım komplo teorileri gibi algılanmadan önce üzerinde azıcık düşünülerek yorumlansın.


*Konuyla ilgili haberler:

[[25 metre değil kilometrelerce uzunlukta!]]

[[‘Onur Yürüyüşü’ndeydik!]]

[[Domatesler gideceği yeri iyi biliyor]]

[['Susma haykır, eşcinseller vardır!']]

[[‘LGBTT Onur Haftası’ başlıyor]]

[[Sağ eller havaya, domatesler buraya!]]

[[and Hormonlu Domates goes to…]]

[[Lambda'dan Homofobiye Hormonlu Domates Ödülü]]

Etiketler: yaşam
Nefret