26/12/2022 | Yazar: Kaos GL

İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı’ndan iktidar partisi AKP ve ortaklarının Meclis Başkanlığı’na getirdiği ayrımcı anayasa değişikliği teklifine karşı açıklama.

“Anayasa değişikliği teklifi, temel hak ve özgürlüklere karşı sistematikleşen hukuk dışı kamu politikalarının vardığı en üst noktadır” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, 9 Aralık’ta Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin Meclis Başkanlığı’na getirdiği ayrımcı anayasa değişikliği teklifine karşı açıklama yayımladı.

“Kadın Ve LGBTİ+’Ların Haklarını Gasp Eden Anayasa Teklifine HAYIR Diyoruz!” başlıklı açıklama bugün yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümete, kadınların ve LGBTİ+’ların eşit yurttaşlık haklarını savunmanın Anayasal bir gereklilik olduğunu hatırlatan açıklamada şu ifadeler yer alıyor: “…iktidarı, Türkiye’de yaşayan herkesi ve onların haklarını korumaya davet ediyoruz. İktidarın, kadın ve LGBTİ+’ların uğradığı ayrımcılığı derinleştirecek politika ve söylemlere, kimlikleri hedef haline getirme ve suçlulaştırma çalışmalarına derhal son vermesini ve küresel insan hakları standartlarına uygun davranmasını talep ediyoruz.”

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Biz, İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı (İHSDA)  bileşenleri olarak, üst düzey devlet yetkililerinin ve bazı siyasi parti liderlerinin son dönemde iyice artan, hatta nefret söylemi boyutlarına ulaşan LGBTİ+ karşıtı açıklamalarını büyük bir kaygıyla takip ediyoruz. Bulundukları şehirlerde Onur Yürüyüşü ve 25 Kasım etkinliklerini gerçekleştirmek isteyen kadın ve LGBTİ+ aktivistlere yönelik çok sert polis müdahalelerini ve ardından açılan davaları da devletin karalama ve yıldırma politikasının sonucu olarak görüyor ve takip ediyoruz.  İHSDA olarak tüm süreçlerde kadın ve LGBTİ+ hak savunucularının ve aktivistlerinin yanında olduğumuzu bir kez daha yüksek sesle dile getiriyoruz. Anayasal hakkını kullanmak isteyenlere karşı yürütülen ve uluslararası hukuk normlarına göre nefret söylemi teşkil eden bu kampanyalara ve yıldırma politikalarına karşı durduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz.

“AKP, MHP ve BBP’nin geçen hafta TBMM’ye sunduğu Anayasa değişikliği teklifiyle, hem iç hukuk hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle garanti altına alınan eşitlik ilkesinin hiçe sayılmak istendiğini görüyor ve bunu kabul etmediğimizi bildiriyoruz.

“Devleti yönetme görevini üstlenen iktidarı, Türkiye’de yaşayan herkesi ve onların haklarını korumaya davet ediyoruz. İktidarın, kadın ve LGBTİ+’ların uğradığı ayrımcılığı derinleştirecek politika ve söylemlere, kimlikleri hedef haline getirme ve suçlulaştırma çalışmalarına derhal son vermesini ve küresel insan hakları standartlarına uygun davranmasını talep ediyoruz.   

“‘Aileyi ve evlilik kurumunu koruma’ adı altında, temel işlevi bu ülkenin tüm yurttaşlarının temel haklarını korumak ve geliştirmek olan Anayasa gibi bir metne, LGBTİ+’ları düşmanlaştıran, kadınları başörtülü ve başörtülü olmayanlar olarak ayrıştıran, tek bir dini referans alan, kadın ve LGBTİ+’lara yönelik din kaynaklı baskıları, nefret söylemini ve şiddeti meşrulaştıran, cinsiyetçi ve toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı her türden müdahaleye karşı, yine Anayasa’ya aykırı şekilde taraf olmaktan çıkılan İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam ediyor ve TBMM’deki tüm partilerden ve milletvekillerinden, önerilen bu yasaya HAYIR oyu vermelerini talep ediyoruz.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Aralık 2022’de yaptığı bir konuşmada, kadınları, LGBTİ+’ları, hak savunucularını ve sivil toplum kuruluşlarını hedef alarak, nefretin yönünü LGBTİ+’lara çevirip; LGBTİ+ların Anayasa ile korunan ve temel insan haklarından olan yaşam hakları başta olmak üzere, her vatandaşın doğumla kazandığı temel insan hak ve özgürlüklerine erişimleri ile, bu temel hak ve özgürlüklerin kullanımını riske atacak şekilde hedef haline getirdi. Anayasa değişikliği teklifi; başta LGBTİ+lar, çocuklar, kadınlar ve giderek daralan sivil toplum, demokrasi ve temel hak ve özgürlükler alanlarına karşı on yıllardır sistematik olarak uygulanan hukuk dışı kamu politikalarının vardığı en üst noktadır.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümete, kadınların ve LGBTİ+’ların eşit yurttaşlık haklarını savunmanın Anayasal bir gereklilik olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Anayasa ve Türkiye’yi bağlayan uluslararası sözleşmelerin seçmeci uygulamasının hukukun ihlali olduğunu, Anayasa’da ve uluslararası insan hakları sözleşmelerinde güvence altına alınan eşitlik ve ayrımcılık yapmama ilkesi gereği devletin vatandaşları arasında ayrım yapmamakla yükümlü olduğunu vurguluyoruz.

“İHSDA olarak LGBTİ+ ve kadın hak savunucularıyla birlikte olduğumuzu, onların mücadelesinin tanığı ve ortağı olduğumuzu ilan ediyoruz. İnsan haklarını savunmak suç değildir. Bu topraklarda yaşayan herkesin, Anayasa ve uluslararası mevzuatın garanti altına aldığı eşitlik ilkesi temelinde, onuruyla yaşama hakkı vardır ve iktidarın görevi bu ilkeyi ihmal etmek değil, tam tersine gözetmek ve geliştirmektir.

İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı’nın açıklaması şu dernek ve sivil toplum kuruluşlarının imzasını taşıyor:

Civil Rights Defenders, Düşünce Suçuna Karşı Girişim, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği, Kaos GL, Lambdaistanbul, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, 17 Mayıs Derneği, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, Research Institute on Turkey, Romani Godi, Rosa Kadın Derneği, Sivil Alan Araştırmaları Derneği, SPoD LGBTİ+, Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, ÜniKuir Derneği, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği.


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, anayasa
nefret