17/10/2018 | Yazar:

SPoD ve Pink Armenia, İstanbul’da bir araya geldi, her iki ülkedeki ayrımcılığa karşı dayanışmayı konuştu.

“Aynı onuru paylaşıyoruz!” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

SPoD ve Pink Armenia, İstanbul’da bir araya geldi, her iki ülkedeki ayrımcılığa karşı dayanışmayı konuştu: “Var olmak istiyorsak beraber hareket etmeliyiz”

Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ve Pink Armenia, Freidrich Naumann Vakfı’nın desteğiyle Hrant Dink Vakfı’nda ortak film gösterimi ve panel düzenledi. Bu etkinlik ile bir araya gelen Türkiyeli ve Ermeni LGBTİ+ aktivistler her iki ülkedeki LGBTİ+ hakları üzerine konuştular.

Panele SPoD Genel Koordinatörü Mustafa Sarıyılmaz ve Listen To Me belgeseli senaristi ve PinkArmenia.org editörü Hovhannes Ishkhanyan konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü SPoD’dan Zeynep Kayacan yaptı.

Ermenistan’da yaşayan 10 LGBTİ+’nın hayatını anlatan Listen To Me gösterildi. Ardından belgeselin senaristliğini yapan ve Pink armenia.org editörü Hovhannes Ishkhanyan, Ermenistan’da LGBTİ+’lara yönelik gerçekleşen şiddet olaylarından bahsetti.

SPoD Genel Koordinatörü Mustafa Sarıyılmaz ise Türkiye ve Ermenistan’daki LGBTİ+’lara yönelik gerçekleşen şiddeet ve ayrımcılık vakalarının birbirine çok benzediğine dikkat çekerek, “Var olmak istiyorsak beraber hareket etmeliyiz” dedi.

“Amacımız insanlara ulaşmaktı”

Hovhannes Ishkhanyan, filmin yapılış sürecini şöyle aktardı:

“Bu filmi yaparken amacımız kendisini kamera önünde gösterebilecek insanlara ulaşmaktı, kim olursa olsun yüzünü gösteren herkesin filmde olmalarını istedik. Bu nedenle bu film büyük bir açılma projesine dönüştü. Bu film Ermenistan’daki insanların açılamaları için gerçekten güçlendirici oldu, kimlikleriyle açıkça yaşamalarına ön ayak oldu.”

Film yasaklandı ancak engellenemedi

Filme yönelik nefret ve ayrımcılıktan bahseden Ishkhanyan, filimin Golden Apricot Festivali’nde yasaklandığını söyledi:

“Bu filmin ismi “Dinle” olmasına rağmen Golden Apricot Film Festivali bu filmi dinlemek istemedi. Fakat bu film seçildikten sonra nefret grupları hem derneğe hem de belediyeye ve festivale çağrılarda bulundu bu filmin gösterilmemesi için. Festival filmi yasakladı. Fakat bunun sonucunda bu festivale karşı paralel gösterimler gerçekleştirdik, eğer bu film festivalde gösterilseydi belki de çok az insan izleyecekti ama bu durum sebebiyle, sonuç olarak yüzlerce insan bu filmi izleyebildi.”

Dayanışma ve işbirliği

Ishkhanyan, iki ülkedeki LGBTİ+ hak savunucuları arasındaki dayanışmanın öneminden bahsederek konuşmasını sonlandırdı:

“Ermenistan’da insanların LGBTİ+’lara karşı tutumlarının nasıl olduğuna dair bir araştırma yaptık ve ankete katılanların %96’sı LGBTİ+’lara karşı ve bu aynı %96 hayatında hiç LGBTİ+’larla temas etmemiş insanlardı. Ortak bir şeytanileştirme var, bu insanlarla hiç konuşmuyorsunuz ve bu şekilde nefretiniz giderek büyüyor. Bu etkinlikle birlikte aramızda dayanışma ve işbirliği başlayacak. Türkiye ve Ermenistan arasında iş birlikleri ve karşılıklı dayanışma mesajları gerçekleşti daha önce.”

“Aynı onuru olduğu kadar aynı nefreti de paylaşıyoruz”

Mustafa Sarıyılmaz ise şöyle konuştu:

“Aslında Hovhannes konuşurken çok da farklı şeyler duymadık, filmi izlerken de birebir aynı şeyleri tanıklık ettik bir kez daha. Türkiye ve Ermenistan farklı bir yere doğru gidiyorlar, sürekli yaptığımız var olmaya çalışmak, ortaklaşa bir şekilde nasıl var olabiliriz bunun arayışındayız. Filmdeki insanlar için bu büyük bir şey, açılıyorsunuz, sadece kendinize ve ülkenize değil bütün dünyaya açılıyorsunuz.”

“ILGA-Europe çatı örgütünün Gökkuşağı İndeksi’nde Türkiye ve Ermenistan son üç içerisinde. LGBTİ+ haklarının ihlal edilmesi konusunda ilk üçteyiz aslında. Hrant Dink’in de yapmaya çalıştığı gibi Türkiye’deki ve Ermenistan’daki gençlerin önyargılar olmadan bir araya gelme çalışmaları üzerinde durmalıyız, bunun üzerinde durabilmeliyiz. Aynı onuru paylaştığımız kadar aynı nefreti, aynı ayrımcılığı da paylaşıyoruz.”


Etiketler: yaşam
Nefret