05/09/2022 | Yazar: Yıldız Tar

Beyoğlu Kaymakamlığı, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nı “ülkemizin büyümesini” çekemeyen “küresel egemen güçler ve şer odaklarını” engellemek için yasaklamış!

Beyoğlu Kaymakamlığı, Onur Haftası yasağını komplo teorileriyle savundu! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Hayri Tunç

30. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, bu sene tarihinde birçok ilki aynı anda yaşadı. Daha önce piknik yasağı dışında hiçbir etkinlik yasağıyla karşılaşmayan İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın bütün etkinlikleri Kadıköy Kaymakamlığı ve Beyoğlu Kaymakamlığı’nın kararıyla yasaklandı. İstanbul Onur Haftası Komitesi etkinliklerini çevrim içi şekilde sürdürdü.

26 Haziran günü saat 17.00’de başlaması planlanan yürüyüş öncesi saat 11.00’den itibaren Taksim’e çıkan metro durakları kapatılırken, Taksim’in birçok sokağı da polis ablukası altına alındı. Gün boyunca devam eden polis saldırılarıyla 373 kişi gözaltına alındı.

Hafta bittikten iki ay sonra gelen karar!

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi ve SPoD, hafta etkinliklerine getirilen yasaklara dava açtı. Beyoğlu ve Kadıköy Kaymakamlıkları’nın yasak kararlarına ilişkin davada kurumlar yasak kararının yürütmesinin durdurulmasını talep etti. Dava dilekçesinde, Beyoğlu Kaymakamlığı kararının önce açıkça duyurulmadığı, idari kurumların temel hak ve özgürlükleri kısıtlarken gereken önemi dahi vermediği yer aldı.

Mahkeme, başvurudan iki ay sonra karar verdi. Beyoğlu Kaymakamlığı’nın yasak kararına açılan davada İstanbul 10. İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma isteğini reddetti. Mahkeme, esasa dair henüz karar vermedi.

Dava dosyasında yer alan savunmasında Kaymakamlık, “bazı toplumsal duyarlılıklar” gerekçesini yineledi.

Peş peşe komplo teorileri: Küresel güçler, şer odakları…

Beyoğlu Kaymakamlığı ayrıca konudan bağımsız şekilde komplo teorilerini de gerekçe olarak sundu:

“Bilindiği gibi ülkemizin son 15 yıl içerisinde sergilediği istikrarlı büyüme, bilim, sanayi, ekonomi, savunma, vb. birçok konuda kat ettiği mesafe; ülkemiz ve ülkemizin yer aldığı bölge üzerinde hesapları bulunan ve bu bölgede yer alan zayıf devletlerin hem iç hem de dış politikalarını kendi emelleri doğrultusunda şekillendirmeye alışmış küresel egemen güçleri ciddi biçimde rahatsız etmiştir.

“Türkiye Cumhuriyeti Devletinin giderek güçlenmesiyle ve uluslararası arenada, söyleneni yapan değil, kendi ulusal çıkarlarını ve kendisiyle beraber kardeş ve komşu mazlum halkların çıkarlarını koruyan bağımsız politikalar izlemeye başlamasıyla beraber, ülkemize yönelik dış destekli plan ve komplolarda art arda yaşanmaya başlamıştır.”

Kaymakamlık, “küresel şer odaklarının farklı kesimlerinin hassasiyet ve iyi niyetlerini” kullanmak istediğini öne sürdü. Ayrımcı yasaklama kararının ayrımcı olmadığını savunarak, gerekçelerinin “LGBTİ bireylerinin veya derneklerinin bu tarz gruplara bilinçli biçimde hizmet ettiği gibi bir imayı da ayrıca taşımadığını” ekledi.

Kadıköy Kaymakamlığı’nın yasak kararına ilişkin ise Mahkeme henüz karar vermedi.


Etiketler: insan hakları, nefret suçları
nefret