16/04/2021 | Yazar: Kaos GL

Ania Nowak: “Sistem, hem kimin empati ve sevgiye değer olduğunu hem de kimin hakim sevgi, empati ve keder hikayelerinin dışından bırakılacağını dikte ediyor.”

“Bireysel bedenlerin çağdaş ızdırapları geç kapitalizme yönelmiş bedenselleşmiş kolektif tepki olarak görülebilir mi?” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Future Tongues, visual by MaurycyStankiewicz

Kaos GL Derneği’nin başlattığı Ankara Queer Sanat - Konuk Sanatçı Evi programı kapsamında, Gizem Aksu, Ania Nowak ile söyleşti.

“COVID-19 pandemi koşullarının, Berlin soğuklarının ve kişisel psikosomatik durumlarımızın verdiği izinle sevgili Ania Nowak'la yüz yüze, kalp kalbe buluşup Hasemheide Parkı'nı birlikte adımlayabildik. Birlikte yürüyebilmenin zevkiyle adımlar, kelimelere; kelimeler dakikalara; dakikalar ağaçlara karıştı. Ağaç kovuklarına tuhaf sağlık (weird health) , aksak zaman (crip time), yakınlık (intimacy) kavramlarını serperken kelimenin, metnin, sessizliğin söylemsel gücüne koreografik metodolojilerle nasıl yaklaşılabileceği; normatif olmayan bedenler ve bu bedenlerin yaşamı örgütlediği alanlardan sanat ve aktivizim ilişkisine neler taşınabileceği; neoliberalizmin  bedenzihinlerimize belirgin olmayan kaynaklarından zamanla sızdırdığı koşullarla sanat üzerinden nasıl ilişkilenebileceğimiz üzerine derin bir sohbet gerçekleştirdik.”

Ania Nowak, Aksu’nun ızdırabın eylemsel/tepkisel özneliklere nasıl dönüşebileceğine ilişkin sorusunu şöyle yanıtlıyor:

“Daha iyi bir hayatın nasıl olabileceği hakkında daha fazla düşündükçe bedenselleşmiş bir değişim için gerekli önkoşullardan birinin, Batı’da anladığımız şekliyle, özbakımın ve kendine dönük gerçek bir koşulsuz sevgi geliştirmenin olduğunu daha fazla fark ediyorum. adrienne maree brown'un Pleasure Activism’de yazdığı türden bir öz-sevgi… Bedenimiz için, arzularımız için, haklarımız için, fazla çalışmaya ve sömürülmeye istekli olmadığımız için özür dilemeyi bıraktığımız… Bu radikal sevgi - tanrım, baya hippi tınladı!- çok zor bir şey çünkü dikkat, kabul ve şefkatin ancak hak edilmesi gereken şeyler olduğuna ve bunları ancak kapitalist ataerkinin kurallarına boyun eğerek hak edebeceğime şartlandırıldık. Sistem, hem kimin empati ve sevgiye değer olduğunu hem de kimin hakim sevgi, empati ve keder hikayelerinin dışından bırakılacağını dikte ediyor.”

Söyleşinin tamamına Ankara Queer Art sitesinden ulaşabilirsiniz.


Etiketler: kültür sanat