25/09/2008 | Yazar: Barış Sulu

Bosna'da ilk defa gerçekleştirilen eşcinsel festivalinin açılışı, beklendiği gibi nefret söyleminin körüklediği şiddet eylemlerinin gölgesinde başladı. Homofobi, ülkede Müslümanlar, Sırplar ve Hırvatlar arasında görmeye alışık olduğumuz savaş zamanından kalma düşmanlıkları bile geride bırakacak bir düzeyde.

Bosna'nın ilk eşcinsel festivalinde şiddet Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Bosna'da ilk defa gerçekleştirilen eşcinsel festivalinin açılışı, beklendiği gibi nefret söyleminin körüklediği şiddet eylemlerinin gölgesinde başladı. Homofobi, ülkede Müslümanlar, Sırplar ve Hırvatlar arasında görmeye alışık olduğumuz savaş zamanından kalma düşmanlıkları bile geride bırakacak bir düzeyde.

KAOS GL – 25/09/2008

Ülkedeki Müslüman çoğunluk, Çarşamba günü Saraybosna'da açılışı yapılan dört günlük Queer Festival'in yapılmasından, Ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle en çok rahatsızlık duyan kesim oldu.

Arasında farklı etnik politik partilerin üyelerinin de bulunduğu pek çok kişi eşcisenliği bir hastalık ve sapkın bir davranış olarak nitelendirecek kadar ileri gitti. Meclis üyesi Amila Alikadiç-Husoviç'in ‘böyle bir hastalığa destek vermek değil onu iyileştirmek gerekir’ biçimindeki açıklaması pek çok eleştiriye konu oldu.

‘Homolara Ölüm!’

AFP'ye, ‘dinsel özgürlük hakkımı istiyorum, dinim bunu (eşcinselliği) yasaklıyor’ diyen Alikadiç-Husoviç, eşcinselliğin artık bir hastalık olarak sınıflandırılmadığını da daha yeni öğrendiğini ekledi. Yasa koyucu, ‘eğer yasalar onlara (eşcinsellere) etkinlik yapma hakkını veriyorsa, bırakın yapsınlar’ dedi. ‘Ama benim çocuklarım eşcinsel olsalardı, onların kleptoman, şizofren ya da başka bir ağır hastalığa uğramışçasına çaresizlik duyardım.’ Bunun gibi açıklamaların yanı sıra, ‘Homolara Ölüm!’ diyen posterlerin başkent duvarlarında boy gösterdiği ve internet forumlarında hakaretlerin yağdırıldığı daha geniş bir nefret kampanyası yürütülmekte.

Bunun gibi nefret dolu sözlere karşılık olarak, Uluslararası Af Örgütü ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü (OSCE) gibi insan hakları örgütlerinden kınama ve hoşgörü çağrıları yapıldı.

AGİÖ'nün açıklamasında ‘Bosna'daki herhangi bir gruba karşı şiddet başlatma girişimlerini lanetleyoruz. Saraybosna'da ve çevresinde asılan posterler tam da bu işi yapmak niyetini taşıyor’ dendi.

Saldırganlık da gerekçesi de tanıdık: Tahrik!

Homofobinin (eşcinsel düşmanlığının) etnik kimlikleri aşan ortak bir önyargı kaynağı olduğu Balkanlarda, şiddet olasılığından korkmak pek de yersiz değil.

2001 yılında Sırbistan'daki ilk Eşcinsel Onur günü yürüyüşü sırasında aktivistler, özel polis güçlerinin araya girmesine kadar, sayısı bir kaç yüzü bulan aşırı milliyetçi dazlak tarafından Belgrad sokaklarında taşlandı ve dayak yemişti.
Ramazan ayının ilk Cuma namazındaki vaaz sırasında Bosnalı Müslümanların dini başkanı olan Mustafa Çeriç, festivalin düzenlenmesini bir ‘tahrik unsuru’ olarak nitelendirirken inananları hoşgörüye çağırdı.



Çeriç, ‘Ahlaki konularda kendileriyle anlaştığımız ya da anlaşamadığımız kişilere gönderdiğimiz barış mesajına uygun olarak, biz de huzur içinde yaşayabilme, kendi dini ibadetimizi özgürce yerine getirme ve ahlaki değerlerimize saygı gösterebilme konusunda hür bırakılmalıyız.’ dedi.

2007'de Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan bir rapora göre, cinsiyet eşitliğini koruyan bir yasa kapsamında cinsel yönelim temelli ayrımcılığın yasak olduğu Bosna'da, cinsel azınlıklar en marjinalize edilmiş gruplardan birini oluşturuyor.

Ramazan bahane: Homofobi, Bosna’da da, Sırbistan’da da aynı…

Öte yandan, Queer Festival'i düzenleyen Q Derneği, Af Örgütü ve AGİÖ gibi grupların verdiği desteğin yalnızca bir azınlık hakları ihlaliyle ilgili endişelere dayanmadığının altını çiziyor. Dernekten Svetlana Curkoviç (Djurkovic) ‘Bundan başka bir de vatandaşlık hakları söz konusu. Bu laik bir ülke’ diyor.

AFP'ye verdiği demeçte Curkoviç, ‘amacımız tahrik yaratmak değildi. Eğer planlama sırasında festivalin Ramazana denk geleceğini anlamış olsaydık muhtemelen başka bir tarihe alırdık’ diyor. Ancak Curkoviç Ramazan'ın bahane olarak kullanıldığına inandığını da söylüyor. ‘Bu kişiler aynı cümle içinde, bizlerin hasta ve akli dengesi bozuk olduğunu ama eğer bu etkinliği Ramazan sırasında yapmasaydık bize karşı hiçbir itirazları olmayacağını söylüyorlar.’

Curkoviç, 1990'larda onbinlerce insanın etnik savaş yüzünden öldüğü bu bölgede milliyetçiliğin sahip olduğu güce ilişkin görüşlerini de belirtti. Son beş yıldır bir eşcinsel festivalinin adları gizli tutulan bir takım yerlerde düzenlendiği Sırbistan'da da, eski Yugoslavya'nın diğer yerlerinde olduğu gibi, eşcinsel hakları yavaş yavaş zemin kazanmaya başladı. AFP'den adının gizli tutulmasını isteyen ve Sırbistan'daki festivalin düzenleyicilerinden olan bir kişi, ‘durum 2001'den bu yana gelişme gösterdi. Bizler görünür olduk, homofobikler artık bizi göz ardı edemiyorlar. Artık Sırbistan'da bize karşı, şu an Bosna'da yaşanan durum olan yokmuşuz gibi davranma olasılıkları kalmadı.’

‘Eşcinsel düşmanı olmak artık utanılacak bir şey!’

Zagreb, geçtiğimiz Haziran ayında ülkenin cumhurbaşkanı Stipe Mesiç ve dört siyasal partinin desteği ile yedincisi düzenlenen eşcinsel onur yürüyüşüne sahne oldu. Buna rağmen, yürüyüşü düzenleyenlerden biri olan Marko Yuriçiç (Juricic) Hırvatistan'ın bu konuda olumlu bir örnek gibi gösterilmesinin doğru olmadığını söylüyor. Yuriçiç AFP'ye, ‘Bizimkisi de savaş sonrası, din görevlilerinin etkili olduğu ve geçiş dönemi yaşayan bir toplum. Ama şurası doğru ki eşcinsel düşmanı olmak, 2002 yılında gurur duyulacak bir şeyken artık utanılacak bir şey olarak algılanıyor’ dedi. ‘Ama bize hâlâ saldırılıyor. Şimdi farklı olarak, saldırganlar artık kalabalığın dağılmasını ve polisin meydanı terketmesini bekliyorlar.’

Nefreti üretenler kendileri, tahrik olanlar kendileri, saldıranlar kendileri!

Onca nefret söylemi ve hazırlığın ardından, Saraybosna’da Çarşamba günü başlayan ülkenin ilk eşcinsel festivaline genç gruplar saldırdı ve polisle çatıştı.

Bosna polisi saldırganların insanları araçlarından aşağıya çekmeye çalıştığını, sokaktaki diğer kimseleriyse dövdüğünü ve bu nedenle en az sekiz kişinin yaralandığını belirtti. Bu esnada ayrıca bir de polis memuru yaralandı.

Saraybosna Hastanesi yetkilileri altı kişinin baş yaralanması nedeniyle kendilerine başvurduğunu ve en ciddi şekilde yaralanan kişinin Danimarkalı bir ziyaretçi olduğunu bildirdi.

Memurlar düzinelerce genci, dört gün sürecek olan Queer Festivalinin açılışına katılan çok sayıda ziyaretçinin bulunduğu Güzel Sanatlar Akademisi’nden dışarıya attılar.

İslami medya hedef gösteriyor

Müslümanların kutsal ayı Ramazan’da düzenlenen festivale karşı İslami Medya bu ay kampanya düzenlemiş, organizasyonu gerçekleştiren kimselerle onları destekleyen medya mensupları isimsiz ölüm tehditleri almıştı.

Organizatörlerse cinsel azınlıklarla ilgili sanat, film gösterimi ve atölyelerden oluşan festivalin zamanlamasının tamamen tesadüfî olduğunu dile getirdiler.

Çoğu Balkan ülkesinde olduğu gibi Bosna’da da eşcinsellere hiç tolerans gösterilmiyor.
Kukuletalarıyla yüzlerini kapatmış bazısı uzun sakallı gençler saldırgan tezahüratlarda bulundu ve tekbir naraları attılar. Polis saldırganlardan birisinin gözaltına alındığını belirtti.
Yüzyıllarca Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin bir arada barış içerisinde yaşadığı yer olarak bilinen Saraybosna 1992-95 yıllarında süren savaşın ardından Müslümanların ağırlıklı olduğu bir şehir haline gelmişti. (AFP, Reuters)

Çeviren: Murat Cömert & Vahap



Saldırılar sonucu festivale son verildi

Maja Zuvela

SARAY BOSNA – Katılımcıların ve ziyarteçilerin can güvenligini tehdit eden faşist saldırılar sonucu organizatörler ikinci gününde festivale son verdiler. Organizatörlerin bildirdiğine göre, Bosna’daki ilk gey festivalinin açılış gecesinde, yüzleri kukuletalı, İslamcı sloganlar atan bir grup ziyaretçilere saldırarak sekiz kişinin yaralanmasına neden oldu.

Çarşamba günü, saldırganladan bazıları tekbir getirdiler ve yaklaşık 70 erkek festivali seyretmeye gelen halktan kişileri arabalarından zorla çekip çıkardılar ve birçok kişiye de şiddet uyguladılar.

Asırlardır Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudilerin barış içinde yaşadığı bilinen Sarajevo, 1992-95 savaşından sonra büyük bir çoğunluğunun Müslüman olduğu bir şehre dönüştü.

Organizatör Sverlana Djurkovic ‘ziyaretçilerin güvenliğinin sağlamasını garanti edemeyiz’ dedi ve festivale son verildiğini bildirdi. Djurkovic gey, lezbiyen, biseksüel ve transeksüel grupların haklarını destekleyen bir gruba öncülük ediyor.

Cinsel azınlıklar ile ilgili film ve atölyelerin olduğu sanat festivalinin açılışına yaklaşık 250 kişi katıldı. Polis saldırganlara çatışmaya girdi. Helsinki İnsan Hakları Komitesi Bosna Şubesi’nden Srdjan Dizdarevic saldırılar ile ‘uygarlık standartları’nın ihlal edildiğini söyledi ve ekledi, ‘saldırılar toplumdaki kişilik haklarını ihlal etmeye yönelikti. Saldırganlar faşist bir dil kullandılar’.

Kaynak: Reuters, 25 Eylül Perşembe, 2008

Çeviren: Semih Varol

Saraybosna, eşcinsel hakları festivalinden BBC

Video: http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/7634901.stm


Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret