03/04/2015 | Yazar: Yıldız Tar

Arama dayatmasını değerlendiren Av. Rozerin Seda Kip, ‘Arama kanuna aykırı. Mesleğimi icra ettiğim yere giremiyorum. Sindirme politikası uygulanıyor’ dedi.

Çağlayan Adliyesi’nde avukatlara polis ve güvenlik barikatı! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Çağlayan Adliyesi’nde avukatlar kanuna aykırı şekilde aranıyor, direnen avukatlar ise polis ve güvenlik şiddetine maruz kalıyor. Arama dayatmasını değerlendiren Av. Rozerin Seda Kip, “Arama kanuna aykırı. Mesleğimi icra ettiğim yere giremiyorum. Sindirme politikası uygulanıyor” dedi.
 
Çağlayan Adliyesi’nde yaşanan rehine krizine polis operasyonu sonucu eylemciler Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol ile Savcı Mehmet Kiraz’ın yaşamını yitirmesinin ardından adliyede sıkıyönetim koşullarını aratmayacak uygulamalar devam ediyor.
 
Avukatlar polis ve güvenlik şiddetine maruz kalıyor
 
Çağlayan Adliyesi rehine krizinden bu yana avukatlara dönük baskı ve şiddete sahne oluyor. Savcılık’ın sözlü talimatnamesiyle avukatların üstü hukuksuz şekilde aranmak isteniyor. Arama dayatmasına direnen avukatlar ise özel güvenlik görevlileri ve polisin şiddetine maruz kalıyor.
 
Feminist avukat dayatmaya karşı soyundu
 
Feminist avukat Özlem Özkan arama dayatmasını soyunarak protesto ederken bir başka feminist avukat Perihan Meşeli de x-ray cihazının önüne yattı. Avukatın direnişinin ardından x-ray cihazı kısa bir süreliğine kapatıldı. Dün (2 Nisan) gün boyu avukatların direnişi devam etti. Çevik kuvvet polisi kadın avukatlara saldırdı.
 
Baro Başkanı da darp edildi!
 
Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde elle arama ve X-Ray cihazından geçirilme dayatmasına karşı çıkan avukatların direnişi bugün (3 Nisan) de devam ediyor. Dava takibi yapabilmek için adliyeye girmek isteyen avukatlar, üst ve çanta araması dayatmasını kabul etmedi. Bunun üzerine adliye içine sokulan çevik kuvvet polisleri ile özel güvenlik elemanları avukatlara saldırdı. Adliye girişine polis barikat kurdu. İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal da darp edilerek yaka paça adliye dışına atıldı.
 
“Avukatların aranması kanuna aykırı”
 
Adliyede avukatlara dönük hukuksuz polis ve özel güvenlik şiddeti ve buna karşı avukatların direnişi devam ederken LGBTİ aktivisti avukatlardan Rozerin Seda Kip arama dayatmasını KaosGL.org’a değerlendirdi. Dayatmanın yasal olmadığını belirten Kip, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesini hatırlattı:
 
“Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi çok açık. ‘Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz’ deniliyor ve bu uygulamayla kanuna aykırı davranılıyor. Biz kanuna bağlı olarak yasal yetkilerimizi kullanıyoruz. Burada bir algı yönetimi devreye sokulmuş durumda.”
 
“Mesleğimi icra ettiğim yere giremiyorum”
 
Avukatlara dönük elle ya da x-ray cihazı ile arama uygulamasının daha önce de devreye sokulmak istendiğini ancak kanuna aykırı olması sebebiyle avukatların tepkisiyle karşılaşıldığını hatırlatan Kip şöyle devam etti:
 
“Bizim kimliklerimiz Türkiye Barolar Birliği tarafından verilen, kopyalanması mümkün olmayan dijital kimliklerdir. Kimliğimizi okuttuğumuz zaman zaten hangi baroya bağlı olduğumuzdan, nüfus bilgilerimize her şey çıkıyor. Benim üstümü başımı herhangi bir şekilde arayamazlar! Önleme araması olduğu söyleniyor ancak ortada bir gerekçe yok. Kanun maddesine aykırı bir işlem yapılıyor. Savcı’nın emri ya da talimatı yazılı hukuk kuralının üstünde değildir. Bu uygulama kabul edilemez. Kendi mesleklerimizi icra ettiğimiz yere, adliyeye giremiyoruz.”
 
“Sindirme politikası ile karşı karşıyayız”
 
Bir “kibirden” dolayı uygulamaya karşı çıkmadıklarını, yasal haklarını kullanmak istediklerini ifade eden Kip son olarak “Aranmadan mesleğimi icra ettiğim yere girmek benim yükümlülüğüm aynı zamanda. Bu avukat olmaktan kaynaklı kanunun bana verdiği bir hak ve biz hukuk fakültelerinde savcı, hakim ve avukatları yargının üç eşit sac ayağı diye öğrendik. Bu uygulama tam tersi bir uygulamadır. Sindirme politikası ile karşı karşıyayız” dedi. 

Etiketler: insan hakları
Nefret