21/06/2008 | Yazar: Ali Erol

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, ‘cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğrayanlara yönelik çalışmalara ilişkin’ soru önergesine ‘cinsel yönelim’ ibaresini görmeden verdiği yanıtı, önergenin sahibi DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ile konuştuk.

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, “cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğrayanlara yönelik çalışmalara ilişkin” soru önergesine “cinsel yönelim” ibaresini görmeden verdiği yanıtı, önergenin sahibi DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ile konuştuk.

TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi, DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in “cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğrayanlara yönelik çalışmalara ilişkin” soru önergesini, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin nihayet cevapladı. Nisan ayında meclis başkanlığına verilen önergeyle birlikte “lezbiyen”, “gey”, “biseksüel”, “travesti” ve “transeksüel” isimleri Meclis tarihinde belki de ilk kez birer hakaret, küfür, aşağılama ve alay konusu edilmeden telaffuz edilmiş ve TBMM kayıtlarına girmişti.

Adalet Bakanlarından aynı tekrar!

Adalet Bakanı Şahin’in uzun cevabında soru önergesinin özneleri olan LGBTT yurttaşların adını anmadığı görüldü. Şahin’in cevabı, önceki Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in TCK değişikliği dönemindeki yaklaşımını hatırlattı.

Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Alt Komisyonun kabul ettiği "cinsel yönelim" ibaresinin "cinsiyet" ile aynı veya benzer olduğu savıyla, Adalet Komisyonu'nda itirazda bulunmuş ve "cinsel yönelim" ibaresi taslaktan çıkarılmıştı. Komisyon üyesi milletvekili Orhan Eraslan, "cinsiyet" ile "cinsel yönelim"in, aynı olmadığını, kapsamın daraltılmaması gerektiğini söylemiş ve değişikliğe itiraz etmişti. Nihayetinde ise "Değişiklik AKP'lilerin yanı sıra CHP'li bazı üyelerin de oylarıyla" kabul edilmişti!

“sorunun yaşandığını kabul etmezsek sorun da göz önünden kalkar”

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, “cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğrayanlara yönelik çalışmalara ilişkin” soru önergesine “cinsel yönelim” ibaresini görmeden verdiği cevabı, önergenin sahibi DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ile konuştuk.

Sayın Tuncel, “cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğrayanlara yönelik çalışmalara ilişkin” soru önergenizi, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin tarafından cevaplanmak üzere Nisan ayında meclis başkanlığına vermiştiniz. Sizin önergenizle birlikte “lezbiyen”, “gey”, “biseksüel”, “travesti” ve “transeksüel” isimleri Meclis tarihinde belki de ilk kez birer hakaret, küfür, aşağılama ve alay konusu edilmeden telaffuz edilmiş ve TBMM kayıtlarına girmiş oldu. Bakan’dan nihayet gelen cevaptan önce bu süreçte Meclis kulislerinde veya Meclis dışında herhangi bir tepki aldınız mı?

Bu süreçte gerek basın-yayın organlarında gerekse de Meclis içinde olumsuz bir tepki almasak da konu ve bunun gündemleştirilmiş olması çoğunlukla görmezden gelindi. Bir iki gazetenin yaptığı olumsuz haber dışında basının da soru önergemizi haberleştirme noktasında mesafeli davrandığını söyleyebiliriz. Aynı şey meclis için de geçerli. Sorunu görmezden gelmek ve kenarından dolaşmak da aslında alınan bir tutum olarak karşımızda duruyor.

LGBTT Bireylerin İnsan Haklarını İnceleme ve Hukuk Komisyonu, 2007 yılı boyunca LGBTT yurttaşların maruz kaldığı hak ihlallerini derlediği insan hakları raporunu, tüm TBMM üyeleriyle birlikte Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e de sunmuştu. Raporda, LGBTT bireylerin sırf cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimliklerinden dolayı uğradıkları hak ihlalleri ve maruz kaldıkları ayrımcılıklar, “Yaşam Hakkına Yönelik İhlaller”, “İşkence ve Kötü Muamele Olayları”, “Mahremiyet Hakkı İhlalleri”, “Adil Yargılanma Hakkı”, “Düşünce, İfade ve Örgütlenme Özgürlüğü” başlıkları altında sıralanmıştı. Hem yasalardan hem uygulamadan kaynaklanan tüm bu ihlal ve ayrımcılık örneklerine rağmen Sayın Bakan’ın cevabını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Adalet Bakanı’nın yanıtı zaten malumumuz olan hâlihazırda Anayasa’da ve TCK’da var olan ayrımcılığa karşı düzenlemelerin bir dökümünü sunmaktan ibaret kalmıştır. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki toplumsal cinsiyetçilik Türkiye’de bireylerin davranış kalıplarına derinden sirayet etmiş bir olgudur ve yasaların toplumsal düzlemde her zaman bireyleri ayrımcılığa karşı koruması mümkün olmamaktadır. Kaldı ki bu haliyle yasalarda -muğlâk bir genel ahlak ölçütü gibi- hâkim ve savcılar tarafından LGBTT yurttaşlar aleyhine kullanılan düzenlemeler de mevcuttur. Türkiye’de lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüel bireylerin cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğramadan toplum ve çalışma yaşamında var olabilmeleri için anayasal güvencenin oluşturulması ve buna yönelik yasal düzenlemelerin getirilmesi mutlak bir zorunluluktur. Yine cinsel yönelim ve toplumsal cinsel kimliğe yönelik ayrım ve saldırıları ortadan kaldırma yolunda büyük bir adım olacak reformların yapılması da yalnızca Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin değil, demokrasinin de bir gereği olmalıdır. Tüm bunlara rağmen, Sayın Adalet Bakanı’nın soru önergemize verdiği yanıt ne yazık ki “sorunun yaşandığını kabul etmezsek sorun da göz önünden kalkar” yaklaşımının bir ifadesidir. Bu tutum ise hem dışlayıcı, hem de LGBTT bireylerin maruz kaldığı ayrımcı uygulamaları ve fiziksel saldırıları meşrulaştırır, mazur görür niteliktedir. Adalet ve Kalkınma Partisi son dönemde seçim öncesindeki söylemlerinin aksine sadece LGBTT yurttaşların değil, demokrasi ve özgürlük isteyen tüm toplumsal kesimlere karşı tahammülsüzlüğünü artık açıkça ortaya koymuş bulunmaktadır.

Sayın Adalet Bakanı’nın cevabının uzunluğu Anayasanın 10. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerini olduğu gibi almasından kaynaklanıyor. Cevaptan sadece “soru önergesinde belirtilen hususlarla ilgili olarak Bakanlığımızda herhangi bir çalışma bulunmamaktadır” malumunu öğrenmiş oluyoruz. Anayasa ve TCK’nın ilgili maddeleri eşitlikçi ve adil uygulanmadığı için LGBTT yurttaşlar yaşam hakkı engellenip adaletten mahrum bırakılıp; çalışma, barınma ve sosyal hayata katılmalarında ayrımcılığa uğrarlarken, Bakan, lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüel yurttaşların adını bile anmıyor.
Peki siz, bundan sonra Mecliste nasıl bir takip yürüteceksiniz? Sayın Bakan’ın gösterdiği yasalarla ayrımcılığın her türü yasaklanmış olduğuna göre LGBTT yurttaşların cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimliklerinden dolayı hayatın her alanında maruz kaldıkları ayrımcılıkların sorumluluğunu Adalet Bakanı’na yeniden soracak mısınız?

Biz DTP olarak çalışmalarımızı daima demokrasi ve insan haklarının gelişmesi ve yerleşiklik kazanmasından yana olan toplumsal kesimlerle birlikte yürütmeye, onlarla ortak paydalarda buluşmaya özen gösterdik. Bu bağlamda kendimizi de dini, etnik ve cinsel yöneliminden dolayı “öteki”leştirilen, eşit haklara sahip yurttaşlar olarak yaşamak yerine dışlanan her toplumsal kesim ve bireyin temsilcisi olarak gördük ve görmeye devam edeceğiz. Gerek Meclis içinde gerek diğer platformlarda yürüttüğümüz çalışmalarımızda tüm çabalarımız buna yöneliktir. Bu çerçevede, LGBTT yurttaşların yaşadıkları sorunlar ve maruz kaldıkları ayrımcı uygulamaların Meclis içinde de takipçisi olacağız ve bunları gündeme taşıyacağız.

*Konuyla ilgili haberler:

[[Türkiye’de mi ayrımcılık yok?]]

[[Şahin: "LGBTT Bireylere Ayrımcılık Yok"]]

[[Meclis tarihinde ilk]]

[[Ne güzel vekillerimizsiniz siz Sebahat Tuncel ve Zafer Üskül]] - Bawer Çakır

[[Tuncel: “Az gelişmiş ülkelerde farklılıkların kabulü çok zor”]]

[[AKP’nin homolukla imtihanı]] – Selçuk Candansayar


Etiketler: yaşam
Telegram